asu70 yazmış | 11 Yorum yapılmış
Bir kız tanıdım üniversite yıllarında. Anlatılması güç, yaşanması gereken bir kız. Aynı üniversitenin farklı bölümlerinde okuyor ve aynı evi paylaşıyorduk.
Gelgitleri olan, çılgın ve inanılmaz sadakatsiz bir kız tanıdım. Şu an hiç görüşmediğim, görüşmekten korktuğum, hayatımın en güzel yıllarında bana taşıyamayacağım kadar fazla sorumluluklar yükleyen bir kız tanıdım.
Duyguları ile hareket eden, aklın ve mantığın çaresiz kaldığı, ne yapacağını şaşırdığı kocaman kalbi olan ama bir o kadar da acımasız olabilen bir kız tanıdım.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: arkadaş, aşk, üniversite, cazibe, evlenmek, hapis, intihar, mektup, saf, sahte, sevilmek
29 Nisan, Salı , 2008
semich07 yazmış | 5 Yorum yapılmış
Hayrettin Güneş, ölceği gün ilkokul arkadaşının geleceği vapura yetişmek için saat beş buçukta uyandı. Vapur altı buçukta gelecek olmasına rağmen, evinin uzak olmasından dolayı ve herhangi bir aracın geçmemesinden dolayı erken uyandı.
Sabahın erken saatleri olmasından dolayı hava daha ışımamıştı. Karanlık ormanlık alandan yürürken, bir yandan elinde tuttuğu Salih’in ilkokulda kendisine verdiği bilyelere bakıp gülümsüyor, bir yandan da arkadaşının neden apar topar geldiğini düşünüyordu.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: arkadaş, çay bahçesi, ölüm, bilye, kan davası, simit, vapur
29 Nisan, Salı , 2008
piaza yazmış | 3 Yorum yapılmış
“Kimse görmesin, görürse ne derim sonra” diye düşündüğü anlardan biriydi yine.
Aslında o da istemezdi böyle olsun ama şartlar bunu gerektiriyordu. Yine dayanamadı, yine kendince küçük, başkaları için büyük bir kaçamak yapacaktı.
Kaç defalar söz vermişti kendine ve yine olmuyordu. Off insan söz geciremiyor kendine, ne tuhaf. Sanki yine ben degilim. Ben kendime zincir vuramıyorum denilen anlardan.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: cips, dayanamamak, kaçamak
29 Nisan, Salı , 2008
tinedenmar yazmış | 1 Yorum yapılmış
Ahıska Caddesi’nin girişi öyle pek özellikli bir yer sayılmaz. Her iki yanındaki iki okul, tek yönlü caddenin girişinde sizi selamlar.
Sağ tarafta Tevfik Fikret İlköğretim Okulu bulunur. Sabah vakti bahçesinden gelen “Türk’üm, doğruyum, çalışkanım, ilkem…” şeklindeki öğrenci andını duyabilirsiniz.
Çocuk cıvıltılarının karşısında, sol tarafta bir lise yükselir. Oraya bakınca ergenlik yıllarının aşırılıklarını hatırlarsınız ister istemez. Takım elbiseli erkekler ellerinde çantaları, küfürleri sakız gibi çiğneyerek derse giderler. Kızlar da kendi grupları içinde, kim bilir ne dedikodular yaparlar.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: ahıska caddesi, ankara, üst geçit, büfe, cadde, evsiz, hürriyet meydanı, hikaye, miting, okul, reklam panosu, trafik kazası
24 Nisan, Perşembe , 2008
 Nagodya yazmış | 8 Yorum yapılmış
Saat sabahın altısı. Yine göz kapaklarım birbirine yapışmış, açamıyorum gözlerimi. Böyle zamanlarda aynaya bakar da insan, göremez ya kendini. İşte öyle. Neyse ki süslenmeye gerek yok buralarda, yataktan kalktığın gibi dolaşabilirsin. Kimse yadırgamaz.
Bak işte İlker de kalkmış. Eee ne de olsa köylü çocuğu, alışkın haliyle. Hemen çıkalım bence, kahvaltıyı salla gitsin. Zaten şöyle bir dolaşır, öğlene döneriz. Sonra da halanın kestiği tavukları indiririz mideye madem. He he he!
Doğal köy tavuğu… Bulmuşken bu doğal cenneti, tadını çıkaralım bari. “Tamam” diyor bizimki, koyuluyoruz yola.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: dağ, dere, doktor, doğa, fizik, görevimiz tehlike, hayal, kuzen, metafizik, Tom Cruise, yayla, yaz, şizofren
23 Nisan, Çarşamba , 2008
|
|