O benim babam

cilekbahcesi yazmış
Yüreğimi burkar her zaman ailemi düşünmek. Neden derseniz, benim hiçbir zaman çok iyi anlaşan bir anne babam olmadı.
Babam her zaman ileri görüşlü, çok kültürlü bir babayı oynadı. Annemse her zaman “Kafasına vur lokmasını al” durumunda, saf ve mülayim bir kadın.
Çocukluğumda hep o kavga ortamında büyürken, babamın o esip gürlemelerinin arasında her zaman anneme kızardım. “Nasıl bir kadındır bu. Babamı bir türlü mutlu edemiyor” diye.
Babam tarafından her türlü konuda annem suçluydu ve benim tarafımdan da. Babam her zaman anneme bağırır, kızar, annemse asla karşılık vermez, hep susma hakkını kullanır ve asla bir gün olsun şikayet ettmezdi.
Zaman ilerledi ve ben çocukluğumu aşmaya başladıkça beynimde yerleşmiş olan o baba rolü değişmeye başladı. Tabii anneme biçtiğim o cahil kadın rolü de. Artık her şeyi daha net görebiliyor, olayları daha farklı değerlendirebiliyordum.
Meğer bu güne kadar ben anneme ne büyük haksızlıklar etmiştim ama ya babamın anneme yaptığı haksızlıklar. Bunca sene onu bu kadar ezmesi ve her defasında benim ve kardeşimin karşısında bilinçli bir şekilde yaptığı annemi haksız çıkartmaları.
Yoo artık anlıyordum her şeyi. Artık o salak kız yoktu. Görebilyordum babamın o çok bilgiç edalarıyla, ağzının güzel laf yapmasıyla, nasıl benim beynimi yıkayıp, gözümde muhteşem bir baba imajı çizdiğini.
Zamanla babama olan o hayranlığım ondan nefrete dönüşmeye başlamıştı. Artık nefret ediyordum babamdan ve her geçen gün anneme karşı olan zaafım artıyor bi o kadar da vicdan azabım artıyordu. Bu güne kadar annemi haksız bulmamın vicdan azabıydı.
Keşke geriye dönebilmenin bir yolu olsaydı da annemi o eziklik halinden kurtarabilseydim. Şimdi bakıyorumda annemin o gençlik fotoğraflarını o güzel kadından eser kalmamış. Yüzünde sadece ezik yaşanmış yılların acısı oturuyor sadece.
Baktıkça içim kan ağlıyor. Peki değişen ne, babam hala aynı, annem hala o ezilen kadın. Tek fark yaşanmış yıllar.
Hep derdim, bir gün evlenip giderken babama olan kinimi, nefretimi, bize yaşattığı bu acı dolu yılların hesabını yüzüne vurup da gideceğim. Ama nerde… Tam tersi oldu sanki.
Baba işte. Ne olursa olsun, bize acı da vermiş olsa babamdı. Şimdi onlardan kilometrelerce uzağım ve hep, o, düğünümde karşılıklı oynarken Aydın zeybeyiğini hıçkırıklara boğuluşumuzun resmi gözümün önünde. Anneminse bizi salonun kenarından seyrederken her zamanki o sakinliyiğle iç çeke çeke ağlaması…
Yürek işte, canın bedene yapışması gibi, onlar da benim canıma yapışmışlar. Ne unutulur, ne vazgeçilirler. Oysa ben eşimi babama kabul ettirmek için ne çabalar sarf etmiştim de ve babama nasıl büyük laflar etmiştim de, sonra gururumdan bir daha geri dönememiştim.
Ama babam büyüklük yapıp, yine de beni karşısına alıp, demişti ki,
- “Şimdi evlenip gidiyorsun, bir gün olur da mutsuz olursan, hiç düşünmeden kapıyı çekip gel, bu babanın kapısı sana her zaman açıktır”
Şimdi ise ben de bir anneyim ve çocuk sahibi olmanın ve o ne yaparsa yapsın ondan vazgeçemeyeceğinin çok iyi bilincindeyim. Ama insanoğlu her nedense yaşamadan öğrenmeyi bilmiyor.
Şimdi ise bildiğim bir şey var, babam her zaman benim babam ve o yaşadığı müddetçe benim arkamda. O aksi bir adam, sinirli bir adam ve haksız yere de olsa, bizleri üzmüş olsa da, hep bana ve kardeşime iyi bir babalık yapmaya çalıştı kendi doğruları içinde.
Hala daha kızdığım birçok yönü olsa da o benim babam!
|
5 Kasım, Pazartesi , 2007






Salı, Kasım 6th, 2007:
Babalar şu rollerini böyle oynamayı bıraksalardı ne kadar güzel olacaktı.
