Sormadım farzet
son_nefes yazmış
Sana dair kurduğum hayallerin çaresiz kaldığını düşündüğüm yine bugün, gidenin arkasından tez gelsin diye dökülen sular gibi döküldü gözyaşlarım.
Bana hediye ettiğin yüzüğün üzerindeki gülün rengi gibi, ağlamaktan kıpkırmızı olan gözlerimle odada gezinirken duvardaki takvime takıldım.
Ne de çabuk gelmişti ayın yirmi yedisi. Sesini duymayalı, varlığını hissedemeyeli tam beş ay olmuştu.
Sana gönderilmemek üzere yazılmış ilk mektubum bu. Aynı zamanda da son belki bilmiyorum.
Gönderilmeyecek oluşunun vermiş olduğu rahatlıkla sıralamayacağım bir bir yergi cümlelerini. Ben seni yeremem ki, konduramam kötü söz, yakıştıramam. Ama ilişkimiz boyunca kafamda beliren bütün soru işaretlerini bi’ tarafa bırakarak sadece şunu sormak isterdim sana:
Seni bu kadar sevebilmiş ve sana olan sadakati örnek olabilecek, ilk sevgilisi olduğun bu kızın duygularına nasıl kıyabildin?
Ya da neyse boşver hiç sormadım farzet…
|
12 Haziran, Perşembe , 2008






Perşembe, Haziran 12th, 2008:
Her sona hazırlıklı son sözler vardır; bazen sırası gelmeden inmez durduğu yerden ama kimileyinde inmeden bile durduğu yerde keser bıçak gibi, keser göğsünü o hakedenin. Sanki böyle demişsin sen de “.neyse boşver hiç sormadım farzet…” Kılıç gibi, ok gibi, mızrak gibi saplanır aslında bu söz, sözü dinleyene ama, buralara gelmişse, dönüp gitmek gerekir, böyle sözlere ihtiyaç duyulmayan başka yurtlara. Sen de gün olsun ki al git sana kalan anıyı ve senden geçen ürpermiş zamanları.
Perşembe, Haziran 12th, 2008:
Ama sordun..Hatta dünyaya haykırdın.O kadar saf ve temiz bir aşkmış,öylesine içten yazmışsın ki duyguların okuyana olduğu gibi geçiyor.
Bunları sana yazdıran kişi kesinlikle ’seni hak etmeyen biri” imiş diyorum.
Cuma, Haziran 13th, 2008:
Aşk mıydı o,aşkımsı birşeymiydi
Neydi kendine,beni bağayan
Kanatan dudağımı,tenimi dağlayan
Elleri ta içimde o dev miydi
Etime bir alev düşmüşçesine
Nasılda yakardı öptüğü zaman
Bir su gibi akıp gitti avuçlarımdan
Yorgunum şimdi bin yıl sevmişçesine
Hani yanlız benim olan gül,kırmızı
Gözlerimi önünde açılan sonsuz bahçe
Hani,o var olmalarımız öpüştükçe
O delice sürdürmeler yaşantımızı
Hiç doymamak olsa,tene kokuya,aşka
Sarıldıkça güçlenmek,bütünlenmek
Kudurmuş arzulara zamanı yenmek
Ve en kuytularda buluşmak korka korka
Kimi gün utanmak otlardan,çimenlerden
Kimi gece mıhlamak gözlerimizi duvara
Varmak için o sevgiyle açılmış kollara
Apansız düşmekyükseklerde bir yerden
Oydu işte alıştığım, özlediğim şimdi de
Sevgice bir tutku,aşkımsı bir yakınlık
Avunmak..Kırık dökük anılarla artık
Kimbilir?o geceler yaşanmadı belki de
ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN
Salı, Haziran 17th, 2008:
Sağolun arkadaşlar öncelikle hepinize yazıma zaman ayırıp okuduğunuz ayrıca yorum yazma inceliğinde bulunduğunuz için.A.Y Borke inan gönlüm hiç başka biyere gitmeyi istemedi onu gönlümden silmeden başka biriyle bişeler yaşamaya başlamak o yeni insana yapılabilecek en korkunç şey olur diye düşünüyorum bana yapıldığı için biliyorum ama dediğin gibi kalan anılarımı aldım bi kenarda kendimce kimseye zarar vermeden çekiyorum acımı Nostaljik saol dediğin gibi bendeki saf ve temiz bi aşktı ondakini bilmiyorum hatta belki de hiç olmadı çilekbahçesinin de yazdığı şiirin sonundaki gibi belki de hiç yaşanmadı…
Cuma, Haziran 20th, 2008:
5 ay uzun bir zaman ve hala ona yergi sözcükeri yazmaya kıyamayacak durumdasın. senin aşka verdiğin değer ve nasl sevdiğin ortada. acı çekilr, ve zamana yenik düşer. ama kendini acıya mahkum edersen deil 5 ay daha uzun süre geçse bile, unutamazsın ve kendini üzersin hep. sen yapman gerekeni yaptın. sevdin delicesine. ama günümüzde sevgiyi hak etmeyen çok insan var, onlar için üzülme artık, sadece onlara acı… giden kaybedendir. hislernini yakından paylaştığım için söylüyorum bunları. daha fazla üzülmeye değermi hiç ? aşk için sonuna kadar ama sevmesini bilenle giderim,
BENCE DEĞMEZ
Salı, Haziran 24th, 2008:
neden seven sevilmez yada terkedilir.. yada neden sevmeyen değer bilmeyen sevilir.. aşktan hiç mutlu olan yokmudur.. aşk gerçekten kötü birşeymi.. yada aşk ne neden böyle oluyor.. bukadar çok severken bukadar aşk sözleri varken dudaklardan kulaklara.. gitmeler niye… ya seven bir kalp hiçbirşeyi haketmiyormu… acı çekmeye mahkummu.. neden ya neden seven acı çeker.. hani çok seviyorlar hani deli gib.. buna inanıyorsun ve sevgin önüne gecemeyeceğin kadar büyüyor ve sonradan neden bu gitmeler neden bu kıymalar… lanet olsun.. lanet.. sadece lanet olsun o en güzel aşklara…