Şaşkın
zoregeli yazmış
O’nu bulmak dünyanın en zor şeyi. O derken O’nu kastediyorum, yani O’nu işte. Hayalinizdeki insan, ruh eşiniz, diğer yarınız.
Hani derler ya “İnsan yarım doğar ve hayatı boyunca diğer yarısını arar” Ama bildiğim bir şey var, 70 yaşıma geldiğimde “Keşke 50 yıl önce deneseydim, belki hayatım farklı olurdu” demek istemiyorum işte bu yüzden.
Şu anda İstanbul’da finallerime girmem gerekirken, ben bu otobüsteyim. Evet bir kız için, tüm o eski hikayelerde olduğu gibi. Her şey o kız için, her şey senin için.
Hayatta kalmakla yaşamak arasında büyük bir fark var bence. “Yaşıyorum” demek için çaba sarf etmeli, en az bir kere denemeli, hele konu aşksa asla vazgeçmemeli. Ben denedim… Zaten insan niye yaşar ki.
Kadınım…
Ben sizi çok eskiden sevmiştim. Bir gün kahvede oturuyorum, siz karşıki çınarın önünden geçtiniz. Çok güzeldiniz. İlk gördüğüm günkü gibi çok güzeldiniz. Siz benim akşam güneşim, sabah güneşim olur musunuz?
Benimki kara sevdaydı. Anlayış gösterin. Çünkü ben kendimi anlayamadım. Siz beni anlayın. Ben sizi çok eskiden sevmiştim…
|
29 Mayıs, Perşembe , 2008






Cuma, Mayıs 30th, 2008:
“YAŞAMAK SEVMEKSE. BEN HİÇ ÖLMEDİM Kİ” . demiş ozan insanı tamamlayan bir ruh ikizinin olduğuna inanıyorum çünki yaşıyorum. Arada kilometrelerde olsa aynı anda aynı şeyi yaşayan özde bir ama iki ayrı insan . Yazında kadınım deyip siz diye hitabla devam eden hikayen o kadar ince ve lütufkarki lale devri aşklarını anımsattı. Yüreğine sağlık.
Cuma, Mayıs 30th, 2008:
ben nerelere gittim okurken ahhh
Cumartesi, Mayıs 31st, 2008:
hikayenizde kopukluklar olsa da yinede çok güzel, okurken keşke! dedim, keşke bende cesur olsaydım…
Cumartesi, Mayıs 31st, 2008:
ben cesur oldum hicbir işe yaramadı tavsiye etmem
Salı, Haziran 3rd, 2008:
aynı kaderı paylasıyoruz
Perşembe, Haziran 5th, 2008:
hayat gerçekten çok ZOR hayatını paylaşabilmek ayrı bir dert