Hangi ülkede yaşıyoruz?

ceselo yazmış
Geçen bizim okulun durağında beklerken gözüme bir afiş ilişti. Üniversiteler arası parti reklamıydı. Okudum. Hatırladıklarım şunlar:
Ladies free until 11.00,
One local drink free
ve birkaç hatırlayamadığım cümle daha. Sonra biraz düşündüm ve üzüldüm. Bu reklam kimin için verilmişti? Üniversite gençliği için. Hangi ülkede verilmişti? Ana dili Türkçe olan bir ülkede.
Önce bu reklamı hazırlayanlara kızdım. Sonra onların fazla suçunun olmadığına karar verdim. Onlar partilerine insan çekmeye uğraşıyorlardı. Bunu da insanların sevdiği, istediği şekilde yapmaları normaldi.
Evet, ne yazık ki, biz universite gençliği olarak bunu istiyorduk. Türkçe’nin kullanılmamasını. Bunu etrafımızdaki insanların konuşmalarına ve mağazaların isimlerine bakarak anlamak pek de zor değil.
İşte Atatürk’ün gençliği ne yazık ki bu durumda. Atatürk neredeyse dili bağımsızlıkla eş tutmuş, CHP’nin bir kısım gelirini Türk Dil Kurumu’na bırakmışken şu Atatürk gençliğinin yaptığına bak.
|
1 Temmuz, Pazar , 2007






Pazar, Temmuz 1st, 2007:
İstanbul Üniversitesi birkez bi profesörü söyleşiye çağırmıştı ve bunu Prof. bilmem kim ile Tea Talk olarak duyurmuştu. Ayrıca geçenlerde bir söyleşide Anavatan gençlik kolu başkanlarından biri Türkiye’de religious parti başkan dedi :D mission=misyon, exaggerate=egzecare(ya da benzer bişey) gibi üstümü başımı yırtma isteği uyandıran kelimeler var yahu :) he bi de Big Sale sloganı altında satış yapmaya çalışan mağzalar da ayrı bi fena :D
Pazartesi, Temmuz 2nd, 2007:
e sende “bi” “bişey” diyrsn 4blood…buna ne demeli?bu hang dil?gebberish cemi?
hıaaaaaaa gene kızdrdm kızdırdıııııııııım:))))))
Pazartesi, Temmuz 2nd, 2007:
yazıyla ilg:
“acaba üniverstede okuyan yabncı öğrenciler içn kolaylk olsn diye yapmş olmasnlar bunu” diye düşnsem kelek bi tip olduğm ortaya çıkar mı?:)
Pazartesi, Temmuz 2nd, 2007:
mskalimero hocam, öğrencilerini kaçırırım oyuna cıkarcak adam bulamassın. bak bulamassın da dedim. bu da cadde dili. ee ne demiş düşünür komple komple komple tikiyiz.
Pazartesi, Temmuz 2nd, 2007:
:DDDDDDDDDDDDDDDDDDDDDDDDDDDDDDDDDDDDDDDDDDDDDDDDDDDDDDDD
ayyyyyyy sen beni güldrdn Allahta seni güldrsün.
valla dün “mahşere kadr siznleyz hocam” dedi birkaçı.bilmiom artkkkkkkkk burak kutçu beyyyyyyyyy.
Pazartesi, Temmuz 2nd, 2007:
biz de hep hocalarımıza verirdik gazı :D sizin çocuklar da işi bilio :) hınzırlar…
Salı, Temmuz 3rd, 2007:
Bu özenti şu ana mahsus birşey değil bana kalırsa..
Hiç de uzun uzadıya araştırmaya gerek yok eski Türk fimlerine bir bakın.. Mağazaların ismine, Moda evleri madam bilmemnelere.. O soyete denilen tabakanın konuşma ve telaffuz biçimlerine!..
Ben çok yanlış buluyorum şu anda kullanılan yabancı kelimeler için gençlerin suçlanmasını!..
