Bilinmezlik

 Sertaç yazmış

Hala hüzünlüyüm. ”Birilerini mi üzüyorum?” diye düşünürken kendimi üzdüğüm gün gibi ortada.

O kadar salak değil ya, elindekinden vazgeçecek kadar yani. Belki ben elimdekilerden vazgeçemiyorumdur, kimbilir.

Yazamadım onu ne kadar istediğimi…

O beni artık unutmuş gibiydi ama unutmamıştı. Benimle mesajlaşıyordu. Elimi her attığım cümlede kendimle konuştuğumu sanıyordum.

Olmuyordu, ona gidemiyordum. Bir şeyler bana engel oluyordu. Belki yeni bir aşk, yeni bir imkansızlık.

Doğanın yarattığı en güzel şeydi bu bende kaçıp gitmek. Aldatmak, aldatılmak bilinmezliğinde kaybolmuştum. Bilinmezlik almıştı beni o dururken. Bilinmezlik kimdi?
Yutkunamadığım, sesimin çıkmadığı bir imkansızlıktı.

Vurulmuştum tam orta yerimden. Neden böyle bir yanlışlığa yelken açmıştı gönül? ”Artık bana yapılanlara yeter!” mi diyordu. Artık bencil olup başkalarının mallarına mı göz dikmiştim?

Bunu ne ben biliyordum, ne de o. Yapamadım, vazgeçemedim sevdamdan.

Daha kötü ne olabilirdi?” derken daha kötüsünü bulamamanın gayreti ile şükran duygularım kabaramadı hiç belki de… Ağzıma geleni söyleyip atamadım onu bu dünyadan. Zayıftı, ne kadar güçlüymüş gibi görünse de, zayıf…

Zayıf olan bir tek o değildi. Ben de zayıftım. Ben de var olmak istiyordum daha fazlasıyla. Suçlu arıyordum ama suç yoktu.

Suçluyu kendim yapmadan önce en sadık olduğum insana yöneldim. Suçlu ben olursam ölebilirdim. Kendimi öldürebilir suçluluğumla.

Yaşadıklarım bu kadar mıydı? Bu muydu acizliğim? Evet buydu. Ben de intikam almak istiyordum. İntikam boynu uzun bir zürafa misali kanımı akıtıyordu, yukarıya zürafanın beynine. Uzun olan burnumu beğenmemiştim.

Boyum uzasın istedim bu sefer de. Ama bana uzun boyun yakışmazdı ki. Nereden girdim bu bilinmezliğe?

Rüyamda gördüm onu. Tenindeki tek damla suyu sildim. Her zamanki gibi imkansızlığı istedim belki de. Bitirdim eskiyi gözümün önünde.

Birçok yazı geçti elime. Onlara baktım. Bir an benim olacak sandım. Benimkisi bir ayrım yapmakmış, anladım. Hastalığım olmuş artık. Çok geç değil.

Sevmenin yaşı yok derlerdi aşık olmanın. Yaşı ve yeri yokmuş. Şimdi içine girdiğim imkansızlıklardan arınma zamanı. Nasıl ve ne ile?

2 kez oylanmis, 5 uzerinden 5 2 kez oylanmis, 5 uzerinden 5 2 kez oylanmis, 5 uzerinden 5 2 kez oylanmis, 5 uzerinden 5 2 kez oylanmis, 5 uzerinden 5 Loading ... Loading ...
Etiketler: , , , , , , , ,


17 Nisan, Perşembe , 2008

Öneri: (Sponsor)

Yorum yap




Senin yorumundan sonraki yorumlar E-postana gelsin mi?


 
Ne çok severiz seni Wordpress