Eski bir dost


zombie yazmış
Onunla ilk kez lise 2 de tanışmıştık. Aynı sınıfa düştüğümüzde gelip önüme oturmuştu. Ve hayatımda ilk defa o zaman görür görmez birinden hoşlanmıştım.
İlerleyen zamanlarda güzel bir arkadaş grubu kurmuştuk. Beraber yer, beraber içer her şeyimizi paylaşırdık ve grubumuzun içinde o da vardı.
Ben ondan gitgide hoşlanıyordum ve farkındaydım o da benden hoşlanıyordu, kaçamak bakışlarından belliydi bu.
Derste sürekli tipik okul muhabbetleri, küçük kağıtlarla notlaşır dalga geçerdik milletle.Bir gün hiç anlayamadığım bir nedenle kavga ettik ve aramız bir hayli bozuldu.
Son derse girmiştik. Hoca ders anlatıyor ama ben sinirimden tirtir titriyodum. Diğer arkadaşlarımız da bir ona bir bana notlar veriyorlardı barışmamız için ama inat etmiştim barışmayacaktım. Tam o sırada bir not geldi ondan bana. “Benimle çıkar mısın?” diye…
Sevindim, şaşırdım, ne yapacağımı bilemedim… Ve anlayamadığım bir şekilde “Evet” yazıp, gönderdim ona.
İlişkimiz başladıktan 1 hafta sonra falan, beden eğitimi dersindeydik. Sınıftakiler sözlü oluyorlar, biz ikimiz ise okul takımında olduğumuz için bir kenarda oturmuş onlara bakıyor, bir yandan da muhabbet ediyorduk.
Melek diye bir kız vardı. Sürekli bana gelir, ilişkimizin nasıl gittiğini sorar ve bizi izlerdi. Sözlü bittikten sonra, hoca topları verdi bize. Millet kafasına göre takılmaya başladı. Ben de bizim kızlarla beraber binbir bahaneyle hocadan anahtarı alıp, soyunma odasına sigara içmeye gittim.
Geldiğimde gördüm ki, Melek fırsattan istifade onun yanına yanaşmış, peşinden ayrılmıyordu. Ben ikisine de sert sert bakıyordum ama anlamıyorlardı, sinirlerim iyice bozulmuştu.
Sınıfa geri döndüğümüzde, o gidip başka bir sıraya oturdu ve Melek de hemen onun yanına. Teneffüs zili çaldı, dışarıya çıktım geldim. Geldiğimde bir de ne göreyim Melek onun kucağına oturmuştu.
- “Allah belanızı versin” dedim ve gittim yerime oturdum.
Derste oturup, bütün sinirimi çıkaracak bir mektup yazdım ve ona verdim. Sinirden delireceğini bildiğim bir mektup…
Ertesi gün anlattılar, gerçekten de delirmiş sinirden, mektubu okuyunca, duvarları yumruklamış.
Ondan sonra her tenefüste benim önümü kesip, konuşmaya çalıştı ama asla konuşmadım onunla…
Ertesi sene sınıflar yine karma yapılmıştı ve biz yine onunla aynı sınıfa düşmüştük. Geldi arkamdaki sıraya oturdu.
O yaz kanserden babasını kaybetmiş, çok sevdiği sporu bırakmış ve esrar kullanmaya başlamıştı. Sınıfta, arka sıramda esrar sardığını gördüm ve sesimi çıkartmadım. Fakat görenlerden biri gidip, müdür yardımcımıza söylemiş ve o okuldan atılmıştı.
Annesi ve ablası onu Antalya’ya abisinin yanına, bir koleje göndermişti. Buradaki insanlarla tüm bağlarını koparmıştı. Burada kalan dost sandığı insanlar da onunla…
Biliyordum, çok yanlız kalmış ve kafayı yemek üzereydi. O eski en yakın arkadaşlığımızın hatrına bir şeyler yapmalıydım. Bir şekilde onunla barışıp, o ilişkiyi hiç yaşanmamış sayıp, eskisi gibi arkadaş olmalıydım.
Doğum gününde ona mesaj attım. Doğum gününü kutladım. Ve sonradan öğrendim ki, o gün doğum gününü kutlayan tek insan benmişim. O gün anladım ki biz gerçekten iyi iki dost olacaktık, aramızdaki sorunlara rağmen…
O, Antalya’daki okulundan da atılmış, yeniden İzmir’e dönmüştü. Dönmüştü ama aramızda yine de soğukluk vardı. Dost olmaya çalışıyor, arada ufak tefek fireler verip, beceremiyorduk. Zamanmış her şeyin ilacı, sonradan anladık…
Artık buradaki yaşantısını yeniden ve daha düzenli bir şekilde yerine oturtmaya çalışıyordu. Dünyaca bilinen bir firmada Ege Bölge Sorumluluğuna bile gelmişti daha 20 yaşında…
Sürekli çalışıyordu. Kendini işine vermişti ya da ben öyle sanıyordum. O kadar çalışmasının nedeni Annesiymiş meğer. Kansermiş annesi…
Duyunca ben bile yıkıldım çünkü babasını da aynı sebepten kaybetmişti. Deli gibi çalışıyor, annesine yurt dışından ilaç getirtiyor, bir yandan da kendisini çökertiyordu farkında olmadan…
Annesinin durumu biraz düzelince, kendi sağlığı fire vermeye başladı psikolojik olarak. Sürekli insanlardan gizli gizli benimle konuşur, hayatında annesinin yanında bile hatta babasının cenazesinde bile herkesten sakladığı gözyaşlarını benim yanımda akıtırdı.
Zaman geçtikçe bizimkinin durumu kötüleşiyordu, artık gücünün kalmadığının ben de farkındaydım. Bu arada gizli gizli benimle konuşur derken bizim bu denli samimi dost olduğumuzu kimse bilemzdi.