Ünlü ve 60′lı yaşlarda bir pop şarkıcısının “perfect bir olay bu” deyişi kulaklarımı tırmalar hala daha..
Bu ülke de sadece gençler için,onlar böyle istediği için yabancı kelimeler kullanıldığı fikrine hiç mi hiç katılmıyorum..
Salı, Temmuz 3rd, 2007:
gencler,tuttuklari takim kadar diline sahip ciksa,ala boyle seyler olacagina inanmiyorum
Pazartesi, Temmuz 9th, 2007:
heralde o yazi Ebeveynler icin yazilmis.
hani Ingilizce bilmeyen Ebeveynler icin. Kizlari oraya gidince bi seyden gocunmasinlar diye.
Pazartesi, Temmuz 9th, 2007:
:) asena yorum süper. bence ülkemizde yabancı olarak tabir ettiğimiz ingilizce kelimelerin kullanılmasının nedeni yabancı markalara olan ilgiden kaynaklanıyor. çevremize çoğu insanda marka takıntısı var marka olmazsa giymem diyenler var. peki türk markaları yokmu örneğin ccs yada sarar gibi. ama türkiyede çok fazla amerikan veya ingiliz markası olduğu için. genel olarak türk üretici ve esnaflarıda marka kaygısından dolayı belki yabancı isim bulursak daha çok satar gibi bir düşünce var sanırım ingilizce isimler buluyor. ne yazık ki güzelim türkçemiz varken yabancı kelimeler ile seçilen marka tarzı şeylerin çıkmasını sevmiyorum.
Çarşamba, Temmuz 11th, 2007:
Sempatik bana Vehbi Kocu hatirlattin be.
Hani su Pariste randevu alinarak gidilen ve Kiyafet secilen magazaya gitmis ve kendine bir takim elbise almak istemis.
Soyunma odasinda cekedin sagini solunu incelerken gözüne takilan Made in TM yazisini görünce almadan cikmis ve kiyafetini Türkiyeden almis.
Ben 12 Yildir Almanyada yasiyorum. Inan bana kaliteli bir mal buldugumda hemen etikete bakiyorum ya Italyan mali ya da Made in TM.
Çarşamba, Temmuz 18th, 2007:
Maalesef durum böyle ülkemizde. Gençliğin kendi suçu değil bence. Yıllardır onlara verilen bu. Kot markaları, hamburgerciler vb. O olayı bir ayrım olarak görüyorlar. Kültürlü olmak için önce kendi kültürünü bilmeli ve korumalısın. Önce sokaklardaki tabelalar değişsin. Ve eğitim kurumları öncülük etmeli bence.
Çarşamba, Temmuz 18th, 2007:
ben sevmiyorum o öncülük etsin bu şunu yapsın. herkes araştırsın, okusun sonra bişeyleri savunsun. bir hamburgerle kotla olmaz bu emperyalizm. ta kökeni robert kolejine, galatasaray lisesine,boğaziçi ne vs. dayanır
Perşembe, Temmuz 19th, 2007:
Batı hayranlığı bizde tanzimatla başlaya bir akım olarak başlamıştı zaten çorba yerine supe diyen bir çok aydın vardı.Tabi daha sonra aydınların tekelinden çıkan bu durum bir moda haline dönüştü ö dönem fransız kültürü etkindi herkes çocuğunu fransız kolejlerine gönderiyordu ki sizin de dediğiniz gibi galatasaray bunların başlıca örneklerindendir.Bu gün değişen değerler fransız yerine amerikan kültürünü ön plana çıkardı ki amerikan kültürü demek de saçma geliyor en fazla300 yıllık kızıl derililerden çalıntı bir dermeçatma toplum ne kadar kültüre sahipse.
Cuma, Ağustos 3rd, 2007:
arkadaşlar yapılan tüm yorumlara katılıyorum ingilizcenin gerektiği yerde kullanılması taraftarıyım. Türkçe günlük hayatımızın tamamını oluşturuyor. Atam yattığı yerden kalksa şu halimize baksa vallahi …… bilemiyorum…