Genç kızın biricik dostu
Semih yazmış
Genç kız kendini yatağa atarak onun kucağına başını koydu ve hüngür hüngür ağlamaya başladı. Öyle ağlıyordu ki, biraz sonra kucağı sırılsıklam olmuştu. Acaba onu bu kadar ağlatacak şey neydi ki?
Sormak istedi fakat sonra bundan vazgeçti. Ne de olsa az sonra her şeyi anlatacaktı. Yıllardır sabretmeyi öğrenmişti.
Ağladıkça daha da çok ağlıyordu. Onu üzen sebep notları olamazdı çünkü çok çalışkandı ve daima iyi not alırdı. Hem kötü not alsa bile bu kadar üzülecek biri değildi.
Ya ailesi? Yo o da olamazdı çünkü anne ve babasına daima saygılı, terbiyeli davranırdı ve asla “Öf!” bile demezdi.
Arkadaşları dese, arkadaşları tarafından da çok sevilirdi ayrıca başka bir olay olsa da hep iyimser bakar, daima soğukkanlılığını muhafaza ederdi. Acaba bir anda ne olmuştu böyle?
İyice merakı artmıştı. Onu dört yıldan beri tanıyordu. İlk kez, o on üç yaşındayken bir alış-veriş merkezinin mağazasında karşılaşmışlardı. İkisinin de kanı birbirine ısınıvermişti. Yalvarmalar yakarmalar sonucu annesi razı olmuş ve beraberce onun evine gitmişlerdi.
İkisi de sevinçlerinden deli gibiydiler. Yemekten hemen sonra aynı yatağa yatmışlar, kız ona okulundan, arkadaşlarından, ailesinden söz etmişti. O da lafa hiç karışmamış, sözünü sonuna kadar dinlemişti.
İşte o günden itibaren kız ona gün boyunca başından geçen olayları, sevinçleri, üzüntüleri, dertleri anlatmıştı. İki iyi sırdaş olup, sırlarını birbirlerine anlatmadan rahat edemez olmuşlardı. Ayrıca geçen onca yıla rağmen birbirlerine bir defa olsun kötü söz söylememişlerdi.
- Hadi yanıma uzan da, sana anlatacaklarım var.
Nihayet anlatacaktı. Genç kızın elinden tutarak yanına uzandı.
Genç kız ona sarılarak tekrar hüngür hüngür ağlamaya başladı:
“Yeter ağlama artık” diyecekti ama neden sonra bırakayım ağlasın belki biraz açılır diye vazgeçti.
Neden bir müddet sonra aniden:
- Biliyor musun bugün ne oldu?
Tabii ki bilemezdi ve de çok merak ediyordu ama genç kızın konuşmasını kesmemek için cevap vermedi.
- Bugün geçen ay girdiğim sınavın sonucu gelmiş. Ve istediğim okulu kazanmışım.
Tekrar hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Anlamadığı şey neden kazandığı halde bu kadar çok üzülüyordu?
- Bu nasıl adalet anlamıyorum. Hem sınavı kazanmam için dersaneye gitmemi istiyorlar hem de kazadığım okula göndermiyorlar. O okul benim hayallerimi süslüyordu. Neymiş okul şehir dışındaymış da kız çocuğu ailesinden lisede ayrilmasi dogru degilmiş. Beni hala küçük bir kız olarak görüyorlar. Oysa ki ben büyüdüm değil mi sevgili dostum?
Bu durumda ne diyebilirdi ki? Annesi babası çok inatçıydı. Bir karar verdiler mi asla dönmezlerdi.
Biraz sonra genç kız ağlamaktan bitkin düşmüştü. Birbirlerine sıkı sıkı sarılarak uyudular.
* * * *
Gece vakti genç kızın babası kızının odasına yıldırım gibi girerek onu kucakladı. Evin her tarafını alevler sarmış, dumandan göz gözü görmeyecek hale gelmişti. Balkona çıktılar ve itfaiye aracı onları aşağıya indirdi. Genç kız biraz sonra soğuğun etkisiyle kendine gelmişti. Neden sonra evlerinin yandığını fark etti ve feryat etmeye başladı :
- İçeride kaldı! Kurtarın onu, içeride kaldı! Ne olur kurtarın onu! Lütfen yardım edin, yanıyor içeride, yanıyor, kurtarın onu!
Can yoldaşı, sırdaşı, dostu içeride kalmıştı. Annesi ve babası ne olduğunu anlamamışlardı ve kızlarını endişeyle sakinleştirmeye çalışıyorlardı.
- Kurtarın onu! Yastığım, yastığım içeride kaldı…
|
17 Ekim, Çarşamba , 2007






Çarşamba, Ekim 17th, 2007:
insanın bazen en yakın arkadaşı olabiliyor işte böyle cansız varlıklar.niye acaba yastığını dost edinmiş anlamadım ki.ailesinin baskısı yüzünden mi,kimseyi dost olarak göremediğinden mi acaba?
Çarşamba, Ekim 17th, 2007:
Ayyyy..Canıııım,yastık mıymış o.Ben de kim acaba diye bir türlü bulamıyordum.Çok sürpriz bir sonla bitirmişsin Semih,bir o kadar da hüzünlü bir hikaye olmuş.
Kız çocuğu olduğu için böyle baskı kuran aileler çok gerçekten.Bence yazık ediyorlar.
Ellerine sağlık,güzel olmuş..
