Polat Alemdar gibi olmak kötü müdür?
ExcalibuR yazmış
Eski yazılara göz atarken aklıma düştü bu Polat Alemdar mevzusu. “Kurtlar Vadisi neyi anlatıyor” isimli yazıya cümbür cemaat yüklenmemizden olsa gerek, bu konu hakkında yazmaya karar verdim.
O yazıda kimimiz diziyi övüp, kimimiz yerden yere vurmuştuk. Düşündüm de; acaba Polat Alemdar gibi olmak kötü bir şey midir?
Düşündüğümüz zaman, memleketin altı oyulmuş gidiyor; hırsızlık, gasp, kapkaç, terör, cinayet, katliam, vahşet almış yürümüş. Devletin en sağlam yapısı olması gereken emniyet teşkilatında bile büyük oranlarda çürüme başlamış.
Her gün ortaya çıkan türlü çetelerin içinde bir sürü üst rütbeli, kıdemli personel, bir sürü emniyet mensubu, siyasetçi, bürokrat çıkıyor.
Buradan yanlış bir fikre kapılmasın kimse. Herkes çürük demiyoruz. “İstisnalar kaideyi bozmaz” diye bir söz vardır ama maalesef bu memlekette artık kaideler istisnalara göre yazılıyor.
O kadar çirkef bir hayatın içinde yaşıyor ki insanlarımız, kimisi aç, kimisi hasta, kimi çaresiz, bitap düşmüş. Hayattan tokadı yiyen çökmüş kalmış dizleri üstüne ve bir daha da toparlayamamış kendisini.
Milyon dolarları olanların tuzu kuru. Türkiye nereye giderse gitsin, onlar bir tarafından rant çıkarmanın yolunu elbette buluyorlar. Ama halk dediğimiz, aslında her kesimiyle bir bütün olması gereken kitle, adeta ezilmişlik yaftası üzerine yapışmış garibanlar topluluğu olarak görünüyor artık gözümüze.
Yarım yamalak yaşamların içinden, fakirliğin içinden çıkardığımız bilim adamlarımız, alimlerimiz, valilerimiz (Rahmetli valimiz Sayın Recep Yazıcıoğlu’nu buradan saygıyla anıyorum. Toprağı bol, mekanı cennet olsun) mühendislerimizde oluyor elbette. Ama oluyorda ne oluyor. Bir şekilde ya erken yaşta kazaya kurban gidiyor, ya da intihar ediyor. Ya da ettiriliyor. Her neyse. O kısımlar zaten herkesin malumu.
Bunca düzgün adamların hiçbirisi bu memlekette hiçbir zaman iktidara getirilmez. O paramparça fukaralığın içinden çıkıp, dişiyle tırnağıyla bir yerlere gelmeyi başarabilen çok az sayıdaki halk kahramanları birer birer toprak olup giderler erken yaşlarda.
Niçin dersiniz? Bu memleket yıllarca ne bir adım ileri, ne de bir adım geri gitmiştir. Gelip giden siyasi yüzler hep aynıdır. İcraatler hep aynıdır. Ivır zıvır vaadlerle, yalanla dolanla, palavrayla yarım asır memleket yönetmiş adamlar hala konuşmaktadır.
Bu adamları istedikleri şekilde konuşturan birileri vardır ve bu alışılmış siyasi yüzler yıllarca kukla olarak durmuşlardır başımızda. Birileri bu memleketin ilerlemesini istememektedir.
Yıllar önce verilmiş “Yerinde say” komutuyla aynı yerde sayıp duruyoruz. Daha dün ekonomisi bizden beter olan ülkeler şimdi bize kafa tutmaya yeltenmektedir. Acaba bu birilerinin parmağı olmasın bu işlerde?
Her neyse konu epeyce dağılmadan toparlayalım. Şimdi; bu kadar çirkefliğin, bu kadar adiliğin ve dalaverenin döndüğü bu memlekette, Polat Alemdar karakteri gibi dürüst, namuslu, vatansever, ülkesi için canını bile seve seve verebilecek, tüm bu çirkefle elinden geldiğince mücadele edebilecek bir insan olmak, ya da ona imrenmek, ya da bir dizi karakteri bile olsa ondan bir şeyler öğrenip, vatanın başında dönen türlü entrikalara isyan etmek kötü bir şey midir?
Birileri şimdi çıkıp diyecek ki “5 yaşındaki çocuk eline silah alıp, Ben Polat’ım diyor“. Hayır. O çocuk ben Polat’ım diyorsa bunda o çocuğun değil, o çocuğa yaşı itibari ile kavrayamayacağı bir olayı izleten ailesinin suçudur.
Esas olan o ailelerin izlerken diziden anlayabildikleridir. Olay sadece mafya olayı değil, Türkiye üzerine oynanan oyunların bire bir yansımasıdır.
Keşke bu ülkenin birkaç tane Polat’ı olsaydı. Keşke….
|
15 Nisan, Salı , 2008






Pazartesi, Temmuz 21st, 2008:
Sonuna kadar haklısın ama bu memleketin her tarafını çeteler sarmış.örümcek ağı gibi olmuş.Bence bir değil on değil yüz polat gelse kurtaramaz artık bu vatanı.Satılalı çok olmuş çünkü.