<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress/2.1.3" -->
<rss version="2.0" 
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
	<title>Her Şeyin Teorisi yazısına yapılan yorumlar</title>
	<link>http://www.eanlat.com/cidden-mi/her-seyin-teorisi/</link>
	<description>Hikaye sensin</description>
	<pubDate>Mon, 01 Dec 2008 21:50:44 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.1.3</generator>

	<item>
		<title>nostaljik tarafından</title>
		<link>http://www.eanlat.com/cidden-mi/her-seyin-teorisi/#comment-12042</link>
		<author>nostaljik</author>
		<pubDate>Thu, 29 May 2008 22:18:32 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eanlat.com/cidden-mi/her-seyin-teorisi/#comment-12042</guid>
					<description>Trintragula,yazılarının takipçisi oldum.Tarzını oldukça beğeniyorum.Merak uyandıran,biraz da kafa karıştıran,hatta çıkmazlara sokan bir tarz.Ama anlatım olarak oldukça başarılı..
Şimdi de burada ''dahi çocuk'' olan''Gürkan Hoca'' bende müthiş bir merak uyandırdı.Sonuna kadar büyük bir merakla okudum.
O soruyu ben sormuştum daha önceki yazında..Yani ''Bu gerçekten oldu mu?'' demiştim.Doğrusunu istersen şimdi yine emin olamadım.Hepsi mi kurmaca,yoksa sadece sonları mı?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Trintragula,yazılarının takipçisi oldum.Tarzını oldukça beğeniyorum.Merak uyandıran,biraz da kafa karıştıran,hatta çıkmazlara sokan bir tarz.Ama anlatım olarak oldukça başarılı..<br />
Şimdi de burada &#8221;dahi çocuk&#8221; olan&#8221;Gürkan Hoca&#8221; bende müthiş bir merak uyandırdı.Sonuna kadar büyük bir merakla okudum.<br />
O soruyu ben sormuştum daha önceki yazında..Yani &#8221;Bu gerçekten oldu mu?&#8221; demiştim.Doğrusunu istersen şimdi yine emin olamadım.Hepsi mi kurmaca,yoksa sadece sonları mı?</p>
]]></content:encoded>
				</item>
	<item>
		<title>trintragula tarafından</title>
		<link>http://www.eanlat.com/cidden-mi/her-seyin-teorisi/#comment-12043</link>
		<author>trintragula</author>
		<pubDate>Fri, 30 May 2008 05:55:10 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eanlat.com/cidden-mi/her-seyin-teorisi/#comment-12043</guid>
					<description>Beğenmene sevindim Nostaljik. Hepsi kurmaca diyebilirim. Bu vesileyle ilham kaynaklarımı da belirteyim.

Empati'yi okuduğumdan bahsetmiştim. Orada yazar ilgi çekici bilimsel gerçeklerin üzerine kendi hayal gücünü katarak sürükleyici bir kitap çıkarmış. Ben de yazımda gerçek şeyler olan fraktallar ve her şeyin teorisinden bahsettim. Ama bu ikisini birbirine bağlayan bir yazı okuduğumu hatırlamıyorum.

Dahi çocuk Gürkan Hoca'yı oluştururken ise aklıma Aziz Nesin'in "Seyyar Köfteciler Talimatnamesi" hikayesi gelmişti. Oradaki karakter dahi değil, fakat başarılı, yurtdışında eğitim almış, alanında bütün dünyada ilk sekizde olan bir optik mühendisi. Yurtdışındaki üniversite, devlete olan borcunu ödeyerek onu mecburi hizmetten kurtarmayı ve yanlarında çalışmasını teklif eder. Ancak babasından "Benim kanımdan bir evlatsan hemen memlekete döner, kendi vatanında hizmet edersin. Gelmezsen emeklerim haram olsun, babalık hakkım gözüne dizine dursun." diye bir mektup alınca direnmeyip memlekete döner. Burada ona iş bulmak için iki ay çalışırlar. Sonunda dokuma fabrikasında kadro verirler. Dokuma fabrikasında bir optik mühendisi!

Hikaye aslında çok komik. "Sosyalizm Geliyor Savulun" kitabında yer alıyor. Kütüphanede filan bulursanız mutlaka okuyun. Birkaç yıl vatanına, milletine borcunu ödeyen kahramanımız tekrar Amerika'ya gittiğinde kalakalır. Çünkü geçen zamanda optik bilimi o kadar ilerlemiştir ki bildikleri hiçbir işe yaramamaktadır.

