Barbastella
fatih dayan yazmış
En büyük güç, hür vicdandır. Bir zamanda güçlü olan taraf kötülerse, iyi yeterince iyi değildir demektir. Hikaye, iyilerin vicdanlarının rahatlamasını, ya da tek çıkar üzerinde senkronize çalışmasını beklemenin gereksizliğini içerir.
Anlık kasma gazlarla ve geçici duygu patlamalarıyla değil, 4000 cc’lik motora sahip ihtişamlı Ford Mustang’in tekerleği altında kalan kedinin, komutanı tarafından ihanete uğramış askerin, can kurtarırken yanarak ölen itfaiyecinin etmedikleri hak talebinin ciddiyetinden bahsediyorum. Ve bu ciddiyetin farkında olmayan küçük beyinlerin yayvan ağızlarıyla konuyu yormalarından.
İyiliğin ve kötülüğün karıştığı durumda, iyiler ve kötülerden değil, güçlülerden ve güçsüzlerden bahsederiz. Tabii ki güçlüler, iyilerdir. Kendini iyi sanan ödlek, salak şüpheli, akılsız, pişman insanlar iyi değildir. Onlar aldıkları soluğun verdiği tadı bilemezler. Başlarına gelen her şeyin, önceden yapmış olduklarının sonucu olduğunu da bilemezler.
Makbere düşüş ve ağıt saçmalıklarını aşmışken, fizikteki belirsizlikleri kullanan karanlık güce girebiliriz. Bu güç vicdanı ve aklı zamandan bağımsız; kontrolü moda akımlarının sonucu değil, kontrolü, kontrolünün kontrolü. Çünkü neyi neden yaptığını biliyor. Ne zaman ne yapması gerektiğini biliyor. Planları, deha ürünü ve karmaşık. Bilgisini peşkeş çekip bilgi orospuluğu da yapmıyor.
Tek yatağı gölgelerde, vereceği acıların bedeli olarak uyanacak vicdanları hesaplıyor. Her güçlü gibi işinin yapılması için başkalarına güvenmiyor.Çünkü biliyor ki sadece kendi yaptıklarının sonucunu alacak.
Adaletle uyumundan kalan hediye: Ödülü bazen cezası oluyor.
Dışarıdan görünen kötülüğüne rağmen, gücünü vicdanları uyandırmak için kullandığından dolayı onu cennetin kapısını çalarken görüyoruz. Yöntemleri tartışmasız, acımasızca.
|
18 Kasım, Pazar , 2007







Çarşamba, Kasım 21st, 2007:
Şimdiye kadar ki en basit yazın heralde. Bunu da sevdim ve kütüphaneme yerleştirdim. Ama eksikler var gibi. Örneğin hikayeye başlamaktan bahsetmişsin ama yazı bitmiş. Reklamları mı bu? :D
Salı, Mart 25th, 2008:
bütün efkarım gitti.