
Sinan yazmış | 32 Yorum yapılmış
Yaş olmuş 18, babaanneme göre tam bir deli çağı. Aşkın doruk noktalarındayım. Tabi o günlerde de ÖSS hazırlığı içinde dershanede bulunuyorum. Dershanenin ilk günü ve sınıfta bir güzel, aman Allah’ım aşık oldum! “Ne oldu Sinan, yine mi birine aşık oldun” diye kendi kendime sordum. Eee normaldi. Şıpsevdi Sinan işte ne olacak. Ama aylar geçti, içimdeki bu aşk acısı ona karşı dinmedi. Keşke şu haftasonu gelsin diye iple çekiyordum onu göreyim diye.
Haftasonu gelse ne olur ki? Yine pısırık ve utangaç Sinan yine kıza açılamıcak. Eh işte hali ile oldu aylar geçti, yine kıza açılamadık. Sonra kantinde bir çocuk ile gördüm onu. Arkadaşa sordum, dedim “Bu çocuk kim?”. “Akın” dediler. Onunla çıkıyormuş…
Neyse işte, olacak olan buydu. Sonra ise kız dershaneden ayrıldı, bu içimdeki aşk ne yazık ki yine söndü. Geçen gün Levent’teki metroda gördüm. O beni tanımamazlıktan geldi. Ama onu hiç unutmam! Çok üzüldüm tabi… Bu arada kızın adı “Seda”…
|
|
Etiketler: aşk, öss, dershane, güzel, ilk aşk, lise, platonik, utangaç
25 Nisan, Çarşamba , 2007
anafikir yazmış | 2 Yorum yapılmış
Çiftçi memleketi ya, mahallemizin ara sokaklarında hep traktör römorkleri dururdu. Onlar kimindi, hangi traktörlere takılıyordu hiçbir çocuk bilmezdi. Hele kış ise, aylarca hiç kıpırdamadan orda dururlardı. Kimse kullanmazdı onları. Bizim dışımızda…
Çocukluk işte… Terkedilmiş her şeye saldırıyor. Zor bela çıkardık içine 80 santimlik boylarımızla, kızlı erkekli köşe kapmaca oynardık. Bir o köşesine, bir bu köşesine koşturdukça römork sallanır, kapaklarındaki zincirler birbirlerine çarpar, müzik gibi ritmik sesler çıkarırlardı : ) Hey gidi günler hey…
Etiketler: çocukluk, çocukluk oyunları, köşe kapmaca, romörk, traktör
25 Nisan, Çarşamba , 2007
santana yazmış | 3 Yorum yapılmış
Bir çoğumuz gazoz kapağı oynamıştıur herhalde (Her ne kadar kızlar oynamasada). Gazoz kapalarını toplar düzleştirir, mermerden taşlarla düşürmeye çalışırdık. Bütün gazoz kapaklarını kaybedince en yakındaki bakkala gider çöpte, yerlerde gazoz kapakları arardık. Bulunca sanki altın bulmuş gibi sevinir tekrardan oyuna dönerdik. Ne güzelmiş o zamanlar gazoz kapaklarından mutlu olabiliyormuşuz. Şimdi öylemi ne gazozu ne kapağı, arabalar, evler, yatlar mutlu edemiyor artık. Maalesef değişiyoruz…
Etiketler: çocukluk, çocukluk oyunları, eski zamanlar, gazoz kapağı, oyun
25 Nisan, Çarşamba , 2007
Chris yazmış | 6 Yorum yapılmış
Henüz 13 yaşındayım, aslında ilk aşk için geç bir yaş ama beni ilk defa aşık olmam sene 1995 yılındaydı. İnanılmaz bir duyguydu şimdi çok merak ediyorum acaba nerede diye? O sıralar Amerika’da olmam nedeni ile onu buradan bulmam zor ama şansımızı bir deniyeyim. Hiç unutamam adıda Laura idi.
Etiketler: 1995, amerika, ilk aşk, Laura
25 Nisan, Çarşamba , 2007
anafikir yazmış | 25 Yorum yapılmış
Bilirsiniz şu laptop denen mobil bilgisayarları. Mobil değillerken onları kullanmada herhangi bir sıkıntı yaşamıyorum, klavyesinin yazmaya pek elverişli olmaması dışında. Amma ve lakin hareketleniverdiklerinde beni bir utanç basıyor ki sormayın. Halbuki onların mobil mobil kullanılsın diye üretilmişlerdir ama ben onlara masaüstü muamelesi yapıyorum.
Mesela vapurla karşıya bir görüşmeye gidiyorum ve ofisten çıkmadan önce bir işi yarım bırakmak zorunda kalmışım. Hemen dizüstü bilgisayarı açıp, iki dakikada işimi halledip görüşmeye hazır ve nazır gidebilicem. Ama nerdee… Soğuk terler boşanıyor… Sanki herkes bana bakıyor.
Gücümü toplayıp elimi çantaya atıyorum, yok geri geri gidiyor elim. Böyle saçma bir utanç var mıdır yahu…
Etiketler: bilgisayar, laptop, utanç verici, utangaç, vapur
25 Nisan, Çarşamba , 2007