Fırındaki çocuk
mervis yazmış
Kurban Bayramıydı çok iyi hatırlıyorum. Ablamla birlikte fırına gittik. Yemek verecektik.
Ablamla gülüşüp konuşuyorduk. Arka sıramda uzun boylu, liseli olduğunu anladığım bir delikanlı, kendisinin simit almaya geldigini söyleyip, beni lafa tutmaya çalısıyordu. Sorduğu sorulara kısa cevaplar verip, geciştirdim.
Sonraları beni her gördügünde selam vermeye başladı. Bir ara ortadan kayboldu. Onu görmüyordum artık. Gerçi merak da etmiyordum. Her gün farklı bir kızla dolaşan boş bir çocuktu o.
Bir gün yaz tatili için Dikili’ye gittik. Evde sıkılmıştım, biraz bisiklet sürmek için çıktım. Bir süre sonra “Hişşt” diye bir ses duydum.
“Hişşt” de ne demekti? Benim bir adım vardı. Nefret ederdim bu sözcükten ama sesin sahibine olan merakım beni arkaya bakmaya zorladı.
Evet oydu. İşte oydu. Kim mi, fırındaki çocuk.
- “Selam” dedi,
- “Selam” dedim.
- “Kusura bakma adını unuttum, böyle seslendim” dedi, gözleri yere dönük, suç işlemiş bir çocuk gibi.
- “Yarın seni görebilir miyim?” dedi
- “Kumsalda olurum” dedim.
Ertesi gün kumsala gitmedim. Bilinçli değildi inanın, sadece annemler Manisa’ya dönüyordu. Evden ayrılamazdım ama içten içe onu kumsalda ağaç olmuş halini düşünüp gülümsüyordum.
Akşam kuzenim, ablam ve ben çarşıda gezinirken arkamdan seslenmiş, duymadım. Ablam “Sanıyorum sana sesleniyorlar” dedi. Baktım, oydu.
- “Sözünü tutmadın” dedi.
Yüzünde hınzır bir gülümseme vardı.
- “Öyle oldu” dedim.
- “Yarın kumsalda olacağım ve seni bekleyeceğim” dedi.
Sustum. Anladım manasında başımı salladım, gitti. Yaklaşan akıbetimi görebiliyordum. Yarın teklif edecekti. Sinir oluyordum ona, nasıl bir tepki verebilirim derken, onun burnunu sürtmek, süründürmek istedim. Böylece tüm kızların öcünü alabilirdim.
Benim için boş, hazır cevap ve ukalaydı o kadar. Her sabah 6′da kalkar, kumsalda yürür, denize girerdim. Ertesi gün de öyle yaptım.
Nasıl bir strateji geliştireceğimi bimiyordum. Sıradan biri olmadığımı anlamalıydı.
Yürüyüş yaptım, denize girdim. Yüzerken yanımda bir karaltı gördüm. Çığlık atıp sıçradım!
Bir de ne göreyim o!
- “Korkuttum mu?” dedi
- “Evet” dedim.
Elindeki yosunları bana doğru uzattı.
- “Denizden gelen bir kıza, denizden gelen bir çiçek” dedi.
Gülmeye başladım.
Eee, sonra ne mi oldu? Evlendik :)
|
25 Ekim, Perşembe , 2007






Perşembe, Ekim 25th, 2007:
Deniz kızına yosundan buket yapmış ha:) Etkilemeyi nasıl da başarmış ama..
Büyük nefretlerden büyük aşklar doğar demişler mervis..
Sadece ,gerçek,hoş bir hikaye.Eline sağlık..
Perşembe, Ekim 25th, 2007:
WAwwww süpermiş.Denizden gelen kıza denizden bir çicek çok akıllıca..İşte hayat bu kime neyle yaklaşırsan öle olur derler ama iş öle değil.Evlilik moduyla yaklaşırsın evlilik olmaz.Aman boşver günüm gün edeyim dersin eşin olur..Allah mesut etsin.Sizin tesadüfler yanınızda olmuş buarada..
Perşembe, Ekim 25th, 2007:
genelde bayramlar hayırlara vesile olur derler ya bu hıkayede bole olmus ,bakkalda başlayıp taa Dikilide hatta evlillıkle bitmiş,umarım mutlu bı hayat sürdürüyorsunuzdur…hayatın dünü,bugunu ,yarını yoktur her an herşey olabilir.Sen burnunu sürtecektın o cocugun ama şimdi ikinizin burnu bir oldu:))beraber sürtüyosunuz ,ama bu mutlu bir sürtme :)))) işallah bir ömur mutlu kalırsınız….
Perşembe, Ekim 25th, 2007:
Nasıl bir strateji geliştireceğimi bimiyordum. Sıradan biri olmadığımı anlamalıydı
evet sıradan biri degilmişsiniz ki o kadar kızdan sonra sizle evlenmiş süper bu hikaye unutulmaz haa enişteye selamlar kendisini örnek almasamda içimde öle
potansiyel var potansiyel derken çok ızla çıkıp dogruyu bulmak
Perşembe, Ekim 25th, 2007:
valla harika bir evlenme hikayesi mutluluklar dilerim…
Cuma, Ekim 26th, 2007:
sicak yaz gunlerinden birinde kendimi sahilde hayal ettim yine.sadik dostum ‘krep’ (eski kopegim) ile sahilde dolanirken; “ulen bu adam elindeki yosunlari ne diye kiza uzatiyo” diyodum.
Dip Not: Yorumu yapan kisi hala bekardir.
Cuma, Ekim 26th, 2007:
Süpermişş etkilendim yanii..
Cuma, Ekim 26th, 2007:
güzel allah mesut etsin.
Cumartesi, Ekim 27th, 2007:
meraq ediorum acaba uzatınca yosunları aldınmı? ıyyy yosunlar iğrenç!!! ama hikaye etkileyici!