İşte Gürkan Hoca'yı matematik dahisi yapıp sonra da defterdarlıkta çalıştırırken bu hikayeden etkilendim.

Biraz uzun oldu ama... Kamera arkası ya da yönetmenin yorumları gibi bişey oldu :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Beğenmene sevindim Nostaljik. Hepsi kurmaca diyebilirim. Bu vesileyle ilham kaynaklarımı da belirteyim.</p>
<p>Empati&#8217;yi okuduğumdan bahsetmiştim. Orada yazar ilgi çekici bilimsel gerçeklerin üzerine kendi hayal gücünü katarak sürükleyici bir kitap çıkarmış. Ben de yazımda gerçek şeyler olan fraktallar ve her şeyin teorisinden bahsettim. Ama bu ikisini birbirine bağlayan bir yazı okuduğumu hatırlamıyorum.</p>
<p>Dahi çocuk Gürkan Hoca&#8217;yı oluştururken ise aklıma Aziz Nesin&#8217;in &#8220;Seyyar Köfteciler Talimatnamesi&#8221; hikayesi gelmişti. Oradaki karakter dahi değil, fakat başarılı, yurtdışında eğitim almış, alanında bütün dünyada ilk sekizde olan bir optik mühendisi. Yurtdışındaki üniversite, devlete olan borcunu ödeyerek onu mecburi hizmetten kurtarmayı ve yanlarında çalışmasını teklif eder. Ancak babasından &#8220;Benim kanımdan bir evlatsan hemen memlekete döner, kendi vatanında hizmet edersin. Gelmezsen emeklerim haram olsun, babalık hakkım gözüne dizine dursun.&#8221; diye bir mektup alınca direnmeyip memlekete döner. Burada ona iş bulmak için iki ay çalışırlar. Sonunda dokuma fabrikasında kadro verirler. Dokuma fabrikasında bir optik mühendisi!</p>
<p>Hikaye aslında çok komik. &#8220;Sosyalizm Geliyor Savulun&#8221; kitabında yer alıyor. Kütüphanede filan bulursanız mutlaka okuyun. Birkaç yıl vatanına, milletine borcunu ödeyen kahramanımız tekrar Amerika&#8217;ya gittiğinde kalakalır. Çünkü geçen zamanda optik bilimi o kadar ilerlemiştir ki bildikleri hiçbir işe yaramamaktadır.</p>
<p>İşte Gürkan Hoca&#8217;yı matematik dahisi yapıp sonra da defterdarlıkta çalıştırırken bu hikayeden etkilendim.</p>
<p>Biraz uzun oldu ama&#8230; Kamera arkası ya da yönetmenin yorumları gibi bişey oldu :)</p>
]]></content:encoded>
				</item>
	<item>
		<title>cilekbahcesi tarafından</title>
		<link>http://www.eanlat.com/cidden-mi/her-seyin-teorisi/#comment-12046</link>
		<author>cilekbahcesi</author>
		<pubDate>Fri, 30 May 2008 06:38:28 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eanlat.com/cidden-mi/her-seyin-teorisi/#comment-12046</guid>
					<description>Sevgili Trintragula,çok beyendiyim bir yazı okudum.Aziz Nesin'in o kitabını biliyorum.Okurken sanki böyle bir hikaye var gibi düşünceler içinde okudumsa da çok iyi yorumlanmış bir hikaye idi.Ve itiraf etmeliyim  hani gazetede yayınlanmış filan sonrasını okudukça  evet bu gerçek bir hikaye diye düşünmedim değil.Ama gerçek ya da değil.Ben bayıldım.Belki de sensindir.Böyle bilime ışık tutabilecek yapıda biri ve belki de bizler seninle burda bu şekilde de olsa tanıştığımız için şanslıyızdır.;))
Kültürel bir üstünlüğün olduğu yazılarından çok net anlaşılıyor.Okurken iyi bir yazarı,bilgi birikimi olan birini görüyorum sanki.Yazılarının devamını diliyorum.Çünkü okumaktan keyif alıyorum.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili Trintragula,çok beyendiyim bir yazı okudum.Aziz Nesin&#8217;in o kitabını biliyorum.Okurken sanki böyle bir hikaye var gibi düşünceler içinde okudumsa da çok iyi yorumlanmış bir hikaye idi.Ve itiraf etmeliyim  hani gazetede yayınlanmış filan sonrasını okudukça  evet bu gerçek bir hikaye diye düşünmedim değil.Ama gerçek ya da değil.Ben bayıldım.Belki de sensindir.Böyle bilime ışık tutabilecek yapıda biri ve belki de bizler seninle burda bu şekilde de olsa tanıştığımız için şanslıyızdır.;))<br />
Kültürel bir üstünlüğün olduğu yazılarından çok net anlaşılıyor.Okurken iyi bir yazarı,bilgi birikimi olan birini görüyorum sanki.Yazılarının devamını diliyorum.Çünkü okumaktan keyif alıyorum.</p>
]]></content:encoded>
				</item>
	<item>
		<title>anafikir tarafından</title>
		<link>http://www.eanlat.com/cidden-mi/her-seyin-teorisi/#comment-12049</link>
		<author>anafikir</author>
		<pubDate>Fri, 30 May 2008 10:30:59 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eanlat.com/cidden-mi/her-seyin-teorisi/#comment-12049</guid>
					<description>Bu yazıyı seven arkadaşlara bir önerim olacak, mutlaka izlemek lazım, hayat görüşünüzü dahi değiştirebilir : )

