Nereye dikilmek istersen, söyle seni oraya dikeyim
cilekbahcesi yazmış
Yine sinir harbi, yine tüylerimi ürperten haberler. Dün yine bir haber okudum İnternet’te, çılgına döndüm.
Zaten benim bünyem kaldırmıyor artık, okumayayım diyorum, dinlemeyeyim diyorum ama engel olamıyorum kendime.
Her neyse, haberde şundan bahsediliyordu; bizim gurur kaynağımız askerlerimiz, Kandil dağında aslında sadece bu i. sürüleriyle değil, aynı zaman da bunların yanında daha birçok milletten insanlarla da savaşıyorlarmış hatta burada Britanyalı üç kişi bile varmış.
Okudukça gözlerim pörtledi. Ellerim titremeye başladı sinirden. Bunu söyleyen de yabancı bir haber ajansının muhabiri.
Şimdi düşünüyorum da, biz daha ne için bekliyoruz. Savaşsa savaşalım tüm millet olarak. Artık bunun yenilir yutulur tarafı kalmadı ki. Hangi meşru zeminden bahsediyoruz oluşması için acaba, daha bunun meşruluğumu kalmış.
Biz dünya bizi haklı görsün, tüm dünyayı karşımıza almayalalım diye güya sayın Ankara’dakiler bunun için çok görüşmeler yapıyorlar ama artık bunun karşısı-yanısı kalmamış ki. Adamlar arkamızdan zaten bize savaş açmıçlar.
Sanki bunu çok sayın Ankara’dakiler bilmiyorlar mı? Sonra K.Irak’daki Amerikan güçlerinden sorumlu komutan açıklama yapıyor:
- “Biz buradaki PKK kaplarını incelemeye almak için hiçbir talimat almadık. Şu anda da zaten oranın güvenliğini yerel yönetime bıraktık”
diye demeç verebiliyor. Ama aynı komutan birkaç hafta önce sınırdaki Türk birliklerini incelemeye gidiyor. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu.
Ben bir TÜRK kadını olarak, “Yeter artık savaşsa, savaşalım” diyorum. Biliyorum ki bu şekilde yaşam bize hiçbir şey kazandıramaz.
İçimizdeki milli ruh bilinci, vatan sevgisi ve en önemlisi içimizde uyuyan Atatürk olduğu sürece biz bu mücadeleden Allah’ın izniyle yine alnımızın akıyla çıkarız.
Rahnetli Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Marşımızı yazarken Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırtmasın demiş. Ruhu şadolsun. Ama rahmetli Atamız da
“İstikbalde dahi, seni, bu hazineden mahrum etmek istiyecek, dahili ve harici, bedahların olacaktır”
demşitir. Tıpkı daha o günden bu günleri görerek. Biz de yine aynı iman gücü ve vatan sevgisiyle yine bu toprakları kanımızla sularız ama ne bayrağımızı indirmelerine ne de bir karış bile değil tek bir çakıl taşını bile almalarına izin vermeyiz.
Son olarak da, bu bayrak şiiri daha okul yıllarımdayken bile beni çok duygulandırırdı. Herhalde şimdi de çok güzel anlatıyor son zamanlardaki içinde bulunduğumuz durumu.
Ey, mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,
Kızkardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü!
Işık ışık, dalga dalga bayrağım,
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.
Sana benim gözümle bakmayanın
mezarını kazacağım.
Seni selamlamadan uçan kuşun
yuvasını bozacağım.
Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder…
Gölgende bana da, bana da yer ver !
Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar.
Yurda ay yıldızın ışığı yeter.
Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün.
Kızıllığında ısındık,
Dağlardan çöllere düşürdüğü gün.
Gölgene sığındık.
Ey, şimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalan;
Barışın güvercini, savaşın kartalı…
Yüksek yerlerde açan çiçeğim;
Senin altında doğdum,
Senin dibinde öleceğim.
Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim:
Yer yüzünde yer beğen !
Nereye dikilmek istersen,
Söyle, seni oraya dikeyim !
