Bitmedi

 Sertaç yazmış

”Babam ve Oğlum”, ”Mafia”, ”Suç ve Ceza”, bunlar hatırlayabildiklerim. İnsan bir garip oluyor babasıyla arası açılınca, üzülüyor.

Birkaç akşamdır babamı işe uğurluyordum. Ama bu akşam olmadı. Sigara içiyordum balkonda ve annemin;

- “Haydi, güle güle Ziya” demesiyle arkamı döndüm ve baktığımda göremediğim o ve kapının kapanış sesi vardı.

Düşündüm, ”Benimle bugün ilgilenmedi” diye. Acaba ilgilendiğinde verdiğim tepkiler benim onunla ilgilenmediğimi göstermiyor muydu? Sonra bizim için İstanbul’a taşınmaları, geleceğimiz için.

Bunlar üzdü beni ve bunun yanında eski bir kız arkadaşıma yazdıklarım. Bir önemi yok gibiydi. Ama ben hala onları seviyorum. Babamı ve eski kız arkadaşımı.

Yapacak bir şey, ona ulaşacak bir yol bulamadıkça kilitleniyorum, kızıyorum kendi kendime. Nedeni çok basit: ”İlgilenmedim”. Doğru olan bu muydu?

Babam kontör istemişti benden bu öğlen.

- “Kaç kontör istersin baba?” diye sordum.
- “Sen kaç yollamak istersin” dedi.

Karar vermek çok zor. O doğru karardan korktuğu sürede fazlasına yöneldi. Ben de cevap olarak

- ”Fazla!” dedim.

Doğru cevabı biliyordu ama ondan daha fazlasını da. Daha fazlası benim için; ona göre ne kadar kontör yollasam o kabul edecek. Bu yüzden ne kadar vereceğinize karar verin arkadaşlar, ne kadar vereceğinize.

Bundan çok uzun zaman önce. Yıl 2003 - 2004 araları bir yerlerde kayboldum. Elimde tekrar sigara, ayaklarımı geriye çeken hayali bağlar vardı sanki. Yani bir şeyler vardı işte. Bunu hayal eden sadece ben değildim. Gerçekliğini hissedebileceğim kadar.

Geriye baktım mı hatırlamıyorum. Duraksamadan bir an önce eve varma isteği vardı içimde. Yolda sefil olacağım, bu geçtiğim yollara yatacağım geldi aklıma.

O an kız arkadaşımdan ayrıldığım andı. Artık geriye dönüş yoktu. Bir karar vermiştim. Bu karardan dönmem delikanlılığa sığmazdı. Bana yakışmazdı. Çünkü ben bir kerede karar alır, bir kerede dönerdim. Bu sefer farklı olacaktı. Ama olmadı.

Neden olmadı? Bedenimin ihtiyaçları var. Neden olmadı? Aklımda işte. Neden olmadı? Bir bilsem neden olmadığını, size anlatacağım ama olmadı işte. Vazgeçemedim ondan.

Bir hastalığa dönüştü. Lütfen kurtar beni bu durumdan. Bir saplantı oldu ”Öldür!” de kurtulayım. ”Senin elinden olursa acı çekmem öldükten sonra” diye düşündüm. Ama bunda da yanılmam çok uzun sürmedi. Çünkü ”Ben” diye adlandırdığım şey bir başka varlığa dönüştü: ”O”na…

Ne yapsam bilemedim. Gururumu yerlere gömemedim. Arınmak istedim, arınamadım. Temizliğe verdim kendimi bulamadım. Allah’a verdim kendimi…

Verdim ama şu an büyük bir karar aşamasında hissediyorum kendimi. Ve insanlardan, yani sizlerden yardım istemek zorunda hissediyorum kendimi. Ama bunu yapmaya yine gururum elvermiyor. Yani bana mantıksız geliyor. Çünkü ”O”nu tanımadığınızı, beni tanımadığınızı söyleyeceksiniz.

Bu kamuoyu araştırmasıyla olmaz. Bu insanlara anket doldurtarak olmaz. Bir kere karar verdiysem geri dönüşü olamaz. Ama bir yandan olabilir.

Olumlu bakmakta yarar var sonuçta. O da bir insan. Ne kadar olumlu ya da ne kadar ılımlı ve anlayışlı?