(Bkz: &lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0399877/" rel="nofollow"&gt;What the Bleep Do We know&lt;/a&gt;)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazıyı seven arkadaşlara bir önerim olacak, mutlaka izlemek lazım, hayat görüşünüzü dahi değiştirebilir : )</p>
<p>(Bkz: <a href="http://www.imdb.com/title/tt0399877/" rel="nofollow">What the Bleep Do We know</a>)</p>
]]></content:encoded>
				</item>
	<item>
		<title>nostaljik tarafından</title>
		<link>http://www.eanlat.com/cidden-mi/her-seyin-teorisi/#comment-12051</link>
		<author>nostaljik</author>
		<pubDate>Fri, 30 May 2008 14:24:55 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eanlat.com/cidden-mi/her-seyin-teorisi/#comment-12051</guid>
					<description>Detaylar için teşekkürler @Trintragula.Oldukça açıklayıcı olmuş.Yalnız yazdığın  hikaye ile ilgili sırrını da vermiş oldun : ) 
Lisedeyken tam bir Aziz Nesin hayranıydım.Bütün hikaye ve romanlarını okudum sayılır.Esinlenmiş olduğun fikri okurken aklıma biraz geldi gitti.Fakat hikaye kahramanının gerçek olma ihtimali ağır bastı.Sonuçta esinlenmiş de olsan kahramanın ve konu tıpkı Aziz Nesin'inkiler gibi ''Trajikomik memleket gerçekleri''nden biri.Yalnız senin hikayende mizah unsuru pek hissedilmiyor.
Daha geçen gün TRT' 2 de kendini Amerika'da müthiş geliştirip Türkiye'de iş bulamamış bir Prof'un hayatını hayretle izlemiştim.
Bu arada sen ODTÜ Fizik Grubu üyelerinden biri olabilirsin,diyorum : )
Fiziğin diğer adı''Doğa Felsefesi''sanırım.Geçende Türkiye'den de bir grup Genç Fizikçi Avrupa ülkelerinden birine gittiler.En büyük hedef ve amaçları da ''Evrenin Gizemini Çözmek''işine katkıda bulunmakmış.
@Anafikir,verdiğin linkteki resimlerden anlaşılıyor ki ''Evrenin Gizemi''işi  insanın hayat görüşünü değiştirecek(kafayı yedirecek)gibi  duruyor.Ben hayat görüşümden memnunum,almayayım.Thanks : )</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Detaylar için teşekkürler @Trintragula.Oldukça açıklayıcı olmuş.Yalnız yazdığın  hikaye ile ilgili sırrını da vermiş oldun : )<br />
Lisedeyken tam bir Aziz Nesin hayranıydım.Bütün hikaye ve romanlarını okudum sayılır.Esinlenmiş olduğun fikri okurken aklıma biraz geldi gitti.Fakat hikaye kahramanının gerçek olma ihtimali ağır bastı.Sonuçta esinlenmiş de olsan kahramanın ve konu tıpkı Aziz Nesin&#8217;inkiler gibi &#8221;Trajikomik memleket gerçekleri&#8221;nden biri.Yalnız senin hikayende mizah unsuru pek hissedilmiyor.<br />
Daha geçen gün TRT&#8217; 2 de kendini Amerika&#8217;da müthiş geliştirip Türkiye&#8217;de iş bulamamış bir Prof&#8217;un hayatını hayretle izlemiştim.<br />
Bu arada sen ODTÜ Fizik Grubu üyelerinden biri olabilirsin,diyorum : )<br />
Fiziğin diğer adı&#8221;Doğa Felsefesi&#8217;&#8217;sanırım.Geçende Türkiye&#8217;den de bir grup Genç Fizikçi Avrupa ülkelerinden birine gittiler.En büyük hedef ve amaçları da &#8221;Evrenin Gizemini Çözmek&#8221;işine katkıda bulunmakmış.<br />
@Anafikir,verdiğin linkteki resimlerden anlaşılıyor ki &#8221;Evrenin Gizemi&#8221;işi  insanın hayat görüşünü değiştirecek(kafayı yedirecek)gibi  duruyor.Ben hayat görüşümden memnunum,almayayım.Thanks : )</p>
]]></content:encoded>
				</item>
	<item>
		<title>trintragula tarafından</title>
		<link>http://www.eanlat.com/cidden-mi/her-seyin-teorisi/#comment-12067</link>
		<author>trintragula</author>
		<pubDate>Sun, 01 Jun 2008 12:28:28 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eanlat.com/cidden-mi/her-seyin-teorisi/#comment-12067</guid>
					<description>Çilekbahçesi, kültürel üstünlüğüm yok, birkaç kitap okudum hepsi o. Herkesin farklı alanlarda bilgisi vardır. Sizin bildiğiniz çoğu şeyi ben bilmiyorumdur. Kaldı ki bilmek de yetmiyor, o bilgiyi anlamak ve doğru kullanabilmek önemli. Övgüleriniz için teşekkürler.

