Çıtır çerez magazin
serkan911 yazmış
Yeni bir çağın orta noktasına hızla gidiyoruz. Devir teknoloji devri. Hayatın her yerine artık çip adı verilen mini sistemlerle girmek ve müdahale etme lüksüne sahibiz. O kadar ilerledi ki teknoloji, zamanında koca bir mahallede bir iki kişide televizyon varken, artık her evde sayısı belirsiz bir şekilde kara kutu hüküm sürmekte.
Elbette ki arz talep meselesi ve kanal sayısının artması ile birlikte izleklerin beynini yıkarcasına çeşitli suni gündem malzemeleri de içten içe gözden beyne sokulmakta. Dün gece uzanıyorken kız arkadaşım televizyonda magazin üzerine bir tartışmayı izlemekteydi.Haliyle bu sohbetin sesini duymamak mümkün değildi. Dedim ki ”Neden yazmayayım?”
Magazin gazetecileri ve programcıları sert bir dille “Beğenmeyen izlemez, arz taleptir ve eğiti olmamız şart değil. O zaman öğretmen neden var?” gibi çeşitli savunma mekanizmalarıyla sözde zeka ve çenesine güvenilerek stüdyoya getirilen gençleri cevapladılar. Bilmem ne üniversitesinde bilmem ne okuyan kırk genç beyin, gözümde ilkokul mezunundan farksız kaldılar.
Magazin zamanında sadece gazete eklerinde ve birkaç derginin hegemonyasında bir organdı ve lükstü. Almak okumak isteyen, yani meraklısı alırdı. Ancak kültürümüze hunharca sokulan ”Televole faciası” sayesinde ve ilk özel kanal Star Tv’nin yıllarca ekranlarda boy gösteren paparazzi programıyla kağıt üzerinden cam ekranlara taşındı magazin.
Önce “Magazin nedir?” onu bir irdelemek lazım. Magazin halkın büyük kısmını ilgilendiren haber ve yorum olarak belirtilmiş, ancak zamanla saptırılmış bir olgudur. Bu çarpıtılış elbette ki televizyonun destursuz her eve girişiyle başladı, büyüdü ve bu noktaya geldi. Kim olursa olsun artık ucundan köşesinden magazin izler oldu.
Artık televizyon öyle bir hale geldi ki; haberler klip tadında,ölümler cinayetler eğlencelik film tadında anlatılır oldu. Her şey birbine bu kadar bağlıyken, popüler kıç kültürünün, baldır bacağın, vajina-penisin bu denli göz önünde tutulması ve birbirinin kopyası programların artması gayet olağan bir sonuç olarak göründü.
Kişi dinlediği, izlediği birisinin haberi çıkacak diye saatlerce bekledi. ”Şu dizinin, bu dizinin yıldızı” diye abarttı ve aslında magazin denilen çapulculuğu bu noktaya rol-model meraklısı halk getirdi.
”Magazinin eğitici bir tarafı olması gerekmez!” diyen bir magazin yazarı-programcısının ben aklına şaşar, tükürür ve ”kültür katili” olduğunu avazım çıktığı kadar haykırırım.
Magazin ülkemizde aslında çok da geç saatte yayınlanmıyor ki. Hadi, kabul edelim ana haber bültenlerinin içinde bile yer alıyor. En basitinden çocukların izleyeceği saatler olan sabah kuşaklarında, kah hafta sonu, kah hafta içi bir çok program yer almakta kara kutuda.
Yukarıda bir yerde ”Rol-model meraklısı bir halkız” demiştim. Biz toplum olarak beğendiğimiz kişiyi, sevdiğimiz kişiyi direkt rol model almayı ve sanki o’ymuşçasına yaşamayı severiz. Bakınız popüler malzemelerden biri olan ”Kurtlar Vadisi” hayal ürünü Polat Alemdar karakterine.
Bu diziyle birlikte büyük bir kesim onun gibi giyinmeye, konuşmaya başlamamış mıdır? Aynısı yine bir genç kızın bir şarkıcıya özenerek hareket etmesine kadar varmamış mıdır?
Magazin haberi elenip, seçilerek; kişileri saptırmadan ve haberi yapılan kişi ya da kişilerin çok özeline girmeden bilgi vermek ve hakkında yorum yapmak amacıyla yapılması gereken bir olgudur. Yoksa ”magazin” dediğimiz şey kimin kıçı daha güzel, kim kimi nerde öptü, yaladı, becerdi, Hülya’nın selüliti, Seda’nın küpeleri, Bülent’in Armağan’ı çok iyi demek değildir.
Aynı şekilde magazin gazeteciliği de boy boy çıplak hatun resmini döşeyip altına abuk sabuk yazılar yazmak değildir. Sosyete haberiyle magazini ve bir de pornografiyi ayırmak gerekir. İşte bu yüzden şu an gücü elinde tutan ve suni gündemlerle halkı sürükleyen magazinin daha dikkatli ve bilinçli olması lazım.
Ben bu ve bunun gibi fikirleri yattığım yerden, o kırk aydın beyinli(!) gençten beklerdim. Ama ağızlarının içine dil konmuş kafalarının içine beyin konulmamış olduğundan gerçekleşmedi bu. Magazin fikir vermektir. Manken, şarkıcı,oyuncunun yatak odası değildir.
|
4 Ocak, Cuma , 2008





Çarşamba, Ocak 9th, 2008:
Geniş konular. Tekrar tekrar tartışıldı zaten. Bir kaç polemik konusu daha eklenmiş; güzel olmuş.