İhanetin böylesi

 ayshiiii yazmış

Ankara’nın köylerinden birinde güzel bir kız yaşıyormuş. Kıza kem gözle bakan kör, yan gözle bakan ise taş olurmuş.

Kız öyle alımlı, öyle güzel, öyle sade ve doğalmış ki, onu her gören yaptığı işi bırakıp sadece onu izliyormuş.

Köye bir gün şehirli bir adam gelmiş. Köyden bir çiftlik alacağını söylemiş. Gel zaman git zaman, kız bu adama delicesine aşık olmuş. Adam da kıza vurulmuş, kandırmış ve imam nikâhı kıymışlar.

Kız çok saf olduğu için bunun bir oyun olduğunu düşünmemiş. “Aşkın gözü kördür” derler ya, işte o misal, kız olanların farkına varamamış. Sadece adama adamış kendini. Sadece onu düşünüyor, sadece onunla ilgileniyormuş.

Adam şehre gidip geliyormuş. Bir gün kız da onunla şehre gitmek istemiş. Adama bu isteğini söylemiş. Adam gülmüş ve ”Olur ” demiş ama, o gün bir daha hiç köye dönmemek üzere her şeyini alıp gitmiş.

Kıza sadece bir mektup bırakmış:

Sevgilim, seni çok seviyorum. Fakat ben seni daha fazla üzmek istemiyorum. Seninle geçirdiğimiz her günü çok özleyeceğim. Seni hala çok seviyorum. N’olur beni anla.

Ben üç dört sene Türkiye’de olmayacağım. Lütfen beni affet. Boş ol! Boş ol! Boş ol! Şimdi özgürsün. Benden daha genç birini bul ve hayatını yaşa. Beni düşünme...”

Kız bunları okurken üzüntüden kendinden geçmiş. Kendine geldiğinde kaldığı yerden devam etmiş ve ağlaya ağlaya eşyalarını toplayıp şehre doğru yola çıkmış.

Şehre varmış. Ama ne yapacağını, nereye gideceğini bilmeden yürüyor ve elinde mektup sadece ağlıyormuş. Şehir o kadar büyükmüş ki, kız kara kara onu nerede bulacağını, ne yapacağını düşünüyormuş.

Bir kafeye girip oturmuş. Çay içip ısınmış. Annesinin verdiği altınlar ne yararına dokunur ki? Bu yüzden gazetede okuduğu haberlerden bir iş sahibi olması gerektiğini düşünmüş. Bir gazete almış, hemen okumaya başlamış. Bir de ne görsün?

Sevdiği adamın manşet manşet haberleri, fotoğrafları var. Hemen okumuş ve adamın yalan söylediğini o an anlamış. Çünkü gazetede şöyle yazıyormuş:

Ünlü iş adamı Osman Adalıoğlu, karısı Şehnaz Adalıoğlu ile barıştı. Çiftin barışmasını kutlamak için düzenlenen partide Şehnaz ve Osman çifti liseli aşıklar gibi dans edip eğlendiler

İşte o an kızın dünyası tamamen başına yıkılmış. Ne yapacağına karar vermesi gerekirken, düşünemiyor daha çok ağlayıp “Neden?” diye kendini bitiriyormuş.

Yanına bir genç yaklaşıp,

- ”Hanımefendi niye bu kadar ağlıyorsunuz? Sizi kim, neden bu kadar üzebilir? O kadar temiz bir yüzünüz var ki sizin bu kadar üzülmenize dayanamadım. Ne oldu? Belki ben yardımcı olabilirim.

Kız ağlamaktan konuşamamış. Ne yapacağını, ne söyleyeceğini bilmiyormuş. Aradan iki saat geçmiş. Kız sakinleşip her şeyi gence anlatmış. Çocuk, kızın bunların hiçbirini hak etmediğini söylemiş.

Kız köyüne geri dönmek istemiş ama genç bunun doğru olmadığını, bunun suçu kabullenip kendini parçalayarak bitirmek olduğunu söylemiş. Kız ,

- “Ne yapmalıyım ki?” diye sormuş.

Çocukla kız bir plan yapmışlar. İlk önce kız liseyi bitirecek, aynı zamanda bir işe girerek çalışacakmış. Planı başarıyla uygulamaya başlamışlar. Kız liseyi bitirmiş ve Tıp Fakültesi’ni kazanmış. Ve bu arada çocukla da sürekli görüşmekteymişler.