Nostaljik, mesaj atmıştım, burada da belirteyim. Fizikle ilgili bilgilerim Tübitak kitaplarından okuduğum kadarıyla. Özellikle Kralın Yeni Usu serisinden. "İçerden biri" değilim yani.

Filme gelecek olursak, kusura bakmayın uzun konuşacağım :)

Selim, What the bleep we do know (Ne biliyoruz ki?) filmini izlememiştim, fakat tavsiyen sonucu bulup izledim. İlginç bir film. Beğendiğim-beğenmediğim, inandığım-inanmadığım, anladığım-anlamadığım bölümleri oldu. Ciddi bir eleştiri yapmayı düşünüyordum ki, en sonda filmdeki yorumcularla ilgili bilgiler gelince tereddüt ettim. Hemen hepsi de profesör, pek çok kitap yazmış, saygıdeğer insanlar. Bu filmi eleştirecek yeterlilikte olmayabilirim. Yine de biraz değineceğim.

Film daha çok belgesel havasında ilerleyen, gerçekten de izleyenine yeni bir "dünya görüşü" kazandırmak isteyen bir yapım.

Çoğu yerde basitleştirmeler ve mecazlar vardı. Hücrelerin dans ettiği bölüm gibi. Bu açıdan film yoruma açık. İki kişi filmi izleyip tamamen farklı şeyler anlayabilir. Benim yorumum da kendime özgü olacak.

Öncelikle filmde çok önemli sorulara cevap verilmeye çalışılmış. Gerçeklik nedir, Tanrı nedir, bilinç nedir gibi. Kuantum fiziği, tıp, moleküler biyoloji, psikiyatri, ilahiyat gibi çok farklı alanlardan uzmanların bu sorulara benzer, birbirini destekler yanıt vermesi dikkate değer. Öyle olmasaydı ortaya böyle bir film çıkamazdı.

Filmde kuantum fiziği üzerinde çok durulmuş. Günlük hayatımızı dahi etkilediği iddia edilmiş. Mutlaka etkiler ama bu etkinin boyutu çok değildir diye düşünüyorum. Kuantum, nanometre ve daha küçük ölçeklerde geçerli kabul edilir. Kaldı ki kuantum teorisi fiziğin nihai teorisi değil. 

