Evlat, bir kağıt helva almaz mısın?

Yemo yazmış
1989 yılının soğuk ve ama yağışsız bir kış gününde yine işe gitmek üzere evden çıkmışdım. Sokaklar uzun bir yağışın kesilmesiyle yeniden dolmaya başlamış, insanlar pazar gününü dolu dolu yaşamak için sabah erkenden dışarı çıkmaya başlamışdı.
Bense bir anketör olarak sadece haftanın 2 günü çalışır, diğer günlerse inşaata amcama yardım ederdim. O zamanın şartlarından mıdır yoksa benim şansızlığımdan biilinmez, her gün çalışmama rağmen cebime ayda 50 binlira geçerdi bazen daha az. Ama bugün seviçliydim. İşde geçen haftaki anket işinden bir ayda kazandığım 50 bin lirayı kazanmışdım. Gerçi bu anket yüzünden başkası sanılarak solcu bir birlikden dayak yemiş küçük bir çocuk ”Bu Cengiz değil” demesiyle hastenelik olmadan kurtulmuşdum.
Evden biraz erken çıkmış, iskelede biraz gezmek istemişdim. Her ay eğer biraz param olursa kendimi böyle ödüllendirir, isklede bir banka oturur, kağıt helvacıdan helva alır iştahla yerken denizin kokusunu içime çeker, dalgaların hışırtısını dinleyerek, tüm bir ayın verdiği yorgunluğu atardım.
İşte bugün de böyle yapmak üzereydim; iskelede biraz gezdim ve ıslak olmayan tahta bir banka oturdum. Yan tarafa bir kaldırım taşı üzerinde oturmuş küçük bir sunta tezgah üstünde kağıt helva satan bir amca gördüm. Tam bir tane almak için cebimdeki bozuklukları yoklarken, cebimde sadece 50 binliralık kağıt param olduğunu farketdim.
Canım sıkılmışdı. Sadece bir kağıt helva için parayı bozdurmaya gönlüm yanaşmadı, vazgeçtim. Ne de olsa, o zamanların en büyük banknot parası idi.
Yavaş yavaş sağumaya başlayan havadan paltomun içine iyice gömüldüm ve denizi seyre başladım; bu benim için zevklerin en büyüğü idi.
Biraz sonra gözüm yanımdaki yaşlı satıcıya kaydı; adamın üstünde yırtık bir ceket, ayağında da tabanı yok sayılabilecek bir ayakkabı…
Aslında benim paltomun da cebimi delik, gözlüklerim kırık, ayakkabılarım da eskiydi ama yaşlı adam kadar kötü durumda değildim.
Amcanın yanında bir karton kağıt vardı sanırım ”Doğuşdan kör” yazıyordu. Diğer tarafında dikey konulmuş başka bir karton kağıt daha vardı ama açı olarak ters düştüğü için üstünde ne yazdığını göremedim.
Az sonra iskele doldu. Birçok insan gelip, adama acıyarak bakıp, kağıt helvalardan aldı. O sırada ben de gençlik yıllarımda okulda yaşadığım zor şartları hatırladım ve düşüncelere daldım. Bir süre sonra kendime geldiğimde vakit haylice geçmiş, anketörlük görevime geç kalmak üzereydim. Hemen doğruldum.
Yanımdaki amcaya bakıp, geçerken biri hariç bütün kağıt helvaları satmış olduğunu gördüm. O anda kör amca sessizce bana seslendi;
- ”Evlat, bir tane kaldı almaz mısın?”
Bense ”Bu soğukta kağıt helva yenir amca” dedim. Neden böyle dediğimi ben de anlamamıştım. Tam yeniden dönüp, yoluma devam edicekken gözüm daha demin göremediğim karton kağıda kaydı. Hemen uzanıp, bir kağıt helva aldım ve 50binlği amcanın önündeki küçük para torbasına koydum.
O karton kağıda gelince, üstünde;
”Bir kağıt helva almak belki bu kör ve yaşlı adamın görmesini sağlamaz ama kimsesiz çocukları hayata bağlar”
yazıyordu. Bir arkadaşım Lösev‘de hatrı sayılır bir iş yapıyordu. Ona bu olaydan bahsedince, onun SHÇEK‘de bir efsane olduğunu ve kimsesiz büyüdüğünü anlattı.
O günden sonra işlerim daha da iyi gitti ve şimdi 47 yaşında en büyük anket firmasının başında hayatıma devam etmekdeyim.
“Yavaş yürüyor olabilirim ama hiçbir zaman geriye doğru yürümedim”
– Abraham Lincoln
|
28 Temmuz, Cumartesi , 2007






Cumartesi, Temmuz 28th, 2007:
Benm içn kelimelern tek tek çöktkleri yerden doğrulark ayağa kalkmaları ve sırtlarını dikleştrp önce ağır ağır , ardndan giderek hızlanıp, yaznn finalne doğru koşarak gözdn kaybolmaları..kelimelr bunu yaparkende aynı hızla resmlern gözümn önnden kayp gitmesi ve sonnda okumann bana film seyretmş hazzı vermsi…Anlattklarımı hissettren kalemnn önünde saygyla eğlyrm Yemo..
Gerçek bir İNSAN ÖYKÜSÜ bu..
Cumartesi, Temmuz 28th, 2007:
güzel bir anı teşekkürler.
Cumartesi, Temmuz 28th, 2007:
hayat…
Cumartesi, Temmuz 28th, 2007:
Hayatta paradan daha önemli şeyler olduğunu vurgulayan nefis bir anlatım. Bazen bütün paramızı versek de karşılğında parayla ölçülemeyecek şeyler alabiliyoruz. Sizin de bunu aldığınızı görüyorum. Ne mutlu size. Çok parası olup hayatını bomboş yaşayan ne kadar çok insan var oysa. Yüreğinize, bileğinize sağlık.
Cumartesi, Temmuz 28th, 2007:
cok guzel bi hikaye , gercek gibi olmuş.Yaşlı amcanın maşallahı varmış gozü gormuyo ama cok iyi farketmiş sizi. :)
Cumartesi, Temmuz 28th, 2007:
Bense ”Bu soğukta kağıt helva yenir amca” dedim.
Orda bir yazım hatası olmuş:
Bu soğukta kağıt helva yenir mi amca” olucak hata için özür dilerim.
Cumartesi, Temmuz 28th, 2007:
Etkileyici bir hikaye.İnanın tüylerim diken diken oldu.Bu yazıdan almamız gerekn çok ders var.
Çarşamba, Ağustos 1st, 2007:
Muhtesem olmus. Tüylerim ayaga kalkti.
Kutlarim
Perşembe, Ağustos 2nd, 2007:
çok beğendim bugünki hayatınıza buna borçlu olduğunuzu da düşündürdü bana karma felsefesi gibi birşey oldu ama söylediğim:)Gerçekten de öyle hayatta yaptığımız her iyilik ve her kötülük bize geri dönüyor bir şekilde.