Biz bilemelerini istemezdik. Hatta birbirimizi gördüğümüzde dışarıda yüzyüze dahi bakmayız.
Gel zaman, git zaman bizim ki başladı “Ölmek istiyorum artık, intihar edicem” gibi laflara. Beni de dinlemiyordu artık. Delirtti beni. Ben de bir süre ters davranırsam, tepkili olursam saçmaladığının farkına varır diye düşündüm ve ters, tepkili davranmaya başladım.
Bir gün beni aradı.
- “Görüşelim ne olur, çok kötüyüm” dedi.
- “Olmaz” dedim, “Kardeşimin doğum günü bugün. Onu bırakamam”
Ama gerçekten de bırakamazdım. Kardeşime ne kadar düşkün olduğumu, herkesten önünde tutuğumu cümle alem bilirdi…
Günlerdir MSN’e girmiyordu. Oysa hafta içi iş yerinde olduğu için, sabahtan akşama kadar açık olurdu MSN’i.
Bu akşam baktım o girdi. “Nerelerdesin sen” diye başladım azarlamaya ve öğrendim ki 3 gün önce intahar etmiş :(
Allah’tan şimdi durumu iyi…
Çok suçlu hissediyorum kendimi, çok…
O aradığında yanında olabilseydim belki böyle bir şeyi yapmayacaktı.
|
29 Ağustos, Çarşamba , 2007






Çarşamba, Ağustos 29th, 2007:
asıl hatan o gün gitmemek değil.bunu çoğu kız y ada erkek yapıyorçdinlemeden yargılıyorsunuz.yani daha lisedeyken ne oldugunu dinleyebilrdin önünü her kestiğinde.tamam,ben çocugun doğru yaptıgını,haklı bi tarafının oldugunu kesinlikle savunmuyorum.ama bu durumun bu noktaya gelmsi senin lisede ki burnu havalanıp ‘ne dinliceeemm uleeeyyynnn!!!’ demen.dinleseydin ve ardından bi tokat atsaydın o kişiye eminim şuan o bunları yapmış olmazdı.ve sende vicdan azabı çekmiş olmazdın.
Çarşamba, Ağustos 29th, 2007:
hayat kimine çok acımsz davrnyr, arkdaşnn yükü ağr, kopup kopup 1 araya geldğnize göre, belkide hayatnn bu dönemnde böyle bir insana destek olmk hayata gelş sebebn, bu düşn bırkma peşni dermm ZOMBİ DOMBİ..
Çarşamba, Ağustos 29th, 2007:
beetlejuice’cım cnm arkadaşım benimle beraberken,benimle çıkarken gidip bi kızın kucağına oturmasına izin vermesi,biz ayrılıp küstükten sonra da aynı hal ve tavırlara başkalarıyla da devam etmesi sence onu affetmemi mi sağlıyor?
Çarşamba, Ağustos 29th, 2007:
beni yanlış anladın.ben sana onu affet demiyorum. kesinlikle affedilebilir tarafı yok.hakılısın bu noktada.ama dinleme aşamasında (önünü kesitiği zamanlarda) dinleseydin bakalım ne saçmalayacaktı.şahsen ben çok merak ederidm ne diyeceğini:D.ben ondan bahsediyorum.bu arada çıkmak demeyelim ona insanlar çıkma işlemini asansörlerle yaparlar:)).birliktelik bence daha uygun bi tabir olur:))
Çarşamba, Ağustos 29th, 2007:
“gel hadi dışarı çıkalm” deyncede asansöre mi binilyr BİTLİMEYVESUYU arkadşm?
saldrma hemen, kötü niyetm yok, sordm..
Çarşamba, Ağustos 29th, 2007:
iyi de önümü kestiği zamanlar bu kötü olduğu zamanalr değildi ilk tanıştığımız seneki zamanalrdı yani bundan 7 -8 yıl öncesi biz daha son 2-3 senedir bu kadar yakın arkadaşız;)
Çarşamba, Ağustos 29th, 2007:
cidden ya çıkmak denilince asansöre binmek ne alaka yaratıcılığına bayıldım:):):)
Perşembe, Ağustos 30th, 2007:
mskalimero sanırım yazıyı okumadan yorumlara dalmışsın.ki benim kastetiğim ‘çıkmak’ kelimesinin taşıdıgı anlamı algılayamamışsın.saldırmıyorum sadece düşüncemi söylüyorum.hepsi bu.
Perşembe, Ağustos 30th, 2007:
teşekkürler zombie;). bu arada Dolaris’in selamı var:)))
Cuma, Ağustos 31st, 2007:
ben okumak için burdaym, sözlerini hakaret adlederm beterböcek, yaptığın açklamayı genelleme olack cinsten genelleme olack cinsten bulmadm ve başka bir kapı açtm, hepsi bu..
Cuma, Ağustos 31st, 2007:
açtığın kapı yalnız çok alakasızdı.kabul et.’hadi gel dışarı çıkalı’ ki çıkmak la benimle çıkar mısın (ki bunun soruş şeklinide hesaba katıyorum emin ol) hiç bağlantı kuramıyorum.
Cuma, Ağustos 31st, 2007:
uzayack, kesiyorum..
Cuma, Ekim 5th, 2007:
hikaye konusu çok güzel ama gel gelelim kelimeler yarım cümlelerle ifade çok kısa olmuş.ayrıca bir fikri tam aktarmadan başka bişeye geçmiş ama konu süper……………..:)
Cuma, Ağustos 15th, 2008:
hikaye süper bnm de yakın bişy geldi başıma.ama yorumlardaki atışma daha süper hele BİTİ MEYVE SUYU LAFINA BAYILDIM YAAAAAA