Kusursuz kokteyl
Cevval Portakal yazmış
“Bitti mi“ye yazı yazacağım aklımın ucundan geçmezdi. “Neden olmasın?” diye düşündüğümde ise kendi kendime geçerli bir cevap veremiyorum.
Hani acaba bu konularda yazmak, düşünce içeriği açısından kısır mı geliyor. Yoksa “Bizden geçti canım onlar, ergen misin allasen, oturup neyi yazıcan karı-kız hakkında” diye mi düşünüyorum, bilemiyorum.
Ne oldu al işte! Ben de yazdım böyle bir kız-erkek ilişkileri yazısı. “Bitti mi“sözcüğü çok arabesk gözüktü birden gözüme.
Ehm öhm… ve gelelim kendi kendime şaşırarak, bir yandan kendimden utanarak yazmaya başladığım yazıma. Tek derdim anket ayarında bir sonuç elde edip, bunu da hayatımın devamında göz ardı etmemektir, böyle biline.
Kanımca şu tip hatalar yapmaktayım konumuz olan kız-erkek ilişkilerinde: Karşı tarafta gözlemlediğim bazı leziz özellikleri gözümde büyütürken, aynı zamanda kötü olanları görmezden gelerek eş tercih hakkımı kullanmaktayım.
Aradan biraz zaman geçince, iyi dediğim bölümün o kadar da iyi olmadığını ve kötü olanın ise katlanılmaz hale geldiğini farketmekteyim. Biraz durulunca kimse mükemmel değil deyip, ardından yine içinden çıkılmaz düşüncelere dalmaktayım.
Kötü kelimesi, bu yazı için ele aldığımızda göreceli bir kavramdır, burada bahsedilen “kötü”yü açmak istersek, beni sıkıntıya sokan, bezdiren, katlanamadığım insani vasıflar olarak tarif edebiliriz.
Sorunumun en basite indirgenmiş şekli yukarıda özetlenendir. Örneklerle açıklama bölümüne geçelim en iyisi.
Bu yazıyı yazmama neden olan olay az önce gerçekleşti. Sevgilimi kendime göre yontmaya çalıştığım anda, kendisi amacımı anladı ve anında benimle iletişimini kesti. Şu anda ağlıyor olabilir, benden kurtulup iç huzuruna ermiş olabilir, kulaklarımın çınlama nedeni yediğim küfürler olabilir.
Yarın ilk görüşmemizde, bu durum için az inandırıcı, ancak doyurucu bir bahane uyduracağından eminim. Asıl iletişimin kopma nedeninin bu yontma ve yontulma mevzuğu olduğunu ikimiz de pekala biliyor olacağız. Hiçbirşey olmamış gibi eski halimize döneceğiz.
Konuşmaya başladığımız esnada cübbemi giydim, kapuşonumu kafama geçirdim, şişelerimi hazırladım, gerekli kadim kitapların gerekli sayfalarını açıp, karşıma dizdim. Başladım titizlikle formülümü hazırlamaya.
Önce sevgilimin özünü koyduğum tüpü alıp, sacayağın üzerine yerleştirdim. Ağzına soğuk bir plastik hortum taktım. Düzeneğin işlediğinden emin olduktan sonra başladım damıtmaya.
En iyi özellikleri damıtıp, bir şişede topladım. Geride kalan kötü özellikler posasını rafa kaldırdım.
İyi niteliklerin damıtıldığı, 1/4′ü dolu şişeyi dikkatlice tuttum ve sacayağı iyice kısarak en başta özün bulunduğu ocağın üzerine yerleştirdim.
Sıvı yeterli sıcaklığa erişince “Kendi niteliklerim tüpü”nü ağır ağır içine boca ettim. Amacım muhteşem karışımı elde edip, kusursuz sevgilinin, ruh ikizimin sahibi olmaktı. Fakat o esnada bir kaza oldu şişe kırıldı.
İnce deney tüpünün tahminimden daha ince olduğu gerçeğiyle yüzyüze geldim. Çat! diye çatladı deney tüpüm, ısı değişimine dayanamadı.
Bütün karışım masaya döküldü, yerlere saçıldı. Panik halinde yerden kurtarabildiğim kadarını bir faraşla kurtardım. Kurtarılanları, rafa kaldırdığım kötü nitelik posasının içine ekledim.
Elimdeki öz benzeri bir karışımdı. Bununla idare etmek zorunda kalacağımı biliyordum. En azından bir şey kaybetmemiştim. Kitaplarımı kapadım, cübbemi çıkardım, seneler önce Crazy’den aldığım, rengi solmuş tişörtü giyip yattım.
