Tabakta kaldık, günah olduk

 theend yazmış

Kenan’ın şarkısındaki gibi ”Tabakta kaldık, günah olduk”.

Yaptığım bütün fedakarlıklara rağmen, bütün kırgınlıklarıma karşı, küs kalmak istemeden, üstelik hep affediciyken, karşımdaki insanı anlamaya çalışırken, yaptığım tek hata ve ilişkiye asla zarar vermeyecek bir hata karşısında terkedilmenin ve beş yıllık bir ilişkinin bitmesine sadece seyirci olabilmemin şaşkınlığını yaşıyorum.

İçimde keşke kızgınlık olsaydı. O zaman bağırır, çağırır bir şekilde kurtulurdum bu duygudan. Ama kırgınlığımın önüne geçemiyorum…

Keşke onu affedebileceğim, nasıl anlatılır, yüreğimle değil de, beynimle düzeltebileceğim bir sorun olsaydı. Öyle ya, bu bir sorun değil. Hiç karşılaşmadığım bir duygu sadece.

Bu tip durumlarda “Onu yap, bunu yap” diyen çok olur. Bana da olduğu gibi. Hepsini duydum anladım da ama söz konusu yürek olduğunda ne yazık ki söylenenleri, siz istediğiniz yönde anlarsınız, öyle istersiniz. Oysa üçüncü şahısa sözü siz açardınız.

Bitti artık! Onu yaptı, bunu yaptı“, bir sürü olumsuzluk sayarsınız onun hakkında. Ve karsınızdaki üçüncü şahıs haklı olarak “O zaman unut, arama” vs der. Ve siz o anda savunmaya geçersiniz aslında.

O iyidir, mutlaka bir açıklaması vardır” diye karşılık verirsiniz, kötülenmesini istemezsiniz sevdiğinizin, savunmaya geçersiniz. Çünkü ”Bitti” diye insanları yanılttığınızın farkına varırsınız.

Yenik hissedersiniz, kendinizle çelişirsiniz, saçmalarsınız, yerden yere vurup, toz kondurmazsınız.
Hala seviyorsunuz çünkü, siz de biliyorsunuz.

Gurur değil asla yaptığınız. Sadece tekrar incinmekten korkuyorsunuz.

Bunları sadece terkedilen ve aynı zamanda sekiz ay olmasına rağmen hala çok seven biri olarak sadece beni anlayabileceğini düşündüğüm insanlarla paylaşmak istedim. Teşekkür ederim.

5 kez oylanmis, 5 uzerinden 4.2 5 kez oylanmis, 5 uzerinden 4.2 5 kez oylanmis, 5 uzerinden 4.2 5 kez oylanmis, 5 uzerinden 4.2 5 kez oylanmis, 5 uzerinden 4.2 Loading ... Loading ...
Etiketler: , , , , , ,


16 Kasım, Cuma , 2007

Öneri: (Sponsor)

7 Yorum yapılmış

  1.  
    Semih

    Cuma, Kasım 16th, 2007:

    benim tecrubelerime gore iki insan arasindaki olumsuz olaylarda insan kendini cogu zaman haksiz gormez. Yaptigi kotu seylerin farkina varmaz. TAbii ki demiyorum sen haksizdin o yuzden seni birakti. Kadir kiymet bilmeyen insanlar da cok ama kendimizi de hep iyilik melegi her seyi en iyi yapar karsimizdaki ise en ufak bir seyde yamuk yapar gormemiz de sik rastlanilan bir durum.

  2.  
    serrap27

    Cumartesi, Kasım 17th, 2007:

    Seni çok iyi anlıyorum… O gelgitleri çok iyi bilirim ama zaman iyileştiriyor ha unutuluyor mu diye sorarsan:ASLA derim

  3. Cumartesi, Kasım 17th, 2007:

    unutulur…neler neler unutuluyor eski sevgiliyi unutmak neki.
    ne demiş şair?
    murphy kanıunlarının arasına neden konulmamış acaba “bir olayda her zaman anlatanın haklı olduğu” demiş, yaa yaa…

  4.  
    dogus84

    Çarşamba, Kasım 21st, 2007:

    :) bir insan bu kadar güzel benim hislerimi döker buraya sende biliyosun benim ilişkimden sonra yaşadıklarımı :) bir insana nasihat vermekk kolaydır. çünkü verenin tuzu kurudur. aynı sorunla kendisi karşıılaştığı zaman bakalım verdiği nasihtalrın uygulayabilecekmi kendi için hep merak ederim :) birde sana bir yazı göndermiştim bunu oku bi silkelen ondan sonra :)

    HAYATI ISKALAMA LÜKSÜN YOK SENiN !
    Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır. Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan “Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?” diye bir soruyla bile karsılaşabilirsin. İki ucu keskin bıçaktır bu işin… Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman… Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi halin cezanda indirim sağlamaz.
    Sen, “Ama senin için şunu yaptım” derken o, “şunu yapmadın” diye cevap verecektir ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın.Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın. “Peki o ne yaptı” deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak İçin uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için? Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın. Her zaman ki gibi yaşayacaksın sen. “Acılara tutunarak” yaşamayı öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki…. Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor. Kitap okurken de mutlu oluyorsun Unuttun mu? Kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana… Yine içeceksin rakını balığın yanında. Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası… Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun asıl olan yürektir. “Yürek sesi ne?” bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu…
    Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini…

    Nazım Hikmet RAN

  5.  
    asena75

    Pazar, Kasım 25th, 2007:

    yav kirginligini anliyabiliyorum ama keske ne oldugunu yazsaydin da sorun hakkinda da bilgimiz olsaydi o zaman yorum yapmak ya da seni anlamak ya da elestirmek daha kolay olurdu. 5 yil bu dile kolay bir anda bitiveriyor olmasi yaptiginin hic te senin azimsadigin kadar kücük bir hata oldugu duygusundan uzaklastirirken, 5 yili bir anda silen insanin sebeplerinin de anlasilmazligini yasiyorum.

    yazin yoruyor. kafa yormaktan yorum yapmaya zaman kalmiyor.

  6. Pazar, Kasım 25th, 2007:

    onu yap bunu yapma demiycem.. ama bazen olayları akışına bırakmak gerekir. ne kadar kırgın olduğunu tahmin edebiliyorum; ama belki de böylesi daha iyidir. 5 yılı söküp atamazsın, 8 ay olmuş, 1 ömür de orda durcaktır, belki biraz daha içerde, derinde. ama her zaman bugüne, yarına inanmak, kadere güvenmek lazım.

  7.  
    cilekbahcesi

    Pazar, Kasım 25th, 2007:

    İnsan vücudu aşka öğle ihitiyaç duyuyor ki o olmadan bir yanın eksik yaşarsın.Hayyatan aldığın zevkin hep bir kısmı eksiktir.Tıpkı su gibi ekmek gibi ihtiyaç gidenin ardından yaşadığın acı da aşkın içinde bir ihitiyaç.Acılarla yaşanılan aşk olgunlaştırıyor insanı diye düşünüyorum.

Tabakta kaldık, günah olduk başlıklı yazıya gelen yorumları takip et veya bu yazı hakkında bahsedenleri gör.

Yorum yap




Senin yorumundan sonraki yorumlar E-postana gelsin mi?


 
Ne çok severiz seni Wordpress