Elbet karşıma çıkacak daha önce yaşadığım sorunlar. O zaman ne yapacağım? O zaman geçmiş zamanın bana kattıklarını, mantığımı, aklımı bulabilecek miyim? Aklım yerinde olacak mı?

Ben onu neden istiyorum?”, bu sorunun cevabını bulduğum zaman ondan vaz mı geçeceğim? Bugüne kadar Allah’tan en çok istediğim, benim kadar yetenekli, benim kadar akıllı, benim kadar anlayışlı bir insanı karşıma çıkarmasıydı.

Onu buldum. Ama o beni bulamadı. Beni bulmasını nasıl sağlayacağım? Belki onu değil de kendimi bulmam lazımdı. Kendimi buldum, yanılıyorum…

Onda kendimden bir şeyler buldum. Ben kendimde beni ararken onda kendimi bulmam çok şaşılacak bir hikaye. Kendimde olan zeka, yaratıcılık, iyi niyet, hoş sohbet…

Bunlar bana yetiyor şimdilik. Peki ya ilerde? İlerde yetebilecek mi? Daha fazlasını istediğimizde? Şu an daha fazlasını istiyor gibiyim. Elimdekiyle yetinmemiş ve onu da kaybetmiş gibiyim.
Uzaklara kaçmış, saklanmış hissediyorum kendimi.

Evden bile çıkmıyorum. İnsanlardan uzaklaştım. Benim insanlığım onda kaldı. Her şeyim, kalbim, aklım, daha fazlasını istiyorum. Onda daha çok iz bırakmak. Ona daha fazlasını vermek istiyorum.
Çünkü kendimden daha çok şey bekliyorum. Daha yetenekli olmak, daha akıllı… Akıllarımızı birleştirmek…

Ona her şeyimi vermek istiyorum.

3 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.67 3 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.67 3 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.67 3 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.67 3 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.67 Loading ... Loading ...
Etiketler: , , , , , , , , , ,


19 Şubat, Salı , 2008

Öneri: (Sponsor)

4 Yorum yapılmış

  1. Salı, Şubat 19th, 2008:

    Şimdi arkadaşım kusura bakma öncelikle yazı bir bütün halinde ilerlememiş hiç.Babanla aranın açık olaması ile ilgili bir kaç cümle kurmuşsun ama nasıl bir ara açıklığıdır bu hiç anlam veremedim tam onu çözmeye başlamışken hoop bir den konu kız arkadaşına geliyor ben bunda da işin içinden çıkamadım.Bu yüzden de sana yazrdımcı olabilecek bir cümlede kuramayacağım.

  2.  
    Sertaç

    Çarşamba, Şubat 20th, 2008:

    Babam ile olan ara açıklığının derinlerine çok fazla inmek istemedim. Bunun kaynağının ondan kaynaklandığını düşünüyorum çünkü. Burada sadece ben mi ilgilenmiyorum diye düşündüm. Babam soğuktur benim. Kendi işlerinden bizimle ilgilenmeye vakit bulamaz. Eski kız arkadaşımla ilgilide bazı hatalarım olduğunu düşünüyorum.

    İnsanları kazanmaya değilde kaybetmeye yönelik davrandığımı gördüm yakın zaman önce.
    Babamla aramı düzeltebilirim fakat eski kız arkadaşım bana hayır diyemediği için kurallar koyup beni kendinden uzaklaştırmaya çalıştı.
    Buda bana saçma geliyor. Ben öyle yapmıyorum çünkü.

  3.  
    alperen

    Çarşamba, Şubat 20th, 2008:

    Babanla aranı düzeltebileceğine inandığın kadar,kız arkadaşınla olan sorunlarını da düzeltebileceğine inanmalısın bence.
    Yakın zaman önce davranışlarında hatalar olduğunu farketmen seni güzel çözümlere götürecektir eminim :)

  4. Perşembe, Şubat 21st, 2008:

    hıımmm.

Bitmedi başlıklı yazıya gelen yorumları takip et veya bu yazı hakkında bahsedenleri gör.

Yorum yap




Senin yorumundan sonraki yorumlar E-postana gelsin mi?


 
Ne çok severiz seni Wordpress