Arif Nihat Asya
|
1 Kasım, Perşembe , 2007







Perşembe, Kasım 1st, 2007:
…
Birileri artık, “yapın şu sınır ötesi harekâtı, girin Kuzey Irak’a” mesajı yolluyor; bu mesaj açık, başka türlü yorumlanamaz bir nitelikte. Kim, niçin gönderiyor bu açık davetiyeyi? İçerde “bir an evvel Kuzey Irak’a girip hainlerin haddini bildirelim; buna karşı çıkan vatan hainidir” lobisi harıl harıl çalışmakta iken bu acı haber ortak aklı kavurup fesada uğratmayı amaçlıyor. Hesap, kitap, mantık, jeopolitik, reel politik gibi ihtiyat unsurlarını savunanlara algılama ve fren mesafesi tanınmıyor. Gitmiyor, sürükleniyoruz. Düşünmemize fırsat verilmiyor, çekiliyoruz. Sözün ve siyasetin tükendiği yere sevk ediliyoruz. Bu öyle bir ortam ki, “sâkin olalım, biraz düşünelim” sözü kolaylıkla ihânetin diline tercüme edilir. “Bana hain, işbirlikçi, PKK yandaşı demesinler” korkusu ve baskısı siyasi aklı dumura uğratır, felç eder. Böyle pis, meş’um bir psikolojik baskı havayı solunmaz hâle getirmekte.
….
Kesin olan şey, Türk milletinin son ferdine kadar ülke bütünlüğünün muhafazası için kararlı ve sebatkâr duruşudur; mütereddit olduğumuz husus ise çeyrek asırlık süreç içinde dağdaki teröre karşı verilen mücadelede bir şeylerin yanlış gittiği ve yanlış giden işler hakkında siyasi aklın bir türlü devreye girememiş olduğudur. Bu zaaf, Türkiye’yi güçsüzleştiriyor ve yıllardan beri baskı altında tutuyor. İçeriden kaynaklanan meselelerimizin çözümünü dışarıda aramak ne kadar akıllıca? Düşman nerede? Keşke sadece ve sadece dışarıda olsa; mesele keşke sadece silahlı birlik harekâtıyla söndürülecek kadar basit ve görünür bir mahiyet gösteriyor olsa?
Türk milletinin, hepimizin başı sağ olsun; bu fecî hâdiseyi daha çok hamâset üretip eski hatâları örtbas etmek yerine daha çok siyaset ve ortak akıl üretmeye vesile kılarsak şühedâmızın rûhunu hakikaten şâd etmiş oluruz.
Ahmet Turan Alkanin 22 Ekim 2007 tarihli yazisindan derlenmistir
Perşembe, Kasım 1st, 2007:
cilekbahcesi cok güzel olmus yazin insallah seni duyanlar olur.
yazini okuyunca kayinvalidemin bir sözü aklima geldi. sacas yillarinda genc bir kadin olan kayinvalidem ” bir ipek corap icin neler feda etmezdik” demisti.
elbetteki ülkeler ve anlayislar farklidir ve o da yasadigi ortamda hakliydi belki ama ben bu lafi duyar duymaz aklima neler geldi neler,
Düsman askerleri gecerken aglayan bebegini bogarak susturan, mermiler islanmasin diye bebeginin örtüsünü mermilerin üstüne örten, Kocasisini savastan kaciyor diye yatagina almayan, sefalet icinde dahi kendinden cok ordudaki askerin rahatini düsünen, kadinlarimiz geldi ve bizim ne büyük bir millet oldugumuza inancim bir kere daha sabitlesti.
Allah yurdumuzu vatan severlerin yüzü suyu hürmetine belalardan esirgesin.
