Bir dağ kurdum hayalimde
nur_perisi yazmış
Aylardır büyük bir rüyaymış yaşadığım ama nedense uyanmadığım uyanmak istemediğim. Merak etme çok sıkmayacağım bu defa seni. Senden ziyade kendimle hesaplaşacağım, sana sadece birkaç soru soracağım. Gerçeğini bildiğim ama senden duymak istediğim sadece birkaç soru.
Gerçi kim bilebilir, yazmaya devam ettikçe belki bundan da vazgeçeceğim. Biliyorsun son zamanlarda vazgeçmek huyum oldu. Üstelik sen kazandırdın bana bu huyu. Yoksa bilirsin beni, her şeyle mücadele eder vazgeçmezdim asla.
Hep anlatırdım ya hani sana, seni nasıl sevdiğimi, seni nasıl özlediğimi. Şimdi birkez daha anlatıyorum, tabi ki dinlemek zorunda değilsin. Sen sadece saygı duyulan şeylerin adına sevgi dersin. Oysa ben; senin adına sevgi diyorum, sana sevgi diyorum, varlığına yaşamak diyorum.
Çorlu - İstanbul arası büyük bir köprü kurdum senden habersiz. Derdimi, tasamı, kaygımı, mutluluğumu, her şeyimi o köprüye yazdım. Biraz ilerisinde de büyük bir dağ keşfettim hayalimde. Adını sen koydum. Hani yazdığım her şeyi silip götüren koskoca bir dağ.
O kadar büyük sevdim ki seni, kocaman bir dağ dedim sana. Kendimi kapatarak, sağıma soluma bakmadan, attığım adımda sen varmışçasına, söylediğin her söze inandım durdum.
- ”Ne yani yalan mı söyledim sana” dediğini duyar gibiyim.
Hayır hayır, merak etme, sen bana yalan söylemedin. Ben sana inandım, inanmak istediğime, beni mutlu edene inandım sadece. Senin bir evin, bir yuvan yoktu değil mi? Yoksa ben mi böyle inanmak istedim? Zor soru biliyorum ama içinden çıkamıyorum.
Sen benim için her şeyi yapar, kılıma zarar gelse, dünyayı yerle bir ederdin değil mi? Öyleyse neden şimdi bu haldeyim? Bana verdiğin birkaç sözü tutup, beni en büyük hayalime kavuşturup, çekip gitmek, ben yokum demek yakıştı mı sana?
Ben sana dağ derken, her şeyi tuzla buz etmek yakıştı mı sana? Yüreğin acımasın sakın bilirsin ben buna asla dayanamam. Üzülmene, mutsuz olmana asla tahammül edemem. Ama bunları bilmek hakkım.
Günlerdir gözümden yaş eksilmiyor. Arada kalmak sorun değil de, seni kaybetmek nefesimi aniden kesti. Ayakta durabilmek için gözümde yaş, elimde kalem, karşımda sen varmışçasına böyle yazıp duruyorum. Hayatın zevki kalmadı be nefes.
Sadece birkaç saat önce senden bir mesaj aldım.
Sanma sensiz mutluyum, canım çok acıyor. İt gibi kendi yaramı kendim yalıyorum
Ama unuttuğun birşey var. Sen “Git” dedin bana, ben de gittim. Benim kadar mutsuz olamazsın, benim kadar boş duramassın, benim kadar ağlayamassın. Sana dağ demişim ben, sen böyle sevdalarla yıkılmazsın.
Dün hayallerimin gerçekleştiği gündü. Bugünse her şeyin yıkıldığı bir gün. Evet, dediğin rüyadan uyandım artık. Ama keşke uyandırmadan önce sensiz kalacağımı, varlığının bu rüyaya dahil olduğunu uyandığım an yok olacağını söyleseydin de, ben sensizliğe az da olsa alıştırsaydım kendimi.
Çok zamansız yakalandım bu ayrılık yüküne. Keşke alıştırsaydın da, bu kadar canım acımasaydı. Böylesine tek günde çökmeseydim.
Ne istiyorum senden biliyor musun? Paranın satın alamayacağı, hiç kimsenin elinde olmayan, sadece sende bulunan, beni hayata bağlayan, nefesimi geri çeviren yüreğini istiyorum. Sadece seni istiyorum.
Hayallerimde kurduğum her şeyi bir kenara bırakmaya, eski ben olmaya bile hazırım bana seni verebileceksen. Ama veremessin değil mi? Rüya bitti çünkü. Öyleyse kurduğum dağ neye yarar?