Aradan yıllar geçmiş. Kız üniversiteyi bitirip Ankara’da bir hastanede işe başlamış ve kalp cerrahı olarak mesleğinde de başarılı bir yere gelmiş.

Bir gün hastanenin çok yoğun olduğu günlerden birinde Osman Adalıoğlu kızın çalıştığı hastaneye yatırılmış. Tesadüfen de kızın hastası olmuş adam. Kız odaya girdiği anda anlamış ve Allah’a şükretmiş,

- “Rabbim sana şükürler olsun! Bana bu günü de gösterdin!” diye.

Kızı gören adam şok olmuş. Ne yapacağını bilememiş kıza,

- “Sen..! Sen..! Nasıl olur?” diyebilmiş sadece.

- “Şu anda bu acıları benim yüzümden, kandırdığınız diğer genç kızlar ve çapkınlıklarınız yüzünden çekiyorsunuz ve buradasınız” demiş ve biraz durduktan sonra devam etmiş,

- Sizi çok sevmiştim beyefendi. Size inanmıştım. Ama ne yazık ki yalanmış! O güzel saf kız artık yok. Onu siz öldürdünüz. Ben on beş, on altı yaşlarındayken ninem ağabeyime “Bak oğlum. Kız ahı alma sakın. Çok yakar, çok çekersin’’ derdi. Ninem çok bilgilidir

Kızın bu konuşmasından sonra adamı ameliyathaneye almışlar. Kız ameliyatı başarıyla gerçekleştirmiş. Adam yaşamını sürdürmüş. Fakat sağ tarafı felç olmuş. Kız adama mektuptan sonrasını anlatmış. Adamın gözlerinden yaşlar akıyormuş. Kız da dayanamamış. O da ağlıyormuş. Adam o an,

- “Affet beni!” diyerek hayatına gözlerini yummuş.

Kız ile genç çocuk evlenmişler. Üç çocukları olmuş. Kız çok mutluymuş. Çünkü artık içi çok ama çok rahatmış.

2 kez oylanmis, 5 uzerinden 3 2 kez oylanmis, 5 uzerinden 3 2 kez oylanmis, 5 uzerinden 3 2 kez oylanmis, 5 uzerinden 3 2 kez oylanmis, 5 uzerinden 3 Loading ... Loading ...
Etiketler: , , , , , , , , , , ,


21 Mart, Cuma , 2008

Öneri: (Sponsor)

5 Yorum yapılmış

  1.  
    ImmortaL-13

    Cuma, Mart 21st, 2008:

    pembe dizi gibi olabilirliği çok düşük bir çocuk masalı.özür dilerim ama beğenmedim heyecanla sonunu beklerken hayal kırıklığına uğradım

  2. -1
     
    john locke

    Cumartesi, Mart 22nd, 2008:

    Plan: tesadüfen adamın hastalanıp yatacağı bir hastanenin tespiti ve 5 dakikada oraya cerrah olunması.

    Sonuç: Hep ağlıyoruz.

    Yiğenim sen gıza nasıl bakılması gerektiğini bilmiyorsun. Ne yan bakılır ne kem bakılır. Kız görülür. Eğer beğenilirse gızla rileyşın kurarsın. Olursa çocuk yaparsın. Bunnarın çocuklarına kem bakınca da mı yarım kalınacak? yoksa kız metafizik bluetoothunu kapatacak mı?

  3.  
    yazi_yorum

    Pazartesi, Mart 24th, 2008:

    ben bu türde 1000 den fazla Türk filmi çevirdim. Kötü mü ? valla kötü diyemem zira kötü olsa 1000 lerce kez Tv lerde Film olamazdı sanırım… Ama ben olsam senaryonun sonunda hadi bee düşe düşe sana mı düştük ” şansa bak Anasını satayım , bu kız da beni öldürür derdim en azından sonunu farklı bitirirdim”
    Yani şunu söylemek istiyorum emeğe hiç bir zaman saygısızlık etmem ama çok bilindik bir konu bu. saygılarımla

  4. Salı, Mart 25th, 2008:

    Bir yeşilçam klasiği tarzı.

  5. +1
     
    ayshiiii

    Salı, Mart 25th, 2008:

    Her türlü yoruma açığım. Bu hikaye benim yazdığım ilk hikaye. Eleştirileriniz için teşekkür ederim.

İhanetin böylesi başlıklı yazıya gelen yorumları takip et veya bu yazı hakkında bahsedenleri gör.

Yorum yap




Senin yorumundan sonraki yorumlar E-postana gelsin mi?


 
Ne çok severiz seni Wordpress