Eylemsizlik insan onuruna hakarettir
kirikkelam yazmış
“Ulan herife bak, eylemsizlik prensibi ile insan onurunu aynı potada birleştirmeyi nasıl başarmış, yuh hayvanoğlu hayvan” demeden önce şu altta yazdıklarımı ve her zamanki gibi uzun yıllar boyunca yaptığım araştırmaların sonucunu okumanızı öneririm.
Bu eylemsizlik denen illet ilkokul hocamdan öğrendiğim kadarıyla maddelerin bulundukları hali koruma istekleridir. Yani duran bir madde durmayı, hareket halinde olan bir madde de hareketine devam etmeyi ister. E tabi bu onların en doğal hakkı, onlar da insan neticede.
Eylemsizlik prensibi kafalarında hala şekillenmeyenler için günlük hayattan bir örnek verelim;
Otobüste ortalarda bir yerlerde oturmuşsunuz, sağda solda hatunları kesiyorsunuz filan, otobüs ani bir fren yaptığında yanınızdan hızlı bir şekilde geçip ön camdan fırlayan amca var ya, o eylemsizlik prensibinin en somut örneği işte.
Aslında insan onuru da bu gibi durumlarda işe dahil oluyor.
Yaptığım araştırmalarda farklı meslek gruplarından amcalarla görüştüm ve eylemsizlik ile ilgili yorumlar topladım. İşte bazıları;
- Ayakta duran yolcu amcalar (gerçi bu meslek değil ama, neyse oldu bir seferlik) %83 oranında eylemsizliği şiddetle kınıyorlar, %17’si ise çekimser.
Eylemsizlik belası yüzünden nice arkadaşlarımızı kaybettik. En sevdigimiz işi yapamaz olduk. Artık rahat rahat ayakta da duramıyoruz. Fordçuluk bizim için çok zorlaşmaya başladı
Evet ayakta duran amcaların yorumları böyle.
Bu durumdan en mustarip olan meslek grubu ise profesyonel halaybaşları. Konuştuğumuz halaybaşlarının %98‘i eylemsizlikten son derece şikayetçi. %2’si ise “Ule bunlar bilimsel bilgidir, g.tünüze kaçar ha” uyarısını bize yaptılar. Halaybaşlarının şikayetleri ise şu yönde;
Biz mesleğimiz gereği sürekli hareket halinde olan insanlarız. Bazen ortada halay çekmeyi bilmeyen kişiler yüzünden ani duruşlar yapmak durumunda kalıyoruz. Böyle zamanlarda hiç istenmeyen taklalar, akabinde de kafa,göz yarılmaları meydana geliyor. Fizikçilerimizden buna bir çözüm istiyoruz
Bu eylemsizlik illeti yüzünden otobüslerde yuvarlanıp karizma sıfırlayanlar, halay alanında toprak anayla kucaklaşanlar hiç de azımsanamayacak miktarda. Buna bir çözüm getirilmeli. İnsan onurunun ayaklar altına alınmasına daha ne kadar seyirci kalacağız?
|
17 Ekim, Çarşamba , 2007







Perşembe, Ekim 18th, 2007:
kendimi eylemsizlik prensibinin kadim savunucusu, en güzide neferi ilan ediyorum. bir insanevladı şu koltukta(pc’nin karşısında olan) oturmaktan bu derece memnuniyet duyamaz. kalkmamak için bu kadar uzun süre direnemez. mesela bak saat şimdi 12:00, 12 saat sonra tekrar bak ben aynı yerde olucam.
Perşembe, Ekim 18th, 2007:
maalesef ben de kelimenin aslini yanlis biliyor musum. dogrusu muztarip olacak.
Çarşamba, Ekim 24th, 2007:
eylem diye bi kız vardı :) bankacı valla sırf onun yüzünden her gün o bankaya giderdim üşenmeden. Bizim müdür deli olurdu -olm yinemi oradasın lan çabuk gel!
ahh ah. ne diyorduk ha eylem.
abi en güzeli bu eylemsizlik, valla bak, ya düşünsene dün akşam adamlar yaklaşık 150 - 200 kişi bir o kadar araç konvoy anasını satiim dörtüler yanıyor insanlar bağırıyor beylikdüzü böyle alalalaaa görseniz. Eşim işte o anti eylemsizlik taraftarı beni zorla çıkardı atladık arabay akatıldık konvoya korna bozuldu anasını satiim baas bas bağır bilmem ne.
eylem terore karşı idi. güzeldi ama ben yine ylemsizliği tercih ediyorum.
[via]
Perşembe, Mart 20th, 2008:
:))))