Aşkın tanımı ne?
poseidon yazmış
Aşk bir gerçektir. Hissedilmediği yürek yoktur. Bu duygu az ya da çok, sonu mutlulukla ya da hüzünle bitsin, günün birinde mutlaka iki kalp arasına sıkışır kalıverir.
Dünyadaki en büyük, en yüce duygudur o. Körkütük bir bağlanış, yokluğunun yüreklere verdiği hiç geçmeyen iç sızısı, tüm hücrelere yerleşmiş bir sarhoşluktur adeta.
Sevdiğimiz her şeyimizin sebebi oluvermiştir bir anda. En şiddetli fırtınalarda demir atacağımız bir liman kadar güvenli, en zor durumlarımızda bizi omuzlarında bıkmadan taşıyacak bir güçtür, kuvvettir sanki.
En güzel yıllarımız onun yanında geçmiş gibidir. Yaşama sevincimiz, gördüğümüz rüyayı sabah uyandığımızda yanıbaşımızda buluyor olmaktır sevinçle. Saatin kaç olduğunu bilip aldırmamaktır, neşedir. Dilimizdeki en sihirli kelimedir O’nun ismi.
Yeryüzünde bir insanın yaşayabileceği en güzel duygudur. Bu yüzden edebiyat ve sanatın farklı alanlarında hep aşk ve sevgi temaları vardır ve felsefede bile işlenmiştir.
Böyle yoğun hissedilen bir duygunun sonsuza kadar sürememesi, sorunsuz, pürüzsüz ilerleyememesi de en az onun varlığı kadar gerçektir. En ünlü şarkıların, romanların, filmlerin görüp hissettiğimiz en bilindik konusu olmuştur ”Aşk” o yüzden.
Aşkı tüm yoğunluğuyla yaşarken ayrılıklar olmasaydı ah bir de! Dudaklar kilitlenmese, gözler nemlenmeseydi. Severken terkeden ya da terkedilen ne çok sevdalı var, biliyorum.
”Aşkın Kanunu” bu mudur yoksa?
Bir gün gelip de, ta derinlerde bir yerde bir şeyler yavaş yavaş kanıyorsa, heyecanla çarpan yüreğinizi kızgın bir hançer dağlamaya ve parçalamaya başlamışsa; acıların en büyüğü oluyor o yaşanan artık.
Onun bir tebessümü ya da tatlı bir sözüyle göklerde uçup elinizde yıldızlarla gezerken, gördüğünüz rüya artık bir kabusa dönüşüyor acımasızca.
Başrollerinde sadece iki sevenin oynadığı delicesine bir sevda yaşanıyor ve bitiyor. Yaşananlar hüzünle hatırlanan bir film sahnesi gibi geride kalıveriyor.
Aşklarının senaryosu yazıldığında çekimlerde ”Sahne!” ya da ”Motor!” denmemişti belki. Ama bir zamanlar birbirini ölesiye seven iki yürek, iki ayrı kapıdan selam bile vermeden çekilip terk ediyor sahneyi.
Perdeler iniyor, sahne kararıyor. Ama alkışlayan da olmuyor ne yazık ki.
|
29 Şubat, Cuma , 2008






Cumartesi, Mart 1st, 2008:
Sevgili alperen,öncelikle hoşgeldin diyeyim sana.Aşkın yüzü öğle güzelki insan o yüzü her daim yaşamak istiyor tabi ama bazen bitebiliyorda.Bazen de tam bittiğini zannettiğin bir anda öğle birşey oluyor ki o hazzı ta iliklerinde hissediveriyorsun.Aşk işte her kalpte farklı yer alıyor,farklı hissediliyor.Herkes bir tarif yapmaya çalışıyor kendince ama bir tarifi yok bana göre.Kim nasıl hissedip yaşarsa öğle bir şey.Ama sende güzel aktarmışsın kalemine sağlık.
Pazar, Mart 2nd, 2008:
Nezaketin için çok teşekkürler @çilekbahçesi..
Ben de senin yazılarını beğenerek okudum.Duygularını güzel aktarmışsın gerçekten
Evet,senin de dediğin gibi her kalpte farklı yer alan,farklı hissedilen bir şey aşk.Tarifi kelimenin tam anlamıyla mümkün olmayan bir duygu.Bunu kimse başaramaz sanırım.
