Molla adaleti

 dark_writer yazmış

Yüksek dağlar ardında, teknolojiden uzak, bir Afgan köyünde dünyaya geldi Cemile. Annesi doğum sırasında yaşama gözlerini yumdu.

Cemile daha dokuz yaşındayken, babasını çatışmada kaybetti. 10 yaşına kadar komşuları ve çevreden gelen yardımlarla geçinmeye çalıştı. Soğuktan titrediği anlar oldu. Aç kaldığı zamanlarda ağlasa bile sesini duyurabileceği bir annesi yoktu.

Köyden uzaklaştığı bir anda, ilerde bir köy daha fark etti. Ama bu köy biraz daha büyük ve içinde ceza evinin bulunduğu bir köydü. Talibanların bulunduğu bu köyde, kadınlar mümkün olmadıkça evden çıkmıyordu. Çıkanların da hepsinin yüzleri peçelerle örtülüydü.

Kerpiçten yapılma bazı odalarda, küçük erkek çocuklara din dersleri verilirdi. Derste haylazlık yapan çocuklar derin karanlık bir su kuyusuna sarkıtılır, birkaç saat bekledikten sonra çıkartılırdı.

Köyün içine giren Cemile köyde sözü geçen Mollalar tarafından yakalanıp, cezaevine kapatıldı. Suçu; erkeklerin arasında başı açık gezerek onlara arkadaşlık kurmaktı.

Kapatıldığı cezaevinde peçelerle yüzleri kapalı birçok kadın vardı. Sadece birkaç pencereden sızan güneş ışığı içeriyi aydınlatıyordu. Cemile ise olanlara bir anlam veremeden bir köşede hayal kurup kendince oyun oynamaya başlamıştı.

Belirli günlerde mahkeme kurularak suçluların cezası veriliyordu. Yine bir mahkeme sabahı; ilk suçlu bölgeyi tanıtmak için haber yapan Amerikalı bir gazeteciydi. Hakim ise başında sarığı, elinde tespihi olan bir Molla’ydı.

Yardımcıları hakime, gazetecinin suçunu söylemişti. Hakim gazetecinin kamerasına şöyle bir göz gezdirdi, ardından

- “Cezası ölümdür” diye seslendi.

Gazeteci ne olup, bittiğinden habersiz dışarı çıkartıldı ve kurşunlanarak öldürüldü.

Sıradaki suçlu, zina yaptığı söylenilen bir kadındı. Hiç sorgulanmadan taşlanarak ölümüne karar verildi. Kadın başı dışarıda kalacak şekilde toprağa gömülürken, sıra Cemile’ye gelmişti.

Suçu açıklandı. Hakim, Cemile’yi affetti.

- “Bu kızı bu adamla evlendirdim” diyerek yetmişli yaşlarda bir adama Cemile’yi verdi. Cemile

- “Beni bu adama vermeyin” diyerek haykırsa bile boşunaydı.

Adam, Cemile’yi kendi evine kapattı ve uzaklaştı. Cemile’yi kapadığı evde adamla evli altı kadın daha vardı.

Kadınlar Cemile’yi süslerken, yaşadıkları Molla hakkında da kötü yorumlar yaparak dert yanıyorlardı.

Akşam olduğunda ise adam eve geldi. Cemile ise ona sunulmak için hazır bekliyordu…

Not: Yaşadığımız ülkenin, cumhuriyetin ne kadar önemli olduğunu hatırlatmak istedim. Bu hikaye de yaşananlar tamamen benim hayal ürünüm değildir. “Osama” adlı bir film den yola çıkarak yazdım. Kızın adı ve nasıl o köye düştüğünü filmde göremedim, fakat son satırlarımı izlediğim filmden esinlenerek yazdım.

