kirikkelam yazmış | 11 Yorum yapılmış
Nasıl bir duygu, nasıl bir hissiyat ile hareket ediyorsa aynısından istedigim ruhsuz mu ruhsuz, terbiyesiz, duygusuz, anti-romantik, anti demokratik bir kişilige sahip olan şofördür.
İşten çıkmışsın, vapurdan inmişsin, sizin durakta bir hareketlenme seziliyor. Mal degilsin ya anladın otobüsün kalkacagını. Yarım saat daha beklememek için bir depar koyarsın ki o kadar olur. Süreyya ayhan regl olmasa bile geçemez seni. Nasıl anlatayım ya çizgi film gibi olur bir an, arkandan ışık çıkar, power yanar filan.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: biletçi, dayak yemek, depar, durak, karizma, otobüs, regl, süreyya ayhan, şoför
29 Eylül, Cumartesi , 2007
Jolly yazmış | 11 Yorum yapılmış
Tozlu rafların arasından bulduğum defterin sayfalarını hızlıca çevirirken gözüme çarptı yazdıkların. Mürekkebi silinmeye yüz tutmuş, okunması zor el yazınla yazdığın “Bu yazıyı okurken ben olmasam da yüzün gülsün” cümlesine bakıyorum ve bir de aynadaki halime. Gerçekten sen olmayınca insanın yüzü gülebiliyor mu?
Yazıların defterdeki izleri yıllar içinde silikleşiyor, peki senin bıraktığın izler, yaşattıkların, silinebiliyor mu?
Çocukluğumdun benim, kahramanım, oyun arkadaşım, her şeyim. Bir hastanede odasında, çığlık çığlığa ağlayarak girdim hayatına, benim aksime sen nasıl sessizmişsin, gözlerin gülüyormuş, ilk yaşadığın duygu, ilk garip mutluluğunmuş.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: çocukluk, ölüm, özlem, dede, defter, kaybetmek, rüya, sevgi, Tatil, tavla, yıldızları seyretmek
29 Eylül, Cumartesi , 2007
muttoros yazmış | 4 Yorum yapılmış
Benim hala oğlunu ziyarete gittik. Onun fırını var. Gittik oturduk. Çırağı çagırdı
- Oğlum git Cin Bekir’e (çaycı) üç çay getirsin
Ve üzerine dedi ki
- Söyle çayın iyi yerinden versin ha
İlk defa rastgeldim bu şekilde çay istenmesine. Çok şaşırdım. Birkaç dakika kendime gelemedim :)
Etiketler: çay, çırak, en iyi, fırın, şaşırmak
28 Eylül, Cuma , 2007
asena75 yazmış | 12 Yorum yapılmış
İşim gereği oldukça sık seyahat etmem gerekiyor. Seyahatlerimde genelde treni seçiyorum çünkü uyuma şansım oluyor.
Yine bu seyahatlerden birinde elime bir dergi geçti. Yaprakların arasında gezinirken bir bulmaca buldum. Altında da bir yazı. Bunu çözüp yollarsanız bir oyuna 2 kişilik bilet kazanacaksınız.
Bana mı çıkacaktı? Ama yaptım dediklerini. Bir ay sonra posta kutusunda bir mektup. İçinden “Tebrikler kazandınız” diyen bir mektup ve Cats için 2 adet bilet çıktı.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: Berlin, Cats, müzikal, tren, yolculuk
28 Eylül, Cuma , 2007
velican81 yazmış | 42 Yorum yapılmış
Yaklaşık 15 sene önceydi. 12-13 yaşlarındayım. İlkokulu yeni bitirmiştim, 6 senede. O zamanki aklımla ortaokula gitmek istemedim. Gitseydim şimdi böyle olmazdım. Ne oldu ki? Anlatayım…
Ee madem okula gitmiyorum, evde durmak olmazdı. Artık bir işe girip, çalışmak lazımdı. Babam “Nasıl bir işte çalışmak istersin” dedi. Ben “Bilmem” dedim. Halbuki elektroniğe çok meraklı idim. Keşke elektirik veya elektronik deseymişim.
Babam da tuttu geleceği parlak diye kuyumcuya verdi. Evet geleceği parlak ama yanlış adama vermiş. Bunu 3 yıl sonra anladık.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: çıraklık eğitim merkezi, baba, güneş enerjisi, ilkokul, iş, kambur, kuyumcu, ortaokul, platin
28 Eylül, Cuma , 2007