Ben seni görmeden sevdim

 PamukPrenses yazmış

İnternet’i eve yeni bağlattığımız günlerdi. Ben merak içinde ne var ne yok araştırırken, hiç bilmediğim bi’ siteye üye oldum. Hergün ziyaret ediyor, dolaşıyor ve kimseyle konuşmadan kaçıyordum ordan. Çünkü güvenmiyordum, korkuyordum;

- “İnternet’ten biri ile konuşamam, zarar gelir bana” diyordum.

Bir sabah uyandım, kahvaltımı yaptım ve İnternet’e girdim. O siteyi tıkladım. Ama kaydımı silmek için girmiştim bu sefer. Ve bir mesaj gözüme çarptı. Onun mesajıydı…

Okudum, profiline baktım ve “Benim ne işim var bu sitede” dediğim yerde onun mesajını görünce şaşırdım ve kaydımı silmekten vazgeçtim nedense. Arkadaşlık teklifini kabul ettim.

Alanı, blokları, fotoğrafları beni etkilemişti. Din hakkındaki görüşleri, temiz kalpli olduğunu hissettirdi bana. Ama bir yandanda kendime soruyordum. Benim ne işim var dediğim bi’ yerde böyle bi’ insanın, dinini gereğince yaşayan bi’ insanın ne işi vardı. Yoksa o fotoğraflar, o yazılar sahte miydi?

Ben bu sorularla uğraşırken, kendimi onunla MSN’de konuşurken buldum. Bana “Kardeşim” diyordu ve bu benim hoşuma gidiyordu.

Her gün sohbet ediyorduk. İTÜ İnşaat Mühendisliği son sınıf öğrencisiydi. Ve staj yapıyordu. Bana bilmediklerimi öğretiyor, tavsiyeler veriyordu. Sonra bir gün bi’ cümlesiyle başladı her şey.

- Gözlerin çok güzel

Aklıma hiç birbirimizi sevebileceğimiz gelmemişti. Çünkü bana “Kardeşim” diyordu. Konuşmalarımızda da hissettiriyordu başka bir şey olamayacağını, ama içten içe bir şeyler yaşayarak söylemiş bu kelimeyi.

Bir gün dayanamadı ve “Ne olacaksa olsun” dedi ve söyledi her şeyi. Benden karşılık beklemiyordu çünkü. Ama yanıldığını, benim verdiğim cevapla anladı ve sevinç naraları attığını MSN’de de olsa belli etti.

MSN’de de olsa…” diyorum çünkü görüntülü ya da sesli konuşmuyorduk. Görüşleri gereği bunu yapamıyorduk.

Artık her sabah 9′da uyanıyor, direk bilgisayar başına geçiyor ve öğlene kadar onunla konuşuyordum. O da staj yaptığı yerde oluyordu. Böylece İnternet’te ve sonra telefonda devam etti.

Hiçbir gün yüzünü göreyim demedim ona. O da bana demedi. Fotoğraflarımızdan tanıdık birbirimizin suretini…

Ve ben onu canlı, kanlı görmeden aşık oldum, sevdim. Çok zor biri olsa da…

Her gün MSN’de, telefonda konuşuyorduk artık. Mutluyduk bu halden, şikayetimiz yoktu. Aradan birkaç hafta geçti. Sınav sonuçlarının açıklandığı gün gelmiş çatmıştı.

Bana “Kıbrıs’a gidiyorsun” denildiği zaman, ayakta duramayacak kadar halsizleştiğimi farkettim. Oturdum, düşünmeye başladım. Çok istediğim bölüm; Türkçe öğretmenliği olmuştu. Peki ya 4 yıl Türkiye dışında olmak…

Bunu tercih yaparken hiç düşünmemiştim ama o hayatıma girince işler değişmişti. Bunu ona söylediğimde çok sevinmemiş gibi tebrik etti ve Kıbrıs’ta kendime dikkat etmem gerektiğini de ekledi, imalı bir şekilde!

