Kendilerini patron sanan market müşterileri

 zombie yazmış

Merak ediyorum insanlar bir markete ya da alışveriş yaptıkları bir yere gidince alışveriş yaptıkları için neden mağazayı yönetme gibi bir hak buluyorlar.

Geçen sene büyük bir markette sezonluk kasiyer olarak işe girdim. Girmez olaydım! Müdür yardımcıları bi’ yandan, müşteriler bi’ yandan insanda sinir diye bir şey bırakmıyorlar.

En basitinden müdür yardımcımız olan sorunlu yaratık müşterilere öyle bir yalakalık yapıyor ki yanında çalışanların insan olduğunu unutup, erkekleri dahi ağlatacak kadar adi laflar kullanıyor çalışanlara müşterilerin yanında.

O gün beni express kasaya verdiler, sadece 5 parça ürünle geçilebilen. İnsanlar ekmek almaya dahi geliyorlar kredi kartı geçirtiyorlar. E doğal olarak kasa yavaşladı, sıra uzadı. İnsanlar söylenmeye başladı az çok.

“Eyvah” dedim kızmaya başladım ben de. Arka taraftan bi’ kadın

- “Hadi kızım be, şu kasayı hızlandır salak mısın nesin” dedi.

Sustum bir şey söylemedim. Yavaş yavaş sıra kadına geliyordu. Zaten önceki günden sinirliyim yeteri kadar, tansiyonum düştü eve gönderdi diye müdür yardımcısı beni müdür bana savunma yazdırdı. Her neyse…

Sıra bana söylenip, hakaret edip duran o “cici” teyzeye geldi. Bir ekmek, bir de terlik almıştı. Önce ekmeği geçirdim kasadan, sonra terliği.

Terliği geçirdikten sonra poşetlerin olduğu yere koyarken, terlik elimden kaydı ve tam poşet almak için eğilmiş olan kadının kafasına isabet etti.

Görenler tabi bastı kahkahayı. Eh dedim ben de içimden “Allah’ın sopası yok

Ve bunun gibi daha bir çok olay. Sen kimsin bana hakaret edebiliyorsun. Üstelik sadece hakaret edenler de yok. Küfür edenler dahi çıkıyor. Ama insanın sabrı da bir yere kadar.

Ertesi gün zaten densizin biri de yine kasa yavaşladı diye küfür etti bana ve sonrasında çıkan tartışma yüzünden beni korumaya çalışan güvenlik görevlimize. Ben de sinirlendim, kalktım kasayı bıraktım.

Adamın bana söylediği ve ettiği hakaretleri tatlı bi’ dille kendisine iade edip, ardından gelen müdür yardımcımıza da ne kadar adi ve aşşağılık bi’ insan olduğunu söyleyip, zaten işe de aslında ihtiyacım olmadığından çektim gittim…

Sabır sabır bir yere kadar ama değil mi. Anlamıyorum bu insanları hem de hiç.

9 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.56 9 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.56 9 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.56 9 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.56 9 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.56 Loading ... Loading ...
Etiketler: , , , , , , , ,


25 Ağustos, Cumartesi , 2007

Öneri: (Sponsor)

8 Yorum yapılmış

  1.  
    mskalimero

    Cumartesi, Ağustos 25th, 2007:

    aa benm yorum kayp, öff bi daha yazmycm..yaptm bi yorum işte..biline..

  2. Cumartesi, Ağustos 25th, 2007:

    İşveren işçisini kölesi sanıyor. İkisi de eşit aslında ama sanki bir kademelendirme var. Kemal Sunal’ın filmlerinde olan olaylar gerçek. Zengin kişiler fakir kişilere göre fazla rağbet görüyorlar. İşveren işçisinden fazla rağbet görüyor.

  3.  
    Catik

    Cumartesi, Ağustos 25th, 2007:

    “Hadi kızım be, şu kasayı hızlandır salak mısın nesin” lafını dediğine göre sanırım o teyze kuyruğun o ucundan kasayı otomobil sandı. Ferrari mi bu basınca hızlanacak? Teyzecim sen koluna bir 3 nokta tak. Sonra da eline köpek alıp dışarıda gez.

  4.  
    Kırmızı

    Cumartesi, Ağustos 25th, 2007:

    işe ihtiyacın yoksa neden ilk günden terketmedinki?

  5.  
    zombie

    Cumartesi, Ağustos 25th, 2007:

    İşe ihtiyacın olmasa da geleceğin ne getireceği belli olmaz biliyorsun.Bunlar benim elimde birer deneyim birer referans olarak kalacak şeyler.

  6.  
    cicoist

    Pazar, Ağustos 26th, 2007:

    bana o lafı söleyecek isterse sabancı olsun döverdim kimsenin kimseye hakaret etmye salakmısın demeye hakkı yoktur.
    siz şimdi dövmeye de hakı yoktur diyeceksiniz şimdi o söyleyen kim bilir daha kaç kişiye öyle söleyecek ama dayak yediğinde tam diyeceken aklına acaba yine dayak yermiyim diyeedüşünür demez:):)
    vala ben ilk laftan anlıyosa lafla anlamıyosa anladığı gibi dövüyorum:):):)

  7.  
    DrAmetBrown

    Salı, Ağustos 28th, 2007:

    bence en güzelini yapmışsınız.hatta çok bile beklemişsiniz. ama dediğiniz gibi işin deneyim kısmı var.
    bazen marketlere gittiğimde bende şöyle bir etrafımı inceliyorum. genelde market müşterilerinin en nefret ettiği yerler kasalar. bence bunun iki sebebi var:
    1-alışveriş esnasında durmaksızın hareket eden bünyeler orada sinir bozucu bir bekleme sürecine giriyor.
    2-insanlar kasalarda ödeme yapmak zorunda kalıor=para harcıyorlar(sanki alışveriş yaparken bunu bilmiyorlarmış gibi)

    ama işin bir de diğer boyutu var. kasaya gittiğim zaman mümkün mertebe güleryüzlü bir insan görmeye çalışırım. çünkü ben o insanlara karşı asla höt zöt davranmam. dolayısıyla aynı davranışı onlardan da beklerim. ama ne yazık ki her alışveriş sonrası çıkarken “iyi günler, kolay gelsin” dememe rağmen bazı zamanlar ya o esnada yanındaki diğer çalışan ile laklak ettikleri için beni sallamazlar ya da duymalaraına rağmen tenezzül edipte cevap vermezler.

  8.  
    herakles

    Salı, Ağustos 28th, 2007:

    Bu olay kraldan çok kralı oynayalara göre.Hizmet sektöürü değil mi hepsini allah bildiği..gibi yapsın.Dünyanın en zor işidir insanlarla uğraşmak.Ama şu da var ki bu tür iş tecrübeleri insana çok şey katıyor.Para kazanmak nedir anlıyosun.Lise yıllarında bende bi cafe de garsonluk yapmıştım.Bilirim kıl müşterileri insanın iliğini soğuturlar.

Kendilerini patron sanan market müşterileri başlıklı yazıya gelen yorumları takip et veya bu yazı hakkında bahsedenleri gör.

Yorum yap




Senin yorumundan sonraki yorumlar E-postana gelsin mi?


 
Ne çok severiz seni Wordpress