Semih yazmış | 23 Yorum yapılmış
Ne yani, artık Gamlı Baykuş olmayacak mı bu sitede? Ne yani, o aykırı sesi duymayacak mıyız artık? Bütün yorumlar tekdüze mi olmalı? Her yazıdan sonra “Oh ne iyi olmuş” mu demeliyiz illa? Yorum yazarken acaba başkaları beni beğenecek mi diye düşünmeliyiz?
Sitemiz bir gökkuşağı ise en ana renklerinden birini kaybetmek üzere ya da kaybetti arkadaşlar.
Hadi yorumlarını sevmiyordunuz Gamlı Baykuş’u da mı sevmediniz? Hiç olmazsa Gamlı Baykuş hatırına saygı duyamaz mıydınız?
» Hikayenin Devamı
Etiketler: öğretmen, gamlı baykuş, kaybetmek, mskalimero, ortaokul, yorum
28 Eylül, Cuma , 2007
cicoist yazmış | 3 Yorum yapılmış
Apansız çakan şimşekler, bir de ecel şahitti yalnızlığıma. Ciseleyen yağmur sağanağa gebeydi, puslu gecelerdeki yalnızlığımda da ben sana gebeydim.
Değerini bilmediğin, yerin dibine batırdığın sevdamı gökyüzüne yazıyorum yeniden. Duvarda asılı duran resmin gibi beni hiçbir zaman anlamsan da, tutamıyorum yüreğimi…
Hoyratça, yalın ayak koşuyorum sensizlik rıhtımında. Kalkan her vapuru kacırıyorum, arkasından bakakalıyorum bu puslu yalnızlıkta. Yakalayabildiklerimde de sen olmadın hiçbir zaman.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: ayrılık, aşk, çaresizlik, film, Gece, isyan, senaryo, sevda, umut, yağmur
28 Eylül, Cuma , 2007
kirikkelam yazmış | 15 Yorum yapılmış
Türkiye’deki onlarca karikatür dergisi içinden bir tane gülünecek, alınıp okunacak dergi olmamasından kaynaklanan bir sorunun kahramanı olan kişilerdir bunlar.
Arada çıkan birkaç kaliteli yazar-çizer dışında geneli amele, sıçıp kendi bokuna kahkalar atan tipler sanırsam bu karikatür dergilerinde yazan-çizenler. Gerçi bu son tahlil çok derin analizler sonucunda yapılmadı ama.
Bugüne kadar bir kuruş verip karikatür dergisi almadım. Bundan da gurur duyuyorum. Çünkü karikatür dergilerinin gelişmişlik düzeyiyle bir alakası oldugunu zannetmiyorum.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: analiz, atlas, bilim teknik, dergi, espri, karikatür, karikatürist, komik
27 Eylül, Perşembe , 2007
 cleveryd yazmış | 3 Yorum yapılmış
Bu yıl ki ramazan ayının ikinci pazar günüydü. İstatistik çalışıyordum ama karnım çok açtı ve çalıştığımdan bir şey anlamıyordum. Ders çalışmayı bırakıp biraz kitap karıştırayım dedim.
O günlerde (bu günler) Karl Marx’ın Das Kapital kitabını okuyordum. Bir mesaj vermeye çalışıyordu kitap. Diyordu ki:
“Bir meta için harcanan zaman ne kadar fazla ise, o metanın değeri o kadar fazladır”
Yirmi sayfa kadar okuduktan sonra, annemim bir ay kadar önce ölen amcasının kırkıncı ölüm günü dolayısı ile mevlit okunacağını duydum ve oraya gittim.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: das kapital, eko, hoca, iftar, istatistik, karl marx, kuran okumak, lokanta, mevlit, ramazan, ses ayarı
27 Eylül, Perşembe , 2007
julia bergdorf yazmış | 19 Yorum yapılmış
İlk ve Ortaokulu İstanbul’un saygın ama kendi halinde, çocukluğumun en güzel yıllarının geçtiği bir vakıf okulunda bitirmiştim.
Okulda bizden başka belki bizim sayımızdan da çok burslu öğrenci vardı. Bir dönem milletvekilliği ve belediye başkanlığı yapan vakıf kurucusu gerçekten zoru başarmış, yüzlerce yetenekli Anadolu çocuklarının eğitimini karşılıyordu sadece bilim ve insanlık adına.
O güne kadar hiçbir arkadaşım bana “Benim bundan hiç olmadı”, “Ben bunu hiç görmedim” dememişti. Okulda servis aracından inerken ayakkabılarımı toza bular, saçlarımı dağıtır, defterimin sayfalarını koparırdım onlara daha yakın olmak için.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: aile, amerika, ankara, arkadaş, öss, özel üniversite, balenciaga, cemiyet hayatı, chanel, greenpeace, istanbul, isviçre, master, ortaokul, paparazzi, sosyete
27 Eylül, Perşembe , 2007
|
|