Onlara da babalarından miras kaldığı kesin.
Şimdiki babalar çok farklı davranıyorlar çocuklarına.Kendi adıma mutlu oluyorum.
Çilekbahçesi,yalnız değilsin.Benim babam da çok sertti ve hala korkarım.
Tek farkımız annem sonuna kadar suskunları oynamadı :))
Salı, Kasım 6th, 2007:
su yerkurede kendimi en sansli birey olarak hissetmemin yegane sebebi ailemdir.
sansli oldugum tek konudur bu.
cok anlayisli ve uyumlu bir ciftin sevgi urunu olmak.
aksini yasayan ailelerin yakinimda durmalari sansli oldugumu gosteren en buyuk delillerdir.
rollerden cok uzak duran, gercegi yasayan ve bana yarini gormek icin elinden geleni yapan ailemi seviyorum.
Salı, Kasım 6th, 2007:
anneyide babayıda özellklernden dolayı sevmyrzki, O oldukları için sevyrz..benmde babam pek farksz, benmde sennkne benzr yaşadklarm oldu.Allaha şükr hç kavga dövüş görmedm, ses yükselmedi hç evde ama bu anacğmn başarsdr..benmde nefrtm okuyup yazmmla birlkte gelşti büyüdü büyüdü…ve asi oldum, evlatlktn reddetti, bende evi terkettm..ama elmde bi babam kaldı şu an. hala aynı babam, hala değşmedi, hala gelşmedi ama HALA BENM BABAM..
Eline sağlk..
Salı, Kasım 6th, 2007:
teşekkür ederim kalimero,evet malesef öyle oluyor.hani bir laf vardır ya atsan atılmaz satsan satılmaz aynen öyle.ama yinede diyorum ki babam işte ve yinede allah aksikliğini göstermesin belki yokluğu daha kötüdür.ceyhun senin içinde sevindim.kıymet bilmen ise ayrı bir takdir konusu çünkü artık günümüzde soyutlaşan ilişkilere baktığında iyi aile ve aile kıymeti bilen çocuklar çok az.
Pazar, Kasım 11th, 2007:
ikidir dikkat ediyorum, muhteşem yazılar düşük oylanmış nedenini anlayamadım bir türlü. bence yazı gerçekten şahane olmuş. 5 yıldızı sonuna kadar hakediyor.
yine ikidir, kendimi şanslı hissediyorum bunun öncesinde kendimi yalnızlık konusunda şanslı hissetmiştim, şimdi “baba” konusunda daha şanslı hissediyorum. benim aile adına mevcut sadece bir babam var. biliyorum erkek çocukları küçük yaşlarda hep babayı örnek alır, idolleri hep babalarıdır. ancak benim idolüm tuhaftır ki hala babam. hiç abartmıyorum olmak istediğim adam. herşeyi biliyo yav çok tuhaf, bazen düşünüyorum acaba ben birşey bilmediğim için babam bana herşeyi biliyormuş gibi mi geliyor diye ama her konuda benim söylediğimin üzerine söyleyecek birşeyleri kesinlikle var. ayriyetten pamuk gibi insandır. doğduğumdan beri hiç kızdığına, bağırdığına, haksızlık yaptığına şahit olmamışımdır. cidden garip adam.
Pazar, Kasım 11th, 2007:
Yukarıdaki yorumlara bakarsak,demek ki babalar oğullarına daha iyi davranıyorlar, onu anlıyoruz :)))
Benim babam da oğullarına biraz daha torpilliydi sanki.”Erkek evlat”ne de olsa :)
Pazar, Kasım 11th, 2007:
nostaljik belki o erkek evlattan degil de cevvalin cevval olmasindan geliyordur, bir de tek cocuk olmasindan.
Pazar, Kasım 11th, 2007:
O ayrı konu Asena..Cevval gibi bir evladı olan bir babanın şikayet etmesi mümkün mü hiç?
Hem tek çocuk ol,hem böyle dört dörtlük ol.Üstelik yetenek fışkırıyor yav :))
Pazar, Kasım 11th, 2007:
BABAAAAAA !senı hıc bırakmayacağııııım . BABAMI ÖZLEDİİİM :’(
Pazar, Kasım 11th, 2007:
ne kadar kızsanda onun kanatlarının gölgesini hep üstünde hissedeceksin.Babam derdiki sen benim ciğerimsin,ben senin neyinim.Şimdi aynı soruyu ben çocuklarıma soruyorum.Allah babana uzun ömürler versin.Yaşasaydıda yine kızdırsaydı diyeceğin günllerde olur. allah gecinden versin. Yinede gönlünü hoş tutmaya bak hayat kızamıyacak kadar kısa. Paylaştığın için sağol ellerine sağlık
Pazar, Kasım 11th, 2007:
Genele baktığında baba-oğul hep bir çatışma içerisindedir.Baba kız her zaman daha iyi anlaşır.Diye biliyorum ben demek ki bir sürü istisna mevcut b u bilgimi çürütecek
Pazartesi, Kasım 12th, 2007:
istisna olmaktan ziyade belki hayatta ikimizinde birbirimizden başka sırtını dayayabileceği kimsemiz olmadığı için ilişkimiz bu derece olumlu olabilir.
