Zor

canagedik yazmış
En zor gün… Bir yandan işsizlik, dolayısıyla parasızlık. Dostların en azından bazılarının “meğerse” parayla satın alındığı zaman. Oysa bir paket sigara ya alıyorum ya da bir dolmuş kadar uzak olan sevgiliye bazen yetişiyor bozukluklarımın bütünlemeleri.
Bozulmalarım ise hep iftiharlık. Bir kez kal be bütünlemeye! Yürünerek ulaşılabilen nefes alımlık yerlerde bir bira, iki pipet paylaşımlar.
Kahkahalar yine de en zengini olduğumuz. Borç bile verebiliyoruz ama satmıyoruz. Sarılmalar hayata, birbirimizin kollarından geçiyordu öncelikle. Sarhoş olup yalpalamalarsa birbirimizin adımlarından.
Bir gün gönül ayrılmadan yol ayrıldı. Güvercinler rahat edemedi konduğu tellerde. Susmadı gözlerimizde hasret çığlıkları. Bir tren ağırlığında geçen zamanlarda dilekler tuttum dönmeye dair. Her tren geçişinde döndüm geldim, dilekler beni tuttu.
Değişmedi aslında baktığım, bakışlarım azıcık farklılaştı. Yalnızlığın zamanla gözlerimde biriktirdiği buğu, yüreğime sıkıştırdığı pus ile birleştiğinde yüzümdeki aydınlık kirlenmedi. Ama karanlığı da görür oldum.
Hayat değişti hayat. Az yapıldığı zaman değerli olan birçok şeyi çok yapmaya başladım. Değeri azalmadı bende aslında. Değerde ben azaldım.
Ben azalınca, kendi kendime çoğalamadım. Çoğaltamadın değerde sen beni. Değersin de düşüp kırılırsam diye.
Korkularım uzadı, uzaklaşmadı. Sonra sıkı tuttum kendimi denizin başında. Kaya tuttu beni, ip tuttu.
Sen tutamadın.
|
30 Aralık, Pazar , 2007





Pazar, Aralık 30th, 2007:
Ellerine ,yüreğine sağlık.Duygular çok güzel ifade edilmiş,harika bir yazı olmuş.
Duygu yüklü ve şiirsel bir havası var.İnsan etkileniveriyor.
Cumartesi, Nisan 12th, 2008:
teşekkür ederim nostaljik..