Uzaktan bakıyordum
Jolly yazmış
İlk tanıştığımız gün geldi aklıma nedensiz. Yüzünde sıcacık bir gülümseme, gözlerinde garip bir pırıltı vardı, kimsede olmayan. Benim ise şaşkın bir ifade, yanan yüzüm ve titreyen dizlerim…
Kelimeler birbirine giriyordu konuşurken. Hata yapmamalıyım derken iyice komik oluyordum ve ne yaparsam yapayım, dizlerimin titremesine engel olamıyordum.
Onu hep uzaktan izliyordum. Arkadaşımdı, aslını kendime itiraf edemediğim arkadaşım.
Onu hep uzaktan izliyordum. En güzel masaya kurulup, arkadaşlarıyla ders çalışırken yüz ifadelerini izliyordum. Kaçamak bakışlar atıyordum. Karşımda aynalar olmasa bile içimdeki keyfin yüzüme vurduğunu biliyordum.
Arkadaşımdı, gözlerine derin derin dalıp gidemiyordum. Derdini paylaşıyordu benimle. Mutluluğu için yön çiziyordum.
Arkadaşımdı, “Mutluluk aslında bende” diyemiyordum. Bir sevgilisi vardı. Onu yine uzaktan izliyordum. Sarılmalarını, bakışmalarını…
Yutkunmakta zorlanıyordum. Arkamı dönüp, gözlerimi kapatınca hiç tanımadığım bir insanın yerine kendimi koyup, boğazımdaki düğümü hafifletmeye çalışıyordum.
Arkadaşımdı. “Seni kıskanıyorum” diyemiyordum. Zaman geçiyor, aşk acısı çekiyordu. Dolu gözlerle bana bakarken başka kızı düşünüyordu.
Arkadaşımdı, “Üzülme geçecek” diyordum. Anlamsız teselli ve vaatlerle hem kendimi, hem onu kandırırken, “Beni seni hiçbir zaman üzmezdim” diyemiyordum ve yine çok uzaklarda kalıyordum.
Aşkın yaralarını sararken ona destek oluyordum. Bir kadehi bitirip, öbürüne başlıyordu. Anlatıyordu, anlatıyordu… Ben ise güzel ellerini, kadehi tutuşunu izliyordum, sonra elimi tuttuğunu hayal ediyordum.
İçten içe benim olmasını istiyordum ama arkadaşımdı, susuyordum.
“Sen olmasan bunları atlatamazdım” deyip elimi tutuyordu. Kalbi boştu artık ama arkadaşımdı.
Ben onun benim olmasını istiyordum. O beni başka yere koyamıyordu. Gün geçtikçe anlamsız bir şekilde bağlanıyordum ve üstün çabalar sarfediyordum, mesafeyi korumak için. Çünkü biliyordum, beni sadece arkadaş olarak görüyordu.
Uzaklara gitmek için planlar yapıyordu. Ben ise onu yine uzaktan izliyordum. “Nerede mutlu olacaksan, orada yaşamalısın” diyerek kararlarının arkasında duruyordum.
Gidecekti, ben ise yıllardır yaptığım gibi arkasından bakacaktım. Boğazımda alışılmış düğüm, gözlerimde garip bir nem, ilk günden beri titreyen dizlerimle… Bir de elimde bumburuş bir mendil…
Üzüldüğümü görmesini istemiyordum. Yolcu ederken yeni hayatına, yeni ülkesinde ona yine uzaktan bakıyordum. Yeni hayatı, yeni ülkesi, yeni sevgilisi…
Anılarım içimde el sallıyordum. Susuyordum, o beni arkadaşı olarak görüyor ve başka yere koyamıyordu.
Yeni kurduğu hayatında mutluluklar temenni ediyor, son kez sarılıp, görüşme umutlarımı ve peşi sıra bütün zırvalıkları art arda diziyordum.
Arkamı döndüğümde enkaza bakıyordum. Onları toplamak için güç bekliyor, umudu onun da yaptığı gibi kadehlerde arıyordum.
“Gittin, sen bana gitmek için gelmiştin” dizelerini haykıra haykıra söylüyordum.
- “Çok geç oldu bunları söylemek için biliyorum” diyordu mesajında bir sabah.
- “İçimde kalmasın istiyorum, beni hep arkadaş gördün” dizeleri geliyordu ardından, gözlerime inanamıyordum.
- “Arkadaş değil, birbirimizin içinde söylenmemiş bir şarkı, aslında bir yaraydık ama geç oldu artık” yazıyordu.
Bu cümlelerin üzerine gerçekleri şimdi anlıyorum. Yıllardır söylenmemişliği, bastırılmışlığı ve geri dönüşü olmayan yolları, zamanları… Ve şimdi gerçekten keşkeler içimde. Çok uzaktan bakıyorum…
|
3 Mayıs, Cumartesi , 2008







Pazartesi, Mayıs 5th, 2008:
bu hikaye cok tanıdık aslında cok güzel cümlelerle anlatmıssın bu hikaye kusura bakma ama cesareti olmayanların yasadıgı cinsten bir sey cesaretin oldugu kadar mutlusundur yolun acık olsun..
Pazartesi, Mayıs 5th, 2008:
Hayat o kadar kısa ki hislerimizi söylemekten kaçınmadan yaşamalıyız zamanı.Mutluluğu ertelemek niye?Günü yarına ertelemeden yaşamalı insan.
Çarşamba, Mayıs 7th, 2008:
samimi gayet, umarım gerçek değildir..
Perşembe, Mayıs 8th, 2008:
Varmı böyle bir şey cesaretli ol biraz .Seviyorsan seviyorsundur saklamanın anlamı ne ? Yada arkadaş olmanın , kaybetmek korkusumu o zaten senin değil ki.Bence kendine acı çektirme .
Perşembe, Mayıs 8th, 2008:
Geçen geçmiş artık..
Evet cesaret..cok önemli bir şey
Bu arada merak edenler için, hikaye gerçektir..