Çarşamba, Ekim 17th, 2007:
ah ah ben de bir kedicik ya da sadik dost bir köpek diye düsünmüstüm. 13 yasinda alisveris merkezinde tanisip geceyi beraber gecirme izni ancak bir hayvana verilir diye düsünmüstüm ama bu kadarini beklemedim dogrusu.
cok güzel olmus ya. hele su sürpriz son hikayeyi daha bir tatlandirmis.
semih bir erkek olarak genckizlarin bir yarasina parmak basman olayi daha da bariz kilmis.
aslinda annelerin anneden cok arkadas olmasi gerekiyor ama maalesef anne olmayi evladin üzerinde baski kurmak olarak anlayanlar o kadar cok ki. yavrucaklar ya kediden ya köpekten ya da bu örnekte oldugu gibi yastiktan medet umuyor. tabii hepsi böyle masum olmuyor sonlarin aile baskisindan kacan gencin dert ortagi olarak kötü arkadasi secmesi de mümkün.
Çarşamba, Ekim 17th, 2007:
yazı güzel de ben olsam ”genç kızın biricik tostu” şeklinde yazardım bunu:) tostunu kaptırsaydı mesela birine filan, olay çıksaydı. çift kaşarlı, kavurmalı. oy oy.
Çarşamba, Ekim 17th, 2007:
70 milyonluk ülkedesin ama ve dostun yok çok acı walla üzüldüm
Cumartesi, Ekim 20th, 2007:
insan yanlızlıgının saklıyabilecegi şeylerle paylaşabilir belkide insanı mutlu eden şey onu ne dedigini anlamasa bile onun varlıgının yetmesini bilmesidir bazı insanlarla yanlızlık paylaşılırsa o o zaman yanlızlık olmaz ve unutmayalımki dost bir yastık gibidir sen ona sarıldıkça rahatlatır seni
blue_eyes__bjk@hotmail.com
(ekleyebilirsiniz ama yorumuma katılıyorsanız)
Cumartesi, Ekim 20th, 2007:
ekliyorum liseli ben karizmatikcocuk91@hotmail.com
Cumartesi, Ekim 20th, 2007:
woooow bir seylerin dogusuna mi sahit oluyoz ne?
Pazar, Ekim 21st, 2007:
Sayet bir makale,hikaye okuyanı içerisine alıp bütün harflerinde tek tek misafir edebiliyor ve bu konuk severliği sırasında gercek hayattan okuyana kesitler sunabiliyorsa okuyanı okuma zevkinin doruklarına çıkarabiliyor.Tebrik ederim gercekten çok mükemmel bir yazı olmus.Beni bu kadar etlilemesinin sebebi bu yıl anasınıfına başlıyan kızımın her sene tatile giderken bile yastıgını yanından hiç ayırmamasını ve hatta gecen yıl 5 yıldızlı bir otelin kapısından otel çalışanlarına göstermeden onu içeri sokmak için ne gibi zorluklar çektiğimi hatırlatması.Ve en önemlisi kızımın bu yastıgı ile olan dostlugunun artmaması için geceleri benden uyumadan önce hikaye okumamı istediğinde çok nadirde olsa bu isteğini geri çevirdiğimde ne kadar hata yaptığımı,ne kadar yorgun olursam olayım asla geri çevirmemem gerektiğini öğretti.teşekkür ederim.
Pazar, Ekim 21st, 2007:
Dostluk ille 70 milyonla mi olur acep? Aslinda benzer bir bag 2-5 yas arasi cocuklarda battaniyeleriyle de olabiliyor. Asla yanlarindan ayirmak istemeyebiliyorlar. Ama ne yalan soyleyeyim oyle dostluk gibi bir sey olmasa da yillarca ayni yorganla ustelik kilif takmadan yatmistim. Bazen insan cansiz nesnelere de baglanabiliyor ama cansizlik biyolojinin tanimina gore. Iletisim kuramiyoruz diye bir sey cansiz ilan edilebilinir mi? Biyolojide yaptigimiz canli tanimi mutlak dogru mudur? Asla kesin cevap veremeyecegimiz bir soru… Yorumlariniza tesekkur ederim. Az veya cok begenenler icin de mutlu oldum duygulari paylasabildigime.
Pazartesi, Kasım 5th, 2007:
ekleyin be bişimi dedim aaaaaa
Pazartesi, Kasım 5th, 2007:
ne lan bu yastıktan dostmu olur ınsanlardan bıle olmuo ky yastıktan olsun:P:P:P
Pazartesi, Kasım 5th, 2007:
”Liseli” ve ”Esmerim” yastıktan dost olmazmış ,öyle mi?
Gördünüz oluyormuş :P Siz çok sıkı iki arkadaşsınız o zaman.
Ya da aynı kişi olabilir misiniz :)))
Pazar, Kasım 18th, 2007:
ya harıka gercekten…sasırtıcı.
Cuma, Şubat 29th, 2008:
bence çok güzel ama yastık yansa nolcak ki yaw.:)
Cuma, Mayıs 2nd, 2008:
arkadaşlar bölyle düşünmeyin insanlar belki anlattıklarınızı birgün alhinize kullanıcaklardır ama bir yastık vb. cansızdır sadece dinlendiğimizi düşünürüz.bnmde en yakın arkadaşım yastık en çok değer werdiklerinize inanmıyorsanız siz de böle şeylere anlatın üzüntülerinizi;kederleriniz; sewinçlerinizi..
işe yarıyor birasda olsa rahatlıyorsunuz!!
Pazartesi, Mayıs 12th, 2008:
güsel
Salı, Mayıs 20th, 2008:
garip ama güzel
Cumartesi, Temmuz 19th, 2008:
çok şaşırtıcı bi son du tbr begendm :)