
ceselo yazmış | 31 Yorum yapılmış
Şu Lost dizisini anlamıyorum. Geçen yaz Amerika’ya gittiğimde izlemeye başlamıştım. Birkaç günde son sezonun hepsini izledim. Oldukça ilginç ve hoş gelmişti. Ancak Türkiye’ye döndükten sonra fikirlerim değişmeye başladı.
Ülkemizde yayınlanmamasına rağmen nasıl oluyordu da bu dizi herkes tarafından biliniyor ve izleniyordu?
» Hikayenin Devamı
Etiketler: amerika, dizi, lost, türkiye, televizyon, tiki
31 Mayıs, Perşembe , 2007
cilekbahcesi yazmış | 7 Yorum yapılmış
Ah çocukluğum ah… Neler yapılmazdı ki, değil mi? Çocukluğa dair yazıları okurken birden aklıma leblebi geldi.
Leblebileri alırdık, hani şu bildiğimiz sarı leblebi varya, onları bir poşete koyar, doğru sokağa… Sonra taşla poşetin içindeki leblebileri unufak eder, ondan sonra ağzımıza alıp,
“Mustafa” derdik :))
Mustafalar bundan gocunmasın, bazı yerlerde başka ismler de kullanılıyor :)
Ağzımızından püsküren leblebi tozları bizi nasıl mutlu ederdi anlatamam. Üstümüz başımız leblebi tozu olurdu. Çocukluk işte insan neler neler yapıyor…
Etiketler: çocukluk, leblebi, leblebi tozu, mustafa
31 Mayıs, Perşembe , 2007
anafikir yazmış | 10 Yorum yapılmış
Aslında başlıktaki şeftalinin yerine Kayahan’ın şarkısındaki gibi “yalan” gelecek ama benim şeftaliye olan bu iflah olmaz çekincem beni bu şekilde sürükledi
Küçükken şeftali toplamaya giden bir çocuk olarak acı bir şekilde hatırlıyorum. Öğle sıcağında dokununca haşır haşır kaşındıran, bu tüylü meyveye dokunamadığım için toplananları kovalarla taşıma işini kapardım.
Ama yine de, ağaçların arasından geçerken üzerlerime dokülen tozları nedeniyle öğle sıcağına doğru derimi kanatırcasına kaşınırdım.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: çocukluk, bahçe, istanbul, kayahan, kaşınmak, meyve, sıcak, yalan, şeftali
31 Mayıs, Perşembe , 2007

lolllipop yazmış | 21 Yorum yapılmış
Daha ilkokul 1. sınıftım. Geceleri bizim mahallenin gençleri oturup, sabahlara kadar muhabbet ederlerdi. O zamanlar giriş katta oturuyorduk. Ben de o yaşta uykusuz kala kala uyumuş numarası yapıp, camdan atlayarak onların yanına giderdim.
Ama aslında onlar için değil, sadece 1 tanesi için… Onur için…
O zamanlar onlar da 20′li yaşlardalardı. Onur’a öyle bir sevgim vardı ki anlatamam. O hangi takımı tutuyorsa, ben de o takımı tutardım.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: aşk, çocukluk, üniversite, eskişehir, ilkokul, yüzük
30 Mayıs, Çarşamba , 2007
Ozirr yazmış | 9 Yorum yapılmış
Rüyaların ötesinde güzel bir yerler olduğunu düşünmek ne kadar çocukca ve masumsa, bir o kadar da imkansız ve sıradışı bu büyük, büsbüyük Dünya’da…
Atılan bir adımın kanalizasyon çukuruna denk gelmesiyle kararan hayatların olduğu, yolda masumca duran kedileri şuursuzca tekmeleyen insanların yaşamaya çalıştığı, filmlere konu olan zengin ile fakirin bir arada olup, birbirlerine aşık olduğu bir dünyanın, görmediğim ve bilmediğim şehrinin prensi…
Bu sözler sana…
» Hikayenin Devamı
Etiketler: aşk, dünya, fakir, Prens, rüya, sevgili, umut, zengin
30 Mayıs, Çarşamba , 2007