BU (Nasıl) Cafe?

 oktay yazmış

Fenerbahçe - MTK maçını izlemek için Rumeli Hisarüstü’ndeki BU Cafe’yi tercih etmiştik (BU; Boğaziçi Üniversitesi’nin kısaltması. Adı da akıllıca). Çünkü Hisarüstü’nde maçı yayınlayan özel kanal burada vardı.

Baştan söyleyeyim Bu Cafe’yi kötülemek gibi bir niyetim yok. Ancak başımıza gelenler malesef diğer mekanlarda da karşılaştığım sorunla aynı: Garsonların kalitesizliği.

Sıcak gelen sodayla başladık.

- Ya sıcak getirmişler sodayı.
- Değiştir istersen.
- Neyse içeyim, gelmiş artık.

Neyse dedik geçtik.

Selim dondurma istedi. Menüdeki çeşitlerden seçerek söyledi.

Garson 10dk sonra elinde dondurmayla gelecek derken, bomboş gelip elindeki listeyi uzatarak

- “Pardon ama istediklerinizden yokmuş. Buradakilerden seçebilirsiniz” dedi.

Selim vanilyalı, karamelli ve muzlu seçti. Biraz geçtikten sonra garson elinde dondurmayla geldi. Dondurmayı bıraktı ve gitti.

Selim önce dondurmaya sonra giden garsona baka kaldı. Dondurma limonlu ve çilekli. Şaka gibi! Selim garsonu çağırarak

- Sanırım bi’ karışıklık olmuş. Ben başka çeşitlerden istemiştim.

- “O istediklerinizden de yokmuş, limonlu ve çilekli getirdim” gibi bir şey söyledi.

Böyle bir şeyi bu tip bir yerde görmek gerçekten şaşırtıcıydı. Garson, “İstediğinden kalmamış al bunu ye” der gibi dondurmayı getirip önümüze koymuştu. Hadi kalmamış olsa bile gelip Selim’e

- “Çok pardon ama o istediklerinizden de yokmuş, ben size yanlış bi’ liste vermişim. Şunlardan tekrar seçer misiniz? Ya da size dondurmadan başka bir şey getirebilirim” dese hiç sorun olmazdı.

Selim hoşnutsuz bir şekilde dondurmayı yiyip bir yandan da söyleniyordu. Kendi aramızda konuşuyorduk:

- Selim’in yaşam standartları yükselmiş, böyle yerleri de beğenmiyor artık :)

- Yok sorun o değil. Yani beklenti gittiğimiz yere göre değişiyor. Şimdi bakıyorsun etrafa gayet şık, e menü de öyle “ekonomik” vs de değil. Böyle bir yerde böyle şeylerin yaşanması garip oluyor.

Selim haklıydı. Bu cafe servis yapılana kadar çok yüksek beklenti yaratacak kadar iyi görünüyor ilk bakışta.

Akşamın üçüncü garson bombası ise Oğuzhan’ın çayı daha yarısındayken garsonun bardağı alıp götürmesiydi.

Bu yaşananları Bu Cafe’ye maledip kötü bir yerdir diye düşünmek istemedim.

Fenerbahçe’nin Partizanla oynayacağı maç için 2 hafta sonra tekrar Bu Cafe’deydik. Fenerbahçe ve Galatasaray’ın maçları aynı saate denk geliyordu.

Bize söylenen üst katta FB maçı alt katta GS maçının gösterileceğiydi. GS maçı daha önce başlamıştı. FB maçı başladığında maçın 15 dakikasını izledik ve sonra kanalı GS maçına çevirdiler.

Şimdi söylenen ise farklı kanalların açılamayacağıydı. Malesef maç keyfi işkenceye dönüşmüştü. Bir o kanala bir bu kanala çevriliyordu.

Kandırılma duygusu mu maçı izleyememek mi ne hissedeceğimi şaşırdım. Maç sonuna geldiğimizde hesabı istedik.