Perşembe, Kasım 1st, 2007:
valla bu pkk yada bunlar gibi onun bunun evlatlarının normalde abd ve yardakçısı ülkelerin desteği olmadan adım atamayacağını tüm dünya biliyor.
a.b.d nin yahudi köpeği olduğunu yahudilerin birçok ülkede seçim propagandalarına katılıp,lobileriyle istediklerini başkan seçtiğini ve bu başkanlık karşısında büyük israil projesi için isteklerini yaptırttığı artık bir komplo teorisi değil.her şey ortada amerika denilen sömürgeci ülke gücünü,israil parasını kullanarak ıraktaki ve ülkemizdeki bi sürü dangalağı bize düşman etti(kardeşi kardeşe demiyorum çünkü ben onun bunun çocuu değilim o or… evlatlarının hiçbiri kardeşim değil)
kimseye acımıyorum sanırım daha öncede yazmıştım hrant dink,kilise papazı yada bunlardan biri umrumda değiller,dostluk mesajlarından ve o mesajları yazanlardan sıkıldım.faşist değilim ama pollyanna da değilim,yunanca şarkı söleyen leman sam dan bile tiksindim nede nhep biz yapıoz bu dostluk gösterilerini ki…
neyse asıl önemli olan amerikanın büüyklüğü değil.herkes bana kızacak biliyorum ama önemli olan bizim ülkemizin küçüklüğüdür
eğer benim ülkem büyük olsa idi abd nin büyüklüğünün bi önemi yoktu..insanlarımız büyüktür,toprağımız kutsaldır ama yönetim zihniyeti ve insanlarımızın cahilliği bizi küçük , korkak bir ülke yapıyor.herkes ölüyor hala ekonomi bozulur derdindeler..bunlar oyun olabilir ama artık dönebileceğimiz bir noktada değiliz,hata olabilir girmemiz ama girmek zorundayız.ne yazıkki olmuyor başbakan abd den haber bekliyor ve malesef ÇOK KOMİKTİR SANKİ O SİLAHLARDAN HABERİ YOKMUŞ GİBİ DAVRANAN AMERİKAYA İNANIYOR..BİZİ DE İNANDIRMAK İSTİYOR..UTANIYORUM KOCAMAN BİR ÜLKEYİ BU HALE NASIL GETİRDİLER..ŞU ANDA 27 YAŞIN ÜSTÜNDEKİ HERKES SUÇLU BİZ BU ADAMLARI SEÇTİK BÖLE OLMASINA İZİN VERDİK..KOCAMAN ÜLKE KONSOLOSA SORAR OLDU KENDİNİ SAVUNMAK İÇİN.İNSANLARA CEHALET YÜKLEDİLER.ŞİMDİ TARTIŞIYOLAR GİRELİMMİ DİYE..YAZIK BU ÜLKEYE YAZIK.HEPİMİZ DAĞDAKİLER KADAR SUÇLUYUZ HALA KENDİMİZİ AVUTUYORUZ
Cuma, Kasım 2nd, 2007:
zamanini ayirip, hassas oldugumuz su gunlerde birlik beraberlik duygusuyla yazdigin satirlar icin tesekkur etmek isterim.
cok uzun zamandir mucade ettigimiz pkk’ya ve bu beyni sulanmislara destek veren herkesi gerekli sekilde uyarip yaptirim uygulamadigimiz kanaatindeyim.
hep 3. sahislarin etkisi altinda kalarak ikna olan ve icimizdeki gercek saf duygulari istismar edenlerin guttugu sinsi planlarin tam ortasinda kalmisiz.
yillardir bu mucadele ugruna verdigimiz sehitler, harcanan paralar ve dunya kamuoyundaki kaale alinmayan itibarimiz nereye kadar ?
hata hata ile duzeltilmeye kalkilmis ve hata yapilmis.1992 yilinda da malum bolgelerden sehit haberi geliyordu simdi de sehit veriyoruz.peki niye hicbir sey degismemis.
siyasi irade uzerine duseni yapmamis.asker gorev beklerken yetki alamamis.ve biz hep askerlerimizi bu ugurda sehit vermisiz.
simdi bircok stratejiler, hesaplar,sinirlar, ayarlar hakkinda konusmalar var.
once bilinclenecegiz ,yapilmasi gerkenleri tespit edip vakit kaybetmeden uygulayacagiz ve bunlarin sonucunda katlanilmasi gerken tum riskleri alacagiz.
biz Cumhuriyet cocuklariyiz.biz bagrina tas basmis, vatan sevgisiyle yogrulmus insanlarin cocuklariyiz.umuyorum ki onumuzdeki gunlerde Turkiye ve Turk halki icin tatmin edici gelismeler olur.cok uzamis bir meseleyi kararli bir sekilde cozeriz.