Ben filmi fazla insan ve bilinç merkezli buldum. Yani, insanın duygusal ve moleküler "bağımlılıkları" (uyuşturucu, içki, seks, oyun bağımlılığı, belki daha geniş olarak nefis) ve bunları aşmamız gerekliliği üzerine söyledikleri doğru. Kendimizi geliştirerek sahip olduğumuz bilincin hakkını vermemiz gerektiği de. Ama tüm evreni bu bilinç ve insan üzerinden açıklamak yeterli mi? Filmde söyledikleri gibi, evren hayal edebileceğimizden çok daha büyük. Ama yine filmde "Tanrı biziz" lafı da tekrar tekrar söylenmiş. İnsanın yaratıcı gücünden bahsedilmiş, fakat bu gücün henüz yarım olduğu belirtilmiş ve hedef olarak da bu yaratıcı gücü geliştirmek gösterilmiş.

Filmdeki yorumcular ateist olmamakla beraber, tek tanrılı dinlerde anlatılan Tanrı kavramını inandırıcı bulmuyorlar. Mesela günahkarlara sonsuz azap verecek bir cehennem ya da sonsuz mutluluk sağlayacak cennet pek öyle kabul ettikleri şeyler değil gibi. Bu açıdan filmin bilimi kullanarak kendine özgü bir inanç sistemi ortaya koyduğu söylenebilir.

Bilim ve din arasında çekişme zaman zaman olmuştur. İkisi de evrenin ve insanın kökeni hakkında açıklamalarda bulunur. Her zaman aynı şeyleri söylemezler. Farklılıkların olduğu noktada her birey, hangisine inanacağı konusunda kendi tercihini yapar. İkisinde de "inanç" vardır. Dindeki inançlar değişmez ve mutlak inançtır. Bilimde ise inançların yapılan deneyler ve ortaya çıkan kanıtlar ışığında değişebileceği kabul edilir. Tabi söz konusu insan olunca bilim dünyasında da bağnazlar olabilmektedir.

Bilinç üzerinden köken tartışmasına dönersek... Henüz yapay bilinç geliştirebilmiş değiliz. En güçlü bilgisayarlar bile insan beyninin kapasitesinin çok altında. Kaldı ki sorun sadece donanım değil. Yazılım boyutu da var. Neyse... Diyelim ki bilincin sırrını keşfettik ve bilgisayarlar bir gün "uyandı". Hatta öyle bir noktaya geldik ki, "Sims" oyunundaki gibi sanal bir dünyamız var ve bu dünyada pek çok karakter yapay bilince sahip. O dünyada yaşıyorlar. Onlar da nereden gelip nereye gitmekte olduklarını merak ediyorlar. Bir yaratıcıya inanıyorlar. Oysa aslında dünyaları kendilerinin sandığından çok farklı. Devasa bir hard disk'in içinde mevcutlar. Süper işlemci çipinin hesap gücü sayesinde düşünüyor ve hissediyorlar. Eğer bir gün insanoğlu buna benzer bir şey yapabilirse gerçekten filmde dedikleri gibi Tanrı rolünde olur. Ya da belki de biz gelişmiş bir türün ürettiği bilgisayar oyunuyuz (Anlattığım şey Matrix'e benziyor ama tam değil. Orada insanlar gerçekten vardı). Bu tür düşünceler gerçekten kafa karıştırıcı. Tabi eğer bilinci yapay olarak üretmek mümkün değilse o zaman sorun yok. Diğer taraftan her saniye doğan onlarca bebek, bilinçli bir beyinle doğuyor. Evrendeki bildiğimiz en karmaşık nesne olan insan beyni her saniye tekrar tekrar üretiliyor.

Belki de sanal dünyamızı ayrıntılı tasarlamak yerine belli bazı kurallar koyarız. Kütle çekimi kanunu gibi. Çok temel bir altyapı oluştururuz ve her şeyi bir patlamayla ortaya saçarız. Ve neler olacağına bakarız. Bu tarif şimdiki evrenimize daha çok uydu. Big Bang denilen patlamanın olduğu anda, yaklaşık 15 milyar yıl önce, tüm evren küçücük bir noktaydı ve tüm fizik kanunları o küçücük noktanın içinde vardı. Ve evren genişledi, değişti, bugündeyiz.

O ilk noktanın özelliklerini bilmek mümkün olsa evreni –sanal olarak da olsa- tekrar yaratmak mümkün olur mu? Ya da bir açık kapı bulup evrenin dışına çıkmak?

Bu konu daha çok uzar ama hem ben yazmaktan yoruldum hem de herhangi ikna edici bir sonuca ulaşmak mümkün değil. Maksat fikir jimnastiği, onu da yapmış olduk.