7 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.43 7 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.43 7 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.43 7 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.43 7 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.43 Loading ... Loading ...
Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,


4 Eylül, Salı , 2007

Öneri: (Sponsor)

6 Yorum yapılmış

  1.  
    asena75

    Salı, Eylül 4th, 2007:

    kanayan bir yaraya parmak basmissin. tesekkür ederim.

    allah ülkemizi böyle bir sondan korusun. zamaninda humeyni irani karanliga tasidi, afganistanin basindaki durum anlattiklarinla sinirlanmayacak kadar kötü ve türkiye de asiri dinciler yükselislerini önlenemez bir sekilde sürdürüyor.

    cumhuriyet ve demokrasi herkesin haklarini savunmayi emrediyor ve bu hak savunmasi
    bir takim cevreleri zirveye tasiyor ki…

    iki ucu boklu deynek

  2.  
    herakles

    Salı, Eylül 4th, 2007:

    Çok güsel olmuş.Soluksuz okudum.Ellerine sağlık…

    Diğer konuya gelince ben son seçimlerden sonra anladım ki halkımızda bir çok kesim tabir-i caiz ise kaşınmakta..Yani ulu orta yükselen kökten dinci bir kesim var.Ne kadar demokrasi maskesini taksalarda suratlarını maskenin altında kiler bellidir.Genede olumlu düşünmekten vazgeçmiyor.Sonuçta yönetim biçimimiz belli ve askeriye hala ayakta ….

  3.  
    dark_writer

    Salı, Eylül 4th, 2007:

    kısa yazılarımda da başlık seçimin de zorlanırım. bu yazımın başlığınada “adalet” yazmıştım. belki çok ilgi çekiçi değildi ki molla adaleti yazmışlar. ona bi sözüm yok fakat parçadaki bahsettiğim mollalar dini yanlış yorumlayıp kafasına göre davranan tiplerdir. molla kelimesi aslında kendini toplumdan uzaklaştıran sürekli dine yönelen bilgili bir din adamı dır. yani iyisi de vardır diye düşünüyorum…

  4.  
    asena75

    Salı, Eylül 4th, 2007:

    anafikir molla ile yobazi karistirmis belli.

  5.  
    mskalimero

    Salı, Eylül 4th, 2007:

    karanlk bende tam bu anlattğn konu bazlı bir kaç film var diyecktm, yaznn sonndaki itirafn için çok teşekkr ederm, dürüstler DE var bu sitede..Ahh ah hatrlatmana gerk yok, korkdn altma etcm zaten ne zamndr, bz kadnlar mıçtk 3 vakte kadr valla..

  6.  
    fatih dayan

    Çarşamba, Eylül 5th, 2007:

    Büyük sistemlerin kesiştiği yerlerdeki gürültü, ta yedi kat gökten duyulur. benim sanal hikayeden aldığım ders cumhuriyet’in gerekliliği değil (ama gerekli), bu sanal köy halkının tamamının bozuk olduğudur. Eğer halktan birilerinin gücü veya aklı haksızlığa karşı çıkmaya yetmiyorsa, hepsi suçludur, yansın ib.enin alayı, kurunun arasında yaş da yanar. Gücünün yetmemesi konusunda; güçlenmemeyi seçmişse, güçsüzdür. Çünkü ne ekersen onu biçersin. Haklı olup da konuşmazsan, olmasan da olur bence. Bir hüküm konusunda cahilsen zaten suçlusundur. Çok bilgili, akıllı ve ahlaklı olmalıyızdır, yine bence. (Burada Manowar - Defender çalmaya başlasın.)

    Ahlak : Tecrübe ya da inanç kaynaklı, toplumların hayat standartlarının ve refahının yüksek kalması için gerekli bilgiden uyarlanmış kurallardır. Anlamını esnetsen esnemez. Böyle bırak.

Molla adaleti başlıklı yazıya gelen yorumları takip et veya bu yazı hakkında bahsedenleri gör.

Yorum yap




Senin yorumundan sonraki yorumlar E-postana gelsin mi?


 
Ne çok severiz seni Wordpress