Önümdeki masaya baktım. Bizden önce oturanların kirli bardakları, kuruyemiş kabuklarıyla beraber oldukça kirliydi. 2 saat süresince bir garson bile gelip masamızı temizlememişti.

Hesap gelince ayrı bir şok daha yaşadık. Hesap 23 YTL gelmişti.

İçtiğimiz çaylar bu kadar tutmamıştır herhalde maç parası aldılar diye düşündük.

Para üstü geldiğinde sorunca hesabı kontrol ettiler ve hesapta beyaz şarap olduğunu söylediler.

Masadaki çay bardaklarına baktım ve

- “Şarabın üstüne çay içtik herhalde” dedim.

Neyseki hesabı düzelttiler sonra. Sormasak bu mükemmel (!) hizmetin üstüne bir de maç parası zannedip fazladan hesap ödeyecektik.

Umarım kendilerine bir çeki düzen verip servis kalitesini arttırırlar. Yoksa benim gibi birçok potansiyel müşteriyi kaçırmış olacaklar.

5 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.2 5 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.2 5 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.2 5 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.2 5 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.2 Loading ... Loading ...
Etiketler: , , , , , , , , , ,


2 Eylül, Salı , 2008

Öneri: (Sponsor)

7 Yorum yapılmış

  1. +1
     
    nostaljik

    Salı, Eylül 2nd, 2008:

    Üff ya !! Şaka gibi..Başka yok muydu? Yaşanabilecek her türlü olumsuzluğu yaşamışsınız..
    Okurken bile deliriyor insan..Bir de yaşayanları düşündüm ..Sabrınıza hayran kaldım …
    Oktay,hep seni buluyor bu işler : ) Texano Cafe’yi unutmuyorum…
    Sonuçta : BU Cafe çok kötü bir yer..İnsan saçını başını yolar,hatta katil olur ya..(ciddiyim)..
    Gitmeyin bir daha oraya..Gece gece sinirlendim…

  2. Çarşamba, Eylül 3rd, 2008:

    Enaf olmanın kuralları vardır.Daha doğrusu insana hizmet veriyorsan bunun bir kalitesi vardır.Verdiğin hizmetin kalitesi orayı işletenin de kalitesidir dimi?
    Adam mekan olarak para harcamış emek vermiş demek ama emeği duvara vermiş.Biz millet olrak böyleyiz biraz bizi her zaman önce etiket etkiler.Sonra da dumura uğrarız.Oysa etiketin yanında etiketin yapıştığı hizmet de önemlidir dimi.Neyse size geçmiş olsun.Siz de bundan sonra insana değer veren yerlere gidip eylencenizi yaparsınız.Ama o yerin sahibini de bnu anlatmak lazım aslında yoksa üç beş kişinin gitmemesiye anlamaz ki..

  3.  
    kambur

    Pazar, Eylül 7th, 2008:

    hee super kafeymis adresi verinde bende gidem belki bir hikaye cikar banada

  4. +1
     
    4BlooD

    Pazartesi, Eylül 8th, 2008:

    ne denir bilmemki :)

  5.  
    kurall

    Perşembe, Eylül 11th, 2008:

    benimde bi arkadaşım kafenin birine gitmiş sonra garson gelmiş ve sormuş

    g -Ne alırsınız.
    a -kola
    g -hangisinden, sarı mı siyah mı?
    arkadaşım tamamen dumur bi vaziyette
    siyah demiş.

  6. Çarşamba, Eylül 17th, 2008:

    Ben olsaydım o garsonları döverdim abi :):)

  7.  
    pinardb

    Salı, Ekim 14th, 2008:

    Tam selimlik olaylar :)) Beyaz şarap bile pek uymuş hahah:))

BU (Nasıl) Cafe? başlıklı yazıya gelen yorumları takip et veya bu yazı hakkında bahsedenleri gör.

Yorum yap




Senin yorumundan sonraki yorumlar E-postana gelsin mi?


 
Ne çok severiz seni Wordpress