Not: Filmde duygularımızın suya etkisi diye bir sahne vardı ki, çok fantastik geldi. Orada ne olduğunu tam anlamadım ama sitesi &lt;a href="http://www.life-enthusiast.com/twilight/research_emoto.htm" rel="nofollow"&gt;şu. &lt;/a&gt;</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Çilekbahçesi, kültürel üstünlüğüm yok, birkaç kitap okudum hepsi o. Herkesin farklı alanlarda bilgisi vardır. Sizin bildiğiniz çoğu şeyi ben bilmiyorumdur. Kaldı ki bilmek de yetmiyor, o bilgiyi anlamak ve doğru kullanabilmek önemli. Övgüleriniz için teşekkürler.</p>
<p>Nostaljik, mesaj atmıştım, burada da belirteyim. Fizikle ilgili bilgilerim Tübitak kitaplarından okuduğum kadarıyla. Özellikle Kralın Yeni Usu serisinden. &#8220;İçerden biri&#8221; değilim yani.</p>
<p>Filme gelecek olursak, kusura bakmayın uzun konuşacağım :)</p>
<p>Selim, What the bleep we do know (Ne biliyoruz ki?) filmini izlememiştim, fakat tavsiyen sonucu bulup izledim. İlginç bir film. Beğendiğim-beğenmediğim, inandığım-inanmadığım, anladığım-anlamadığım bölümleri oldu. Ciddi bir eleştiri yapmayı düşünüyordum ki, en sonda filmdeki yorumcularla ilgili bilgiler gelince tereddüt ettim. Hemen hepsi de profesör, pek çok kitap yazmış, saygıdeğer insanlar. Bu filmi eleştirecek yeterlilikte olmayabilirim. Yine de biraz değineceğim.</p>
<p>Film daha çok belgesel havasında ilerleyen, gerçekten de izleyenine yeni bir &#8220;dünya görüşü&#8221; kazandırmak isteyen bir yapım.</p>
<p>Çoğu yerde basitleştirmeler ve mecazlar vardı. Hücrelerin dans ettiği bölüm gibi. Bu açıdan film yoruma açık. İki kişi filmi izleyip tamamen farklı şeyler anlayabilir. Benim yorumum da kendime özgü olacak.</p>
<p>Öncelikle filmde çok önemli sorulara cevap verilmeye çalışılmış. Gerçeklik nedir, Tanrı nedir, bilinç nedir gibi. Kuantum fiziği, tıp, moleküler biyoloji, psikiyatri, ilahiyat gibi çok farklı alanlardan uzmanların bu sorulara benzer, birbirini destekler yanıt vermesi dikkate değer. Öyle olmasaydı ortaya böyle bir film çıkamazdı.</p>
<p>Filmde kuantum fiziği üzerinde çok durulmuş. Günlük hayatımızı dahi etkilediği iddia edilmiş. Mutlaka etkiler ama bu etkinin boyutu çok değildir diye düşünüyorum. Kuantum, nanometre ve daha küçük ölçeklerde geçerli kabul edilir. Kaldı ki kuantum teorisi fiziğin nihai teorisi değil. </p>
<p>Ben filmi fazla insan ve bilinç merkezli buldum. Yani, insanın duygusal ve moleküler &#8220;bağımlılıkları&#8221; (uyuşturucu, içki, seks, oyun bağımlılığı, belki daha geniş olarak nefis) ve bunları aşmamız gerekliliği üzerine söyledikleri doğru. Kendimizi geliştirerek sahip olduğumuz bilincin hakkını vermemiz gerektiği de. Ama tüm evreni bu bilinç ve insan üzerinden açıklamak yeterli mi? Filmde söyledikleri gibi, evren hayal edebileceğimizden çok daha büyük. Ama yine filmde &#8220;Tanrı biziz&#8221; lafı da tekrar tekrar söylenmiş. İnsanın yaratıcı gücünden bahsedilmiş, fakat bu gücün henüz yarım olduğu belirtilmiş ve hedef olarak da bu yaratıcı gücü geliştirmek gösterilmiş.</p>
<p>Filmdeki yorumcular ateist olmamakla beraber, tek tanrılı dinlerde anlatılan Tanrı kavramını inandırıcı bulmuyorlar. Mesela günahkarlara sonsuz azap verecek bir cehennem ya da sonsuz mutluluk sağlayacak cennet pek öyle kabul ettikleri şeyler değil gibi. Bu açıdan filmin bilimi kullanarak kendine özgü bir inanç sistemi ortaya koyduğu söylenebilir.</p>