Cuma, Kasım 2nd, 2007:
Sayın Ceyhun ben senin kadar iyimser bakamıyorum malesef bu meseleye devlet yönetiminde bir kuklacılık hüküm sürerken gerçi seninde söylediğin gibi bu şimdiki bir mesele değil taa 92′e alınması gereken kararlar ve önemlerler vardı.Oyüzden hiç ümidim yok ve hele geçenlerde bir akrabamızın askerden izinli gelmiş bir çocuğunun anlattıklarını dinleyince benim hiç br umudum kalmadı.Çünkü anladım ki biz sadece burada outurup böyle uzakdan ahkam kesiyoruz sadece.Bizim birşeyler bilidiğimizi sandığımız öyle değişik gerçekler varmış ki….
Cuma, Kasım 2nd, 2007:
suandaki durumdan dolayi karamsarim ama gelecekten umitli olmayi istiyorum.
siyasetten pek haz eden insan degilimdir.ama acikca gorunen bir siyasi zaaf soz konusu.cok ciddi para trafigi olan bolgeye yaptirimlar uygulanmaya calisilacakmis.yilda 300 milyon $ kazanan kani bozuk bu kisilere niye simdi yaptirim uygulanma karari aliniyor.10 sene once aklimiz neredeydi?
bu 10 yil icerisinde maddi olarak guclendiler.avrupada siyasi bir guc olarak yapilanmaya calistilar.gelismek icin bussuru isler yaptilar.universitelerdeki tazacik beyinleri bile etkileri altina almayi basaran bu canilere en basindan gereken seylerin hicbiri yapilmamis bence.15 yil onceki sahne ne ise simdi de o sahneyi yasiyoruz.aslinda elestirmeye yargilamaya once kendimizden baslamaliyiz.
gercekten biz bu sorunu cozmek icin yeterince caba harcadik mi?
Cuma, Kasım 2nd, 2007:
Evet haklısın belki ama bu üniversite gençliği arasında gerçekten beyinleri yıkananlar olduğu gibi bu işe sırf okumuş beyinleri de dahil edebilmek için üniversite okuyanları da var.Çünkü ben kendimden biliyorum bir dönem benim çok yakın 3 arkadaşım vardı- tabi niyetlerini çok sonra anlamıştım da-
onlarla çok samimiydim ve bana öyle yakındılar ki her zaman her konuda yanımdaydılar.İçlerinden biri de sürekli üniversitede okumaya çalışıyor öyle ki birini kazanıyor 1 yıl devam edip sonra tekrar sınavlara girip bir başka üniversiteyi tutturmaya çalışıyordu derken bana olan yaklaşımları çok sosyelleşmeye başladı bana siyasi görüş muhabbeti yapmaya başladılar.Önce dönemin siyasetini eleştiri sonra farklı yorumlar derken bana birtakım dergiler hediye etmeye başladılar ve sonrasında anladım ki bunların yapmaya çalıştıkları sadece beni içlerine çekip birtakım fikirlerini bana empoze etmeye çalıştıkları idi.Sonra onlardan yavaş yavaş sıyrılmaya çalıştım zira ben uzaklaştıkça onlar yakınlaşmaya çaılışıyorlardı.Bir gün oldu ve tamamen kopardım iplerimi o da içelrinden biri gerçekten dostum diyebileceğim kadar yakın gördüğüm biriydi ve ona benim onlarla olabilecek hiç bir sebebim olmadığını ve onların da yanlış yolda olduğu söyledim ama malesef onlar vazgeçmediler kimbilir şu anda ne gibi faaliyetler içindedirler hiç bir fikrim yok allhtan arkadaşım insaflıymış ki ve beni gerçekten sevmiş tamam dedi bir daha seninle görüşmeyeceğim ve diğerlerinin de seni aramalarına izin vermeyeceğim.
Demek istediğim bazen öyle oluyor ki hiç ummadığın biri aslında bu ülkeye düşman çıkabiliyor.
Cumartesi, Kasım 3rd, 2007:
Cilek bu bahsettiklerinin terorist olduklarindan emin misin. Bu kadar faal olmalari universitelerde tuylerimi diken diken etti.