Ben de yazımın başlığında bile bunu aramaya çalıştım.Yaşanırken muhteşem, hüsranla bitince korkunç ve insanı kahreden bir duygu olduğu kesin yalnız..
Ne diyelim,sevenlerin kalbinden hiç eksik olmasın ((:
Pazartesi, Mart 10th, 2008:
seninde dediğin gibi gerçek bir tanım olmus aşk için,,
aşk gerçekse aşktır zaten gercek olmayan aşk, sahne perde dediğinde kin olmayan nefret olmayanıdır hepimiz görüyoruz bittimi kötü düsünceler kötü niyetler, kötü bakışlar oluyor bu gerçek aşk olamaz…
Cuma, Mart 21st, 2008:
aşk insana savunduğunu bile yargılatabiliyor öle bi olgu ki sevdiğim için yaptım diyosun belkide bu bahaneyle avutuyosun ezdiğin gururunu aşk için gurur ezilir bu yanlış değil çünkü aşk emek ister fedakarlık ister bunun önüne gurur dikemezsin yoksa biz kavramının yerine ben olur yaşadığın…
şimdi bana gelelim:
benim sevdiğim adam ismine hayat dedim çünkü nefes almak gibi bişeydi susuzluktu su gibiydi o ….
bunları o mu yaptı tamamen o değil bence sadece katkısı oldu çünkü aşk tek kişiliktir herzamn insan karşındakine bi aşk sevgi duymuyorsa bişeyler hissetmiyorsa onun için diğerleri olur inasnlardan farkı kalmaz ona sevgili demes yar demez aşığın da deği gibi;güzelliğin on pare etmez bu bendeki aşk olmasa… belkide bu satırın özü bu cümle,herşeyi anlatmaya yeter
biz bu ilişkiye adım attık ama hergünümüz bi öncekinden daha da zor geçti hergün tartıştık hergün bişey çıktı onun için kırdık kendimizi bizi.sorunlara bakılırdığında sorun edilcek bişi göremez kimse ama demekkki sorun ki tartışma çıkıodu 8 aylık bi ilişki şuan nası gelindi nesı çaba verildi ne emeklerle bu günlere taşındı silmek okadar kolay değil 8 ay az gibi gelio ama 8 yıla yeter hergün çıkan tartışmalardan öyle yoruluo ki insan kendini savunmaktan bitap düşüosun ona göre herşey benim hatamdandı oysa yapılan en büyük hata olduğu gibi kabul etmemekti sevdiğini sınırları çekmiş olmaktı en başta…
daha enbaşında kural konulmuştu erkek arkadaşlar olmayacak hiçbir şekilde kabul etmediği şey kız arkadaşları sade ve sadece oysa insanlarla ilişkilerimde ölçüyü hep bilmişimdir oysa ona göre bilmiyordum bi iki insandan kaynaklanan tartışma bana bu sınırları getirmeye neden oldu ama ne laflarla geldik bu günlere ne çok dil yarası aldı şu gönlüm kimse kaldıramazdı yuttum oysa kimseyle paylaşamadım nedensiz bi umut taşıdım içimde hep başkası olsa bunu yapar mıydı ona bilmiyorum o başkasının daha fazlasını yapacağına emin olsada onun için köle olmaktı bu kimse için köle olmamı savunurken şimdi belki onun için köle olmuşumdur yaşaanaların içine girersem biliyorumki çıkamıycam zaten çıkmazda o günler bilinmezliklere yol açıyo ileriye şimdi ise şimdiyi yaşıyorum bu zamnlara nasıl geldik bilmiyorum belkide umuda inandım ve herşeyi silip yeniden başlayalım dedim başkaldırışı kabullenişe dönüştürdük şimdi mutlu bi hayat yaşanıyor o da mutlu bende mutlu öle olmalı bi noktada takılıp kalsaydım eğer asla mutlu olamayacaktım o günler şimdi ızdırap olcaktı bana hergün hergün biraz biraz iç kemiren bilinmezliklere giden bi sevgi ve sonu acıyla bitcekti