<p>Bilim ve din arasında çekişme zaman zaman olmuştur. İkisi de evrenin ve insanın kökeni hakkında açıklamalarda bulunur. Her zaman aynı şeyleri söylemezler. Farklılıkların olduğu noktada her birey, hangisine inanacağı konusunda kendi tercihini yapar. İkisinde de &#8220;inanç&#8221; vardır. Dindeki inançlar değişmez ve mutlak inançtır. Bilimde ise inançların yapılan deneyler ve ortaya çıkan kanıtlar ışığında değişebileceği kabul edilir. Tabi söz konusu insan olunca bilim dünyasında da bağnazlar olabilmektedir.</p>
<p>Bilinç üzerinden köken tartışmasına dönersek&#8230; Henüz yapay bilinç geliştirebilmiş değiliz. En güçlü bilgisayarlar bile insan beyninin kapasitesinin çok altında. Kaldı ki sorun sadece donanım değil. Yazılım boyutu da var. Neyse&#8230; Diyelim ki bilincin sırrını keşfettik ve bilgisayarlar bir gün &#8220;uyandı&#8221;. Hatta öyle bir noktaya geldik ki, &#8220;Sims&#8221; oyunundaki gibi sanal bir dünyamız var ve bu dünyada pek çok karakter yapay bilince sahip. O dünyada yaşıyorlar. Onlar da nereden gelip nereye gitmekte olduklarını merak ediyorlar. Bir yaratıcıya inanıyorlar. Oysa aslında dünyaları kendilerinin sandığından çok farklı. Devasa bir hard disk&#8217;in içinde mevcutlar. Süper işlemci çipinin hesap gücü sayesinde düşünüyor ve hissediyorlar. Eğer bir gün insanoğlu buna benzer bir şey yapabilirse gerçekten filmde dedikleri gibi Tanrı rolünde olur. Ya da belki de biz gelişmiş bir türün ürettiği bilgisayar oyunuyuz (Anlattığım şey Matrix&#8217;e benziyor ama tam değil. Orada insanlar gerçekten vardı). Bu tür düşünceler gerçekten kafa karıştırıcı. Tabi eğer bilinci yapay olarak üretmek mümkün değilse o zaman sorun yok. Diğer taraftan her saniye doğan onlarca bebek, bilinçli bir beyinle doğuyor. Evrendeki bildiğimiz en karmaşık nesne olan insan beyni her saniye tekrar tekrar üretiliyor.</p>
<p>Belki de sanal dünyamızı ayrıntılı tasarlamak yerine belli bazı kurallar koyarız. Kütle çekimi kanunu gibi. Çok temel bir altyapı oluştururuz ve her şeyi bir patlamayla ortaya saçarız. Ve neler olacağına bakarız. Bu tarif şimdiki evrenimize daha çok uydu. Big Bang denilen patlamanın olduğu anda, yaklaşık 15 milyar yıl önce, tüm evren küçücük bir noktaydı ve tüm fizik kanunları o küçücük noktanın içinde vardı. Ve evren genişledi, değişti, bugündeyiz.</p>
<p>O ilk noktanın özelliklerini bilmek mümkün olsa evreni –sanal olarak da olsa- tekrar yaratmak mümkün olur mu? Ya da bir açık kapı bulup evrenin dışına çıkmak?</p>
<p>Bu konu daha çok uzar ama hem ben yazmaktan yoruldum hem de herhangi ikna edici bir sonuca ulaşmak mümkün değil. Maksat fikir jimnastiği, onu da yapmış olduk.</p>
<p>Not: Filmde duygularımızın suya etkisi diye bir sahne vardı ki, çok fantastik geldi. Orada ne olduğunu tam anlamadım ama sitesi <a href="http://www.life-enthusiast.com/twilight/research_emoto.htm" rel="nofollow">şu. </a></p>
]]></content:encoded>
				</item>
	<item>
		<title>anafikir tarafından</title>
		<link>http://www.eanlat.com/cidden-mi/her-seyin-teorisi/#comment-12068</link>
		<author>anafikir</author>
		<pubDate>Sun, 01 Jun 2008 16:33:51 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eanlat.com/cidden-mi/her-seyin-teorisi/#comment-12068</guid>
					<description>İlgi gösterip filmi izlediğin ve bu gayet doyurucu yorumunla yazını