Gece kulübü maceramız

 kambur yazmış

Sene 2000, aylardan Şubat idi sanırım. Arkadaşımla işten çıktık, sohbet ederek Akköprü Metro Durağı’na doğru yola koyulduk. Havadan sudan, selden konuşarak zaman geçirdik. Metro yanaştı, istasyona, bindik. Doğru Kızılay’a.

Sağda solda zaman öldürmek için yer aramaya başladık. Kafenin birinde iki bardak çay içip tavla attık. Zaman iyice geçti. Saat on bire geliyordu. Biz de yola koyulduk.

Karanfil Sokak’tan yardıra yardıra Olgunlar Sokağı’na doğru yürüyoruz. Koyulaşmış bir şekilde muhabbet ederken, birden gözüme Feyman adlı kulübün tabelası ilişti. Daha önce de duymuştum, ama hiç gitmemiştim.

- “Gardaş” dedim. “Nasıl bir yer burası?

- “Gel” dedi. “Sana bir bira ısmarlayayım.

İçeri girdik, montları neyim verdik kapıcıya. Merdivenlerden aşağıya indik. Allahım Yarabbim! İçeriye bir baktım, silme travesti! Adım atsan Trans’a çarpıyorsun.

Masanın birine oturduk. İki bira söyledi arkadaş, çerez, merez. Ben de bir yandan sağı solu kesiyorum.

Transın teki giymiş kareli etek, gömlek, sanırsın lise talebesi. O yanlı, bu yanlı ceylan gibi sekiyor.

Efendim biz bir yandan biralarımızı yudumluyor, öte yandan meraklı gözlerle etrafa bakıyoruz. Bizim oturduğumuz yer duvar kenarı. Arada da kolon var. Yan taraftan bir kahkaha koptu “Hahahayyy..!!!” diye.

Ula” dedim, “Ne oluyor?“. Hiç öyle kahkaha duymamıştım! Transın teki yan taraftan kalktı, diğer tarafa doğru yürüdü gitti.

Yine biz döndük sohbete. Birden zırpadanak iki tane trans oturdu masaya. Peşine de yıldırım hızıyla garson geldi tabii ki. “Efendim ne içersiniz?” diye sordu. Bizim yavrulara viski bardaklarında kolalar geldi. Biz de bira içiyoruz.

Translardan bir tanesi koluma girdi.

- “Adın ne?” dedi.

- “Gökhan, senin?” dedim.

- “Aydan” dedi.

- “Nerelisin?” dedim.

- “Trabzonluyum” dedi .

Havadan sudan bahsediyoruz. Aydan;

- “Hadi bize gidelim” dedi. Sordum,

- “Ne yapacağız?

- “Sevişiriz” dedi. Şaşkın gözlerle bakıp,

- “Ben bayanlardan hoşlanıyorum” dedim.

- “Ben de bayanım” dedi.

Tabii ben yemedim. Ne de olsa trans olduğu beş kilometreden anlaşılıyor. İstemeyince kalkıp gittiler. Tabii bu arada içtikleri kolalar da bizim hesaba geçti. Biz içiyoruz bira, 3 milyon koca bardakta. Onlar içiyor kola, 6 milyon viski bardağında. Eski TL ile o zamanın parası tam 35 milyon ödedik. Ama evlat acısı gibi koydu bize.

Bana da buradan bir hikaye daha çıktı. Paralar uçtu ama, canımız sağolsun. Yine çalışır kazanırız :)

4 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.75 4 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.75 4 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.75 4 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.75 4 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.75 Loading ... Loading ...
Etiketler: , , , , , , , , ,


23 Ocak, Çarşamba , 2008

Öneri: (Sponsor)

2 Yorum yapılmış

  1. +2
     
    Demokles

    Çarşamba, Ocak 23rd, 2008:

    ..keşke telefon no’sunu alsaydın??:bb

  2. +2
     
    isell

    Salı, Temmuz 22nd, 2008:

    =) bence masaya otutrmanız kabahat ama trans bize gidelim diyince niye demişssn ya orda koptum :D

Gece kulübü maceramız başlıklı yazıya gelen yorumları takip et veya bu yazı hakkında bahsedenleri gör.

Yorum yap




Senin yorumundan sonraki yorumlar E-postana gelsin mi?


 
Ne çok severiz seni Wordpress