oysa şimdi keşke demiycem çünkü bi laf söylemişti günün birinde aklımdan hiç gitmedi:”eğer bir gün biterse bu ilişki hiç üzülmiycem çünkü ben yapılcak olan herşeyi yaptım sevgi için herşeyden vazgeçtim”ve şimdi sıra bende ben yapılcak herşeyi yapcam sen hiçbirşey yapmadın bu ilişki için demiştide çok koymuştu yaptğım şeylere rağmen şimdi herşey güzel fakat ben emin değilim ilerisinden o öyle hayallerle yaşıyoki bozmak benim hakkım değil ilerisine baktığımda biçok kopukluk görüyorum tedavi edilebilir mi bence hayır çünkü iş onda bitiyor onu değiştirmek ise imkansız bilmiyorum cevabı olmayan sorulardan bıktım böyle gidiyor işte diyorum bırak sorgusuz yaşa hayatı,aşkı…
işte eğer aşka hayat dediyseniz hayat ne kadar acımasızda olsa bazen ve bazen sizi çok mutlu ediyorda olsa içinizdeki umut için hayatı yaşamayı göze alıyorsunuz daha dünyaya gelirken böyle ciğerlerimizi yaksa da bu hayatın nefesi biz onu severek çektik içimize ve öğrendiğimiz nice bilgi mutlu etsede bizi büyüdükçe öğrenmemeyi tercih eder olduk daha çok mutluluklar bile mutlu edemez oldular…
yinede hayatı seviyorum herşeye rağmen hergün bi sonraki günün dünü de olsa yaşamaktır aşk bide adına hayat dediysen…
Cuma, Mart 21st, 2008:
Bu yorum yazıya güzel bir örnek oluşturmuş.Yorumu yapan aşkı tanımlamanın yanısıra başka tanımlar için de model olmuş.Neden mi?
-O kadar çok aşık olmuş ki rumuzu yanlış.”aşka hayat dediysen..”olacaktı sanırım :)
-Yazıdan çok daha uzun sürmüş yorum olarak ödül haketmiş.Yani hızını alamamış:)
Kimse için bu kadar yıpranmaya değmez.Unut gitsin,derim.
”Hayat” adlı tiyatroda yeni sahneler,yeni oyunlar vardır hep ve devam edecektir.Hemen toparlanmanı öneririm..
Cuma, Mart 21st, 2008:
aşka bi çok tanım yapıyoruz bazen çok ızdırap verici aşk,bazen de çok mutlu eden bir duygu bizi…
bukadar çok tanımı varken içlerinden birini seçip aşk işte budur diyemiyorsunuz diğerlerinden vazgeçemiyorsunuz bi satırda aşkın içinde acıdan bahsediyo olsada doğru sevinçden bahsediyosada doğru fakat
bir olumsuzluk için diğer tanımlardan vazgeçmeyi göze alamıyorsunuz;çünkü birgün bu tanımla karşınınza çıkar aşk bir başka gün bambaşka bir tanımla ve her tanımında içinde keşfedilcek bir çok anlamı taşır…
vazgeçişlerimiz yüzünden gerçekten mutlu olacağımız şeylerden çabuk vazgeçiyoruz elbet herşey gibi güzelliği görmek için zorluğu çekmek gerekiyor…. belkide bugünlere gelinebilmesinin sebebiydi direnmeyi göze almak umudu hiç yitirmemek…
yeni bir günde yeniden başladım yaşamaya çünkü insan tükettiğinde kendini kaybolan, hüzünle geçip giden zamn oluyo şimdi bu kadar sabrın meyvesini yiyorum yine aynı insanla, onla bunları da yaşayabilceğime inandığım için şimdi mutluyum…
gördüğüne inanmak değil inandığını görmektir aslolan……..
Perşembe, Nisan 10th, 2008:
Aşk gerçekten çok güzel bir duygu sen bunu en iyi şekilde anlatmışsın bravo
Pazartesi, Nisan 21st, 2008:
yha bence arkadaşlar aşkı bulmak çok zordur karşındakinin sewmesi gerekiyo ama bence ”AŞK,MEĞER…SEVİPTE KAYBETMEKMİŞ…”ben bu sözün altına imza atarım ama genede size kalmış:(:(