Nagodya yazmış | 6 Yorum yapılmış
Mezarlığın karşısındaydı evimiz. İki blok, dört kat, ön ve arka bahçeli apartman. İtfaiyenin yukarısı, Perşembe Pazarı’na varmadan. Oyun oynardık Allah’ın günü, toza çamura bulanırdık. Sonra akşam geç kalınca eve, korkardık içeri alınmamaktan.
Okula gitmezden önceleri gazoz kapağı toplardık arka bahçede ”Kutu kutu pense” oynar, aşırdığımız mezar taşı parçalarını öğütüp toz yapardık. Neden mi? İnanın hiç anımsamıyorum.
Televizyonda da illa ki Şirinler’e bakılır tabii. Susam Sokağı başlamış mıydı o zaman, hatırlamıyorum. He-Man vardı. Sonra İskeletor, Orgo, Atılgan… Ama en çok Hayvan Adam’dan korkardık.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: aşk, çocuk oyunları, çocukluk, he man, ilkokul, inter star, kan kardeşi, mahalle, mavi ay, mersin, proje, susam sokağı, televizyon
31 Ocak, Perşembe , 2008
 beren yazmış | Yorum yap
Geçen sene köye gidip gelirken gözüm şehrin dışındaki okula takılırdı hep. Bazen geçip giderken önünden başımı çevirirdim, ardıma hala görebilmek için. Şans, kader, kısmet.
Tayinim o okula çıktı. Gidebilmek için iki ay boyunca çırpındığım, gidemediğim o okula. Evet, gidemediğim o okulda öğretmendim artık.
Bir dönem bitiyor bu okulda. İyi mi oldu, yoksa çok mu kötü oldu istediğim yerde çalışmak? Bu sorunun yanıtını arıyorum uzun zamandır. Hala bulamadım desem?
» Hikayenin Devamı
Etiketler: atanmak, öğretmen, eğlence, karmaşa, köy, kız arkadaş, mantık, mutluluk, okul, sömestr, tayin, uzaklaşmak
30 Ocak, Çarşamba , 2008
juju yazmış | 10 Yorum yapılmış
Aslında korkmuştum senden. Öylesine sıkıca kapatmıştım ki kalbimi bir yabancıya. Başkası girsin istemiyordum. Yitik bir sevdayı yeniden kazanmaya çalışıyordum aslında. Seni de sevmekten korkmuştum biraz.
Ama sen öyle masumca gelmiştin ki yüreğime. ”Dur!” diyemedim sana. ”Asla olmaz!” dediğim zamanlarımda yeşerttin yüreğimi. Yıllarca hırpalanmış, ezilmiş, hiçe sayılmış kırık bir kalbi hayata döndürdün. Bir tebessümün döndürdü beni hayata. Bir bakışınla sevdim bu hayatı.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: ayrılık, aşk, derbeder, göz, gülüş, gitmek, hayal, kalp, sensizlik
30 Ocak, Çarşamba , 2008
berna yazmış | 19 Yorum yapılmış
Bir gün hastalanmıştım okula gitmemiştim. İki arkadaşım okul çıkışında bana gelmişlerdi. Arkadaşlarıma birkaç saat burda kalabileceklerini söyledim. Annem ve kardeşim de dışarı çıkmışlardı.
Biz üç kız da evde cin çağırmak istedik. Kağıtlar hazırlandı, harfler yazıldı, sayılar yazıldı. Her şey tamamdı. Fincan da getirdik, bir şeyler söyleyip durduk, tam olarak hatırlayamıyorum.
Daha sonra fincan gerçekten oynamaya başladı. Çok korkmaya başladık. Sonra birden kapı çaldı ama bizim ödümüz patladı. Hemen kağıtları topladık. Kapıyı açmak istemiyordum sonra zil çaldı kim olsa beğenirsiniz, tabi ki annem ve kardeşimmiş :)
Etiketler: anne, arkadaş, cin, cin çağırmak, fincan, kardeş, korku
28 Ocak, Pazartesi , 2008
A.Y Borke yazmış | 9 Yorum yapılmış
Kapıyı kapatır kapatmaz hemen evin Boğaz’a bakan geniş penceresine koştu. Perdeyi açmak istemedi. Tülün kendini göstermeyecek kadar uzağında durup adamın gitmesini bekledi.
Garaj kapısını göremiyordu ama buz gibi havada yağan sulu karla birlikte garaj kapısının önünde, pahalı kesme taşlarla çıkan arabanın çimlere zarar vermemesi için iki sıra halinde hazırlanmış araç yolunun, taşlardan parlayan kurşuni ışığındaydı gözleri.
Otomobilin, eşinin otomobilinin oradan çıkıp dış kapının kapandığını görmeden bir türlü rahat edemiyordu. Sanki bu adam yanından uzaklaşmadan, hayat bile yanına gelmeye çekiniyor ya da adam varsa yaşam bir türlü hayat olamıyordu.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: aile, çocuk, bahçe, boğaz, dayak, ev, gemi, hizmetçi, huzur, kadın, köpek, koku, perde, tokat, şilep
27 Ocak, Pazar , 2008
|
|