Bırak oda tuzla buz olsun. Nasılsa bir başkası benim gibi hayalinde başka dağlar kuracak ve belki senin kadar zayıf olmayacak, mücadele edecek. O yüzden biz dağımızı yıkıp devam edelim yolumuza. Yolumuz açık olsun.
Hoşçakal nefesim…
|
17 Nisan, Perşembe , 2008






Perşembe, Nisan 17th, 2008:
zaman sadece birazcık zaman
geçici bu öfke, bu hırs, bu intikam
acılarımız tarih kadar eski
nefes alıp vermek misali olağan
zaman sadece birazcık zaman
son bulduğu yerde sevgiler bir tek an
böyle benzer izler etrafında
alışkanlıklarımız bile sıradan
gidiyorum bütün aşklar yüreğimde
gidiyorum kokun hala üzerimde
sana korkular bıraktım bir de yeni başlangıçlar
bir kendim bir ben gidiyorum
zaman sadece birazcık zaman
kızgınlığım yalnızlıktan korktuğumdan
bilirsin karanlıktan da ürkerim çocuklar gibi
işıkları hep yakarım bu korkudan
ben de gidiyorum…
Cuma, Nisan 18th, 2008:
Nur anlatılanları sen yaşadıysan acını paylaşıyorum.Hayat böyle, yazdırıyor insana.
Doğuş alıntın mükemmel. Bazı duygular ancak bu kadar veciz ifade edilebilir heralde.
Cuma, Nisan 18th, 2008:
Yazı çok güzel yazılmış.Ayrılık ve aşk acısı yaşamış, birbirini anlayan üç insanı bu yazıda görmek ayrıca etkileyici olmuş.
Hepinize dağlar kadar yüce yeni aşklar,sevgiler diliyorum..
Cuma, Nisan 18th, 2008:
(Doğuş alıntın mükemmel. Bazı duygular ancak bu kadar veciz ifade edilebilir heralde.) teşekkür ederim. :) nagodya yorumun için.
Biliyorum duymak istediklerin bunlar değil
O yüzden zafer saymıştın zamansız gidişini
Öyle ya sen ondokuzunda koca bir kadındın
Oysa ben seni tüm yalanlardan daha çok seviyordum
Zor zor kadere emanet ettim seni
Sen benim kördüğümümüm tutamadığım gözyaşım
Zor zor bir daha daha da güvenmek
Bana düşen kabullenmek zor da olsa dönüp gitm
bu şark ı benim hayatımda önemli bi yere sahip paylaşmak istedim sadece. :)
Cuma, Nisan 18th, 2008:
Yine tam isabet, benim de en sevdiklerimden.(Nev e de burdan selamlar, süper adamdır :))
Cumartesi, Nisan 19th, 2008:
NUR ellerine sağlık bu kadar güzel anlatılırdı,
Yalnız yazında dikkatimi çeken HAYALLERİMİ YIKTIN GİTTİN dememişsin
hayallerime kavuşturup gittin diyorsun. Allah böyle sevgiliyi herkese nasip etsin.
Böyle güçlü sevgiler çabuk bitmez baksana ADAM KENDİ YARAMI İT GİBİ YALAYIP KENDİM İYİLEŞTİRECEĞİM diyor. DÖNECEKTİR senin gibi biri terk edilmez anlamasıda uzun sürmez. Döndüğünde paylaşırsan seviniriz.
YÜREĞİNE SAĞLIK.
Cumartesi, Nisan 19th, 2008:
..BAYBORA.. yazımda yazılanlar sitem içermiyordu sadece birkaç soru ve sadece kırgınlıklar..tabikii hayallerimi yıkıp gitmedi aksine hayallerimin kurucusu oldu minnet doluyum..
Allah herkese böyle bir sevgi nasip kısmet etsin..
Pazartesi, Mayıs 5th, 2008:
Ama ayrılıkla bitmiş bir sevgi değil mi bu? Herkes için böyle bir sevgi dilemek bana biraz ters geldi.Giden bir sevgili karşı tarafın bütün hayallerini yıkar benim bildiğim.Sizin hayalleriniz nasıl oluyor da kuruluyor ve minnet duyuyorsunuz NUR Hanım kafam allak bullak oldu.
Nasıl yani ya??
Pazartesi, Mayıs 5th, 2008:
Nur_perisi duygularını öyle samimi ifadelerle dile getirmişsin ki çektiğn acıyı okuyucuya çok iyi aktarıyorsun.Böyle bir sevgi herkese nasip olmaz sana katılıyorum.Hep büyük ve gerçek sevgilerin büyük acıları olduğunu düşünmüşümdür.Onları büyük yapanda sanırım içinde barındırdığı acılar.Allah bu sevgini aratmayacak ama acını da unutturacak yeni güzel günler göstersin sana.