Çokodamla

 sherry leonlouise yazmış

Uyandıktan hemen sonra dışarı attım kendimi. Günlerden Salı. Yolda yaşlı bir kadın ve köpeğiyle karşılaştım. El ele tutuşmuşlardı. Parmağımı kaldırarak selam verdim. Karşılık olarak bana çürük dişlerini fırlattı yaşlı kadın gülerek.

Ne kadar güzel bir sabahtı bu böyle! Böceğe dönüşmeden bir geceyi daha atlatmıştım. Daha ne isterdim şu hayattan. İşe gitmeden önce güzel bir kahvaltı yapmaya karar verdim.

Mumlarla dolu güzel bir dükkana girdim. Servis yapan şişman yunus bana ne istediğimi sorduğunda,

- “Şefin seçimi!” diye yanıtladım.
- “Excellent choice” deyip göz kırptı yunus.

Şefin seçimi olan portakallı muma batırılmış sözlükleri yedikten sonra da
- “Check please” dedim.

Neler oluyordu bu sabah? Yunus pembe kuyruğu üzerinde hoplayarak geldi. Hesabı öpücükle ödedim.

İşe doğru yola çıktım. Ama yolda yaşlı bir pengueni karşıdan karşıya geçirdiğim için biraz geç kalmıştım.

Patronum olacak o limon bana kızgın bakışlar attıktan sonra, bugün geç saatlere kadar çalışmak zorunda olduğumu söyledi ve mor atıyla beraber uzaklaştı. Mor at ise limonun üzerine binmekten memnundu.

Atlara binilen bir evren ne kadar garip olurdu. Öğle tatiline kadar bütün kurabiyeleri yalayıp kutuya geri koydum. Evet benim işim buydu.

Meslektaşlarım olan mavi adamcıklar ve ben marketlerden topladığımız damla çikolatalı kurabiyeleri yalayıp yalayıp geri paketliyor ve marketlere dağıtıyorduk.

Önemsiz bir iş görünebilir ama rengi kaçmış, gerçek renkleri olan açık yeşile dönüşmüş çikolata parçalarıyla karşılaşmadınız değil mi? Demek ki işimizde başarılıyız.

Öğle tatilinde sevgilimle buluştum. Uzun kalamar saçlarıyla çok yakışıklı bir delikanlıdır benim sevgilim. Birbirimizin havyar gözleri içinde kaybolurken işe geç kaldığımı fark ettim.

Bu sefer affetmedi beni patronum, işimden oldum. Buna rağmen ne kadar güzel bir gündü bu.

Eve giderken kasaba uğradım. Yarım kilo papatya, bir de sümbül aldım. Kasap bana birikmiş borçlarımı ödememi söyledi.

- “Nedir borcum?” dedim,

- “Üç takla” dedi. Burnumdan sinsi balonlar çıkararak,

- “Üzerimde yok, sonra hesaplaşırız” dedim.

Eve gittim, elmamı sabah 7′ye kurdum. İşe gitmeyecek olsam bile erken kalkmaktan bir zarar gelmezdi. Elmam da bana aynısını söyledi. Kendi kendime ninni söyledikten sonra martılardan yapılmış yatağıma kuruldum ve uykuya daldım.

Uyandım, gerindim. Günlerden Salı. Kahvaltı edemezdim. Okula geç kalmıştım. Annem,

- “Dönüşte kasaba uğra. Yarım kilo kıyma, bir de tavuk al” dedi.

Evden çıktım, minibüse, vapura, dolmuşa bindim sırayla. Okula geldim. Öğlen kantinde sevgilimle buluştum. Kumral, çok yakışıklı bir çocuktur kendisi. Birbirimizin ela gözlerinin içinde kaybolurken saate bir de baktım ki derse geç kalıyorum.

Ayaküstü yemek için bir kutu bisküvi aldım. ”Çokodamla” yazıyordu üstünde. Büyük bir panikle paketi açtım. Sonra rahatlayarak tuttuğum nefesi verdim. Çikolatalar hala kahverengiydi.

Hangisi gerçek, hangisi rüya? Bunu kim bilebilirdi?

5 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.6 5 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.6 5 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.6 5 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.6 5 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.6 Loading ... Loading ...
Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,


16 Ocak, Çarşamba , 2008

Öneri: (Sponsor)

3 Yorum yapılmış

  1. Çarşamba, Ocak 16th, 2008:

    Fantastik! Pek beğendim : )

  2. Çarşamba, Ocak 16th, 2008:

    Hoş olmuş doğrusu eline sağlık.Acaba diyorum her gece yattığında bir masal anlatmamı ya da hikaye okumamı isteyen oğluma bunu anlatsam mı bu gece?;))

  3.  
    1filiz

    Perşembe, Ocak 17th, 2008:

    Ya ben akıl noksanı mıyım… Ya senin yazın çok güzel…Bilemicem… Bence birkaç doğru kelime ve gerisi hayal

Çokodamla başlıklı yazıya gelen yorumları takip et veya bu yazı hakkında bahsedenleri gör.

Yorum yap




Senin yorumundan sonraki yorumlar E-postana gelsin mi?


 
Ne çok severiz seni Wordpress