Not: Site yönetiminden tek ricam hep birlikte tetikte olmamızdır. Olaki mevzubahis sevgili siteyi keşfedecek olursa, yapılabilecek en hızlı şekilde yazı kaldırılabilmelidir. Aksi takdirde mevzubahis sevgili o tüpleri bana tek tek…
Editörden not: Notu pek sevimli bulduğum için kaldırmadım : )
|
29 Ağustos, Çarşamba , 2007






Çarşamba, Ağustos 29th, 2007:
sen mükemmelsin çünkü, damıtılacak hiç bir özelliğin yok, kız beni böyle sevmiş böyle kabullenmiş deme, sen de onu böyle kabullenme….
Çarşamba, Ağustos 29th, 2007:
tüptüret :))
Çarşamba, Ağustos 29th, 2007:
1)Bitti mi ye yazdın büttünnn klasın gitti benden sölemesi.. Tühh:)
2)Kimse değişmez ya, bence git kendine göre yontulmuşundan bul bitane.. Hele bi kadını yontmak:) Valla seni baştan aşağı değiştirir yine kendi değişmez bende sölemesi…
3)Bir de kadını kızdırmıcaksın öle,yazık, kızdan özür dilemlisin. Unutma ki”Öfkeli kadın susarsa,sessizliği sağır edici olabilir!”
4)Şaka bi yanada,asıl yorumum buydu.. Yazın çok güzel olmuş.. olayı Deney muhabbetiyle zenginşeltirmen ii bi fikirdi.. Güzeldi güzel.. Beklioruz yazılarını.. Böle kavgalarınıda dermişimmm;)Şaka.
Perşembe, Ağustos 30th, 2007:
güzel sevdim hele not kısımları….
Perşembe, Ağustos 30th, 2007:
En son anasayfada gördüğüm yazıyı hatırlamıyorum. Görmeyeli çok değişmiş site. Cevval bile bitti mi yazmış. Bunlar hep kıyamet alameti.
Cuma, Ağustos 31st, 2007:
bende insanım, oluyor işte böyle arada. alkol alınca duygularım olduğunu farkediyorum bazen, kısa sürüyor ama olsun. ayılınca mutlu odun halime geri dönüyorum.
herneyse gelelim yorum yanıtlama faslına. (2 gündür girememişim zaten siteye yazdıkça yazarım şimdi ben)
not bölümünün yayınlanması ufaktan “@cevval de az tırt değilmiş hee” nidaları uyandırmış olabilir, ama cidden sevimli olmuş o başka. :)
şimdi efenim ben demiyorumki şahane bir insanım, her niteliğim fevkalade hiçbir eksiğim yok, insanlık izimden yürüsün refaha ersin… tabiki bu tip bir inancım yok. ama eğer ben, ben olabilmişsem. kendimce doğru olduğunu düşündüğüm davranışları sergileyerek ben olmuşum, böyle bir durumda da benim doğru olduğuna inanarak sergilediğim davranışı ki aksini düşünmek saçma olur, karşımdaki insanda gözlemleyince onun da doğru yaptığını düşünürüm, hatta nadiren yaptığımın yanlış olduğunu düşünsem bile karşımdakinin, yanlışı benim gibi yaptığını görmek beni memnun eder. ekstradan, birşeyler paylaştığım bir insanın, benim zevk aldıklarımdan benim gibi zevk alabilmesi, ilgi alanlarıma yakın olması bana ayrı bir mutluluk verir. bu ben ile sınırlı değil mantık çerçevesinde ele aldığımız zaman çıkan sonuç.
o yüzdendir ki amacım sevgilimi kendime benzetip hayat boyu huzura kavuşmak.
şimdi bayanlar yontulmaz, bayanlar senden akıllı bi defa sen kim oluyorsun be eşek adam!, bayanlar odunla döver seni, bayanlar muhteşemdir vb… feminizm kokan yorumları bir yana bırakalım. bu özellikler insandan insana değişir,cinsiyet farkı gözetmek saçmadır, ayriyetten uygulayıcıya göre de değişir, yetenekli bir alchemist bu yöntemle harikalar yaratabilir. bir dahaki sefere o tüpün daha kalını kullanılır ısı değişiminde çatlamaz.
eklemek isterimki; o faraşla toplandıktan sonra elde edilenin başarısızlıkla sonuçlanmış bir karışım olduğunu düşünüyordum, ancak bugün gördümki o kadar da kötü bir kokteyl hazırlamamışım.
Cuma, Ağustos 31st, 2007:
“mutlu odun” iyiydi.hahahahahaha