 Blue yazmış | 20 Yorum yapılmış
Terkedilmenin dayanılmaz ağırlığı altında beynim kalbimle savaş halindeyken, belki bir umut, biraz olsun kalbimin acısı hafifler diye başladim yazmaya.
Bir buçuk yıllık bir ilişkiye ”Elveda!” dedirtildim. Kalbim kırık ve inanılmaz bir şekilde acı çekiyorum.
Peki suçlu kim? O mu ben mi?Ya da bu soru gerçekten sorulmalı mı? Beni sevmiyor ve hayatında istemiyor. İşte bu kadar basit.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: acı, ayrılık, aşk, beklemek, duygu, elveda, kırık kalp, terkedilmek, umut
27 Mart, Perşembe , 2008
Stratua Rolium yazmış | 7 Yorum yapılmış
Teknolojileri epey gelişmiş, çoluğu çocuğu bile hobi olarak televizyon tamir eder olmuş bir toplumun, Dünya’nın geçirdiği felaketler sebebiyle, yiyecek sıkıntısı vardır. İnsandan başka bir de köpekler hayatta kalır.
Toplumlar sırf birbirlerini yemek için aralarında savaşırlar. Köpek leşi bazı yerlerde lüks bile sayılır. Böyle acayip enstantaneler. Ha bir de dünya çöl olmuş…
Birkaç çocuk, ilginç, derin bir yapının altından harddisk bulurlar. Geniş bant alışverişi olanlardan. Ha işte ondan, evet o, hayır diğeri be. Götürürler evlerine parçayı, içinde ne var acep diye.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: eanlat, eski dil, hard disk, internet, köpek, monitör, teknoloji, tercüme, yazı, yorum
26 Mart, Çarşamba , 2008
Ruzgar yazmış | 13 Yorum yapılmış
Nereden bilebilirdim ki ilk aşkımın İnternet yoluyla karşıma çıkacağını…
Onunla bir sohbet sitesinde tanıştık. Bana kamerasını açmıştı. O kadar tatlıydı ki etkilenmemek elde değildi. Bütün çabam her gün onunla konuşmak, yüzünü azıcık da olsa benim içim gülümsetmekti.
O güldüğü zaman ben de mutlu oluyordum. En sonunda telefon numarasını istedim. Telefonda da görüşmeye başladık. Ona olan sevgimi o kadar belli ediyordum ki, anlamamak mümkün değildi. İlk ondan bekliyordum “Seni seviyorum” cümlesini.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: doğum günü, görüşmek, ilk aşk, internet, msn, seni seviyorum, sevgi, telefon, terkedilmek, umut
25 Mart, Salı , 2008
A.Y Borke yazmış | 10 Yorum yapılmış
Denizin kıyıcığında durdu. Burası tam da kendisi gibiydi. Dökülen molozlar, suyun yüzünde biriken kir, masum ama geldiği yeri unutmuş birkaç parça yosun ve gövdesini suya geren mazotla birlikte, hala dalga olmaya ısrarlı birkaç küçük köpürme.
Ne deniz, denizdi. Ne de kıyı, kıyı. Sanki her şey hiç olmak istememiş ama olmuş gibiydi.
Kentin uğuldayan siyah sesine teslim olmamış ama örselenmiş bir koydu burası. Öyle etrafını çeviren cıvıltılı ağaçlar ve durlanmış bir sessizliği falan da yoktu. Her yeri beton kütükleri ile kaplanmış ve istemeden, ansızın bu kuşatma ile koy haline gelivermişti, ansızın. Ne kadar sürdüğü bile belli değildi, ansızın.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: bumerang, deniz, erdem, hayat, kaybettiklerimiz, kazanımlar, kişilik
24 Mart, Pazartesi , 2008
ImmortaL-13 yazmış | 19 Yorum yapılmış
Kalçalarımda hissetiğim ani sıcaklık ve “Noluyo lan, kim pandik atıyor” endişesiyle arkamı döndüğümde omuzlarıma değen saçlarını gördüm.
Sarı, sapsarı, yer yer beyazları vardı ama sorun değildi. Sarı, sapsarı saçlarıyla öylece yanımda duruyordu. Elindeki 45 numara Converselerle bir kez daha kalçalarımdan dürttü.
Göğüslerine bakarken daldığım için duyamadım sanırım, o hoş sesiyle müsade istediğini. Dikkatimi dağıtmak için “Çekilsene kardeşim” diye geğirdi adeta.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: baykal kent, bülent ersoy, converse, halusinasyon, kalça, pandik, reha muhtar, saç
24 Mart, Pazartesi , 2008
|
|