Bir filmi yaşadım sanki
Yusuf Nihat yazmış
Yıllar öncesiydi ve bir yılbaşıydı. Ben de bir sebepten Ankara’ya gelmiştim. Bir akranımın yanında yılbaşını geçirecektim. Sanırım Ulus tarafları olacaktı.
Bir dolmuşa bindim. Gideceğimiz istikamete doğru yol almaya başladık. Sonrasında dolmuş durdu ve ben de ani bir hareketle dolmuştan inecektim ki…
İnsan bazen öyle olaylarla karşılaşır ki, ne yapacağını bilemez. Eli ayağına dolaşır. Bu heyecana bir de şaşkınlık eklenirse inanın insanın işi hiç de kolay olmaz. Karşılaşılan olaylar bazen yanlış anlaşılmalara sebebiyet de verebilir. Allah’tan benim karşılaştığım olayda böyle bir şey olmadı.
Nasıl demeli bilemiyorum. Karşılaştığım olay tam bir Yeşilçam klasiğiydi adeta. Ferdi Tayfur ile sanırım Oya Aydoğan’ın çevirdikleri bir filmin adeta bir karesinin kopyası gibi bir şey oldu. Gerçi filmlerde genelde kurgu ön plandadır. Ama bizimki gerçek ve hayatın içinden bir olaydı.
Dolmuştan tam inerken, dolmuşun o sıkışık havası içinde yanımda oturan bir bayanın üzerinde duran örgülü ipliğe ceketimin düğmesi geçivermişti. O anda ne yapacağımı bilemedim. Kan ter içinde kalan insanlar gibi şaşkınlık içindeydim.
Hemen kendime geldim. Düğmeyi örgüden çıkarmak istiyordum ama heyecanım sanki buna mani oluyordu.
Ne kadar terledim, ne kadar heyecanlandım, orasını bilemiyorum. Dahası bilmediğim bir bayanın örgüsünden ceketimin düğmesini ben mi çıkardım, yoksa o talihsiz bayan mı orasını da bilmiyorum.
Dolmuştan indiğimde derin bir ”Ohh..!!” çekmeyi hak etmiştim doğrusu.
|
5 Şubat, Salı , 2008






Salı, Şubat 5th, 2008:
o bayana aşık olsaydın film olurdu:)
Perşembe, Şubat 7th, 2008:
bayan çirkinmiş demekki :D
Perşembe, Şubat 7th, 2008:
Tam dolmuşdan inecekkken bir kız gördüm elim ayağıma dolandı öğle güzeldi ki çok etkilendim ineceğim yeri şaşırdım filan gibi bir son beklerken şaşırdım kaldım.Allah allah,allah allah.