bir evlat olarak ben de tabiki birçok hata yapmışımdır. aksi mümkün değil. ancak dediğim gibi babamın hiç sert tepkisiyle karşılaştığımı hatırlamıyorum. tabi bu adamın karakteri ile de ilgili. arkadaşlarıma da genellikle çok iyi davranmıştır. hatta zamanla onların da bir arkadaşı olmayı başarmıştır. gelipte beni evde bulamayan arkadaşlarımın çokça kez oturup babamla saatlerce sohbet ettiğine şahit olmuşumdur. babam bu derece anlayışlı bir insan olduğu için herşey böyle gelişti sanırım.
kuşak çatışmaları genellikle hemcinsler arasında daha yoğun olduğu için aileler de kız evlat anneyle, erkek evlat babayla çatışıyor diye düşünüyorum. bizde bu tip bir kuşak çatışması hiç gerçekleşmediği için herşey güzel gelişti.
(babam, okusa öper alnımdan :)
Pazartesi, Kasım 12th, 2007:
Öpsün tabi.Ben olsaydım ben de ellerinden öperdim babanın.Her neyse ben evlat olarak asi ve kıymet bilmez olmadım hiç, her ne kadar kızsam da hatalarıyla,yanlışlarıyla herşeyden önce baba olmasının verdiği statüyle saygıyı hakediyor.
Salı, Kasım 13th, 2007:
baba babam hayatımda en çok babamı sevmişim ben. baba babadır. evimizin direğiydi şimdi o direk yıkıldı. eminim hayatında herkez en çok babasını sevmiştir helede kız evlatları. babamı kaybedel 18. gün. her geçen gün dahada çok koyuyor yokluğu.
babacım çok özledim seni…
Çarşamba, Kasım 14th, 2007:
Ebru başın sağolsun.Evet zaman belki daha sonra hafifletir acını ama henüz çok yeniymiş acısı daha yeni yeni koyar adama.Allah rahmet eylesin,mekanı cennet olsun.
Perşembe, Kasım 15th, 2007:
bilmiyorum benim catismama kusak catismasi denebilir mi? belki de benim asi ruhlu olmamdan kaynaklaniyordu. cünkü hic bir zaman ne kiz ne erkek arkadas konusunda bana bir baski yapilmadi. ama ben catismayi hep sürdürdüm gibime geliyor. ebru 18 gün cok kisa bir zaman acinin üzerine kül serpmeye. ben babami 1989 da kaybettim bu gün bile hatirladikca icimde bir yerler aciyor. hala onun en sevdigi türküyü dinlerken, en sevdigi yenegi yaptigimda, ve oglumun yüzüne baktigimda hatirliyorum onu. oglum cok benziyor babama.
et tirnaktan ayrilmiyor, olmayan bir baba olmasindan sizi üzse de bir babanizin olmasi ile avuntu bulun güzellerim.
ölümünden bir ay önce tatile cikmistik. tam 27 gün ayni arabanin icinde gün be gün beraberdik babamla. o günlerde yeni moda olan “seni sevmem imkansiz” sarkisini pek bir dinlerdi. bu gün bile o sarki calindiginda ben kendimi sanki babamin arkasinda o arabada oturur buluyorum. ve icimde bir yer heeeep ciz ediyor. basin sagolsun.
Perşembe, Kasım 15th, 2007:
başn saolsn EPRU.Annemi kaybedeli 1 yıl 3 ay oldu.acı hiç geçmyr bilesn..
Cuma, Kasım 16th, 2007:
babamLa çok iyi anLaşırım … hatta mükemmeL denecek kadar . herkes bir tarafa , o bir tarafa …
Bende ailem konusunda kendimi müthiş şanslı hissedenLerdenim … Umuyorum iLerde bende babam kadar ailemi bir arada tutmayı ve onlara yeterince zaman ayırıp saygı duymayı başarabilirim :)
çok güzeL bir yazıydı , düşündürdü … :)
yüreğine sağLık ,
SevgiLer
Cuma, Nisan 25th, 2008:
ben babamı çook seviom onu hiç bırakmicam babamda beni sevio evin tek kızı benim ondan