Yolculuk vakti geldi. Kıbrıs’a ailemle gittim. Ailem yanımdan ayrılır ayrılmaz onunla konuştum. Anlamadım son konuşmalarımız olduğunu. Çünkü bana artık düşüncelerini yavaş yavaş söylüyordu. İnançları gereği ve Kıbrıs’ın ortamından dolayı dikkatli olmam gerketiğini defalarca söyledi.

Karşı cinsimle konuşmamam gerektiğini söylediği an bir kez daha kaynar sular dökülmüştü kafamdan. Ve bunun üzerine durmadan devam etti; 4 yıl sonra, okul bitince kapanmam gerektiğini, hatta hatta ben okurken nişan gerektiğini söyledi. Bunlar olmazsa… Bu böyle devam etti. Konuştukta konuştuk bu konu hakkında.

İlk tatilimde memleketime gittim. Aynaya baktığında gözünün beyazını görmediğini söyledi. Ağlamaktan kıpkımızı olmuştu çünkü. Ben de ondan farksız değildim. Son telefon görüşmemizi yaptık. Telefonda ağlamaktan konuşamıyorduk.

- “Çok seviyorum ama vicdanım rahat değil, bitmesi gerek” diyebildi hıçkırıklarla…

Okula döndüm ama giderkenki halimden eser yoktu. Yurda geldiğimde arkadaşlarım şok olmuştu. “Bu sen misin” dediler. Çökmüş bi’ hal, şiş gözler…

İlk dönem öyle geçti, her gece ağlayarak. Yurttan adım atmıyordum. Kimseyle konuşmuyordum. Arada bir ondan gelen mesajlar, mailler daha da kötü yapıyordu beni.

Şimdi 2. dönemdeyim. Artık ağlamıyorum. Eski halime dönüyorum. Çünkü umudum kalmadı. Anladım ki ne bende onun isteklerini yapacak cesaret var, ne de onda düşüncelerini bırakma ihtimali.

Ve bir rüzgardı geldi geçti diyorum…

Ve son mesajını silerken son gözyaşı damlamı döküyorum..

İnci tanem ben seni görmeden sevdim, seviyorum. Allah yar ve yardımcın, yardımcım olsun.

Hoşçakal bebeğim…

5 kez oylanmis, 5 uzerinden 4 5 kez oylanmis, 5 uzerinden 4 5 kez oylanmis, 5 uzerinden 4 5 kez oylanmis, 5 uzerinden 4 5 kez oylanmis, 5 uzerinden 4 Loading ... Loading ...
Etiketler: , , , , , , , , , , , ,


22 Nisan, Salı , 2008

Öneri: (Sponsor)

13 Yorum yapılmış

  1. +2
     
    rose19

    Salı, Nisan 22nd, 2008:

    çok üzüldüm ..anlaşılan o ki nette karşına gerçekten iyi biri çıkmış..dileğim ve içimden geçen sizin tekrar görüşeceğiniz…umarım yanılmam..

  2. +1
     
    Nagodya

    Salı, Nisan 22nd, 2008:

    Çoğumuzun yaşadığı bi problemin bir versiyonu yaşadığın, tabi ki senin için üzgünüm ama atlatacaksındır inş.
    Yalnızlık, duygularını birileriyle paylaşamamak boğunca insanı, arayışa geçiyorsun. Sırf bi dost edinebilmek için yapmayacağın şeyleri yapıp, girmeyeceğin ortamlara giriyorsun.Çevrende bulamadığın insanları/aşkları oralarda arıyorsun. Buluyorsun da.
    Ama kimi zaman sonu iyi oluyor kimi zamansa kötü. Acayip derecede kısmet diyorum başka bi şey değil. Ne yapabilirsin ki? Çoğu zaman hayatı senin dışındaki değişkenler belirliyor.Sen sadece duruma göre tavır alıyorsun. Küçük bi tepki…Olayları kontrol edemiyorsun ama hayatını başkalarınınkinden farklı kılan şey de bu tepkiler oluyor.
    Haa, bunları yaşarken hayat dolu dizgin,heyecanlı geçiyor hep. Yemek bile yemek istemiyorsun, uyku uyumuyorsun. En zevkli kısmı da hayallar kurmak yada yaşadıklarını tekrar tekrar zihninde yeniden canlandırmak heralde.Valla süper oluyor. Böyle leyla gibi dolaşıyorsun işte…Ta ki uyanana kadar.
    Uyanınca ve de özellikle sonu hüzünlü bitince kendini bu sefer yazmaya veriyorsun.Artık şiir mi yazarsın roman mı bilmem. Umudun kırılmış, yeni başlangıçlar mı yapsan, yoksa otursan mı oturduğun yerde, ne yapsan?İşte hepimiz eanlattayız.durum budur.
    Ama atlatırız be.valla inşallah atlatırız.daha tecrübeli arkadaşlar daha kesin teselliler verebilir heralde, bekleriz…
    (Bu arada yorum yaziym dedim, içimi döktüm gene, tahammül edenlere teşekkürler, edemeyenler de kusura bakmasın artık.)

  3.  
    nostaljik

    Salı, Nisan 22nd, 2008:

    @Nagodya ,”Daha tecrübeli arkadaşlar daha kesin teselliler verebilir heralde”diyorsun yukarıda.Benim tecrübe ve tesellilerim yeterli gelmemiş galiba.Bence arada oku o yazdıklarımı.Nerede bir kalbi kırık varsa onun yanına koşuyorsun,derdini depreştiriyorsun sen de,ben n’apayım:)
    Zor şeydir aşk yarası belli oluyor.Unut gitsin.Başka insan mı yok?Çivi çiviyi söker.Benim öyle problemim yok şükür.Çocukluk aşkımla evliyim.
    Bendeki tek problem yalnızlık.Akşama kadar sıkıntıdan ölüyorum.Bu yüzden Eanlat’a girip yazı ve yorum okumadan duramıyorum.Bağımlılık yaptı iyice.İnternet gerçek hayatı yaşatıyor gerçekten çoğu yerde.Örneğin burası devam eden bir sürü güzel arkadaşlığa,kardeşliğe,kırgınlığa,hatta küskünlüklere bile zemin olmuştur.İnsanları her ne kadar görmeseniz de gerçek hayatla neredeyse aynı gidiyor bence.
    Pamuk Prenses;yukarıdaki yazıda çok büyük bir sevgi var,ayrılık söz konusu olamaz..

  4.  
    Nagodya

    Salı, Nisan 22nd, 2008:

    Nostaljik tek sıkılan sen değilsin işte! Ben de yorum yazayım bari diyorum , hep bu konulara denk geliyor.Yoksa milletin derdini depreştirmek veya kendi acımı katmerleştirmek gibi bi niyetim yok korkma. Senin verdiğin tavsiyelere de uyuyorum ki, bak diğer arkadaşlara da ver istiyorum.

    Ve bide her yazıya da yorum yazılmıyor ki…

  5.  
    nostaljik

    Salı, Nisan 22nd, 2008:

    Korkmuyorum korkma:DD Doğru bildin,can sıkıntısından muhabbet arama olayı bu.Söylediklerim şakayla karışıktı.İnsan ortak noktası olan yere yöneliyor tabii ki. Bu arkadaşa da ne demiştim:”Ayrılık söz konusu olamaz” Umudunu kesmeyip beklemesi gerekiyor.
    İmza:Güzin abla:DDD

  6.  
    friendly41

    Perşembe, Nisan 24th, 2008:

    Gerçekten netten böyle bir aşk yaşayıpta mutlu olan birisini görmek bilmek çok güzel.Bende inanmıyordum.Karşıma böyle birisi çıktı.Tahminimden de iyi bir insan.Bu yazıyı da okuyunca bana onu hatırlattı.Pamuk Prenses gönlün rahat olsun ama sevgi saygı ve aşkınız var ise birbirinize bu acıları yaşatmayın.Okul tekrardan okunabilir kazanılabilir ama bu şahsı ve ya böyle birisini bidaha bulamayabilirsin. En doğru karar vereceğin karardır.Allah yar ve yardımcınız olsun.

  7.  
    PamukPrenses

    Cuma, Nisan 25th, 2008:

    Teşekkürler friendly evet öle ama bittii.Geri dönüşümüz yok.O öle yaşıyor ben böyle yaşıyorum.Yaşamak zorundayız.Ama üzülerek ama sevinerek…Yaşamak zorundayız..:(

  8.  
    yasminnnursu

    Cuma, Nisan 25th, 2008:

    burdan biriyle yani bu siteden biriyle çok güzel bir aşk yaşıyorum.durmadan kavga ederdik oysa birden ne olduysa oldu ve yarın buraya geliyor.zor oldu ama sevebildim sonunda tam istediğim gibi bir konu olduğunda tartışıyoruz arada tatlı tatlı didişiyoruz:)aşkım seni gerçekten seviyorummmmmmmm yalnız tek sorunumuz var şimdilik yaş farkının getirdiği tecrübeler yaşanmışlıklar vs vs vs.bilmiyorum sonumuz ne olacak artık planlı aşkta yaşamamaya gayret ediyorum gittiği yere kadar mutluluğu bana
    yeter…

  9.  
    friendly41

    Cuma, Nisan 25th, 2008:

    Benimkisi aslında birbirinize son bir kez daha olabilir mi olamaz mı diye düşünmek için bir öneriydi. Malesef bu acı tecrübeyi yaşamış biri olarak Siz ve ben nette(arayış içinde olmadım) aradığını bulabilmiş gerçekten sevebilmiş nadir insanlarız ve ne olduğunu iyi biliriz. Biz ve bizim gibiler pek az insan dert yanarken bizler pişman değiliz.Ben de size bu acı tecrübeyi yaşadığım için ve sevginin devamını getirmek adına dostane (friendly) bir öneriydi. Herşey ama herşey sizin ve e-anlat ailesinin gönlünce olsun……Sevgisiz kalmayın.

  10.  
    4BlooD

    Pazar, Nisan 27th, 2008:

    Herkes kendi yolunu seçiyo yaa, yapıcak bişi yok..

  11. Çarşamba, Nisan 30th, 2008:

    Yaşam tarzları ilişkilerin başlangıçlarında problem gibi görünmese de ilerledikçe problem haline alıyor.Eyer ilişki sürdürülmek isteniyorsa her konuda olduğu gibi iki tarafında bu konuda da biraz esnekleşmesi gerekiyor.Yoksa bir ilerleyen günlerde çıkmaza girilir.Siz severek ayrılanlar sınıfına girmişsiniz.Eyer aşkınızı evliliğe dönüştürmek bir ömrü birlikte yaşamak kaderinizde varsa bundan kaçamazsınız zaten.Eninde sonunda yine birbirinizi bulursunuz.Her ikiniz içinde hakkınınzda hayırlısı olsun.

  12.  
    gereksiz

    Salı, Mayıs 20th, 2008:

    ayy çok kötü olmuş yaa.. işallah böyle de mutlu olursun

  13.  
    tiryandafila

    Cumartesi, Haziran 28th, 2008:

    PamukPrenses eger bir şeyi gerçekten istiyorsan oluyor,yeter ki umudunu hiç kaybetme…sizin sevginiz çok büyük, ayrılacagınızı sanmıyorum…umarım istedigin her şey gerçekleşir..:)

Ben seni görmeden sevdim başlıklı yazıya gelen yorumları takip et veya bu yazı hakkında bahsedenleri gör.

Yorum yap




Senin yorumundan sonraki yorumlar E-postana gelsin mi?


 
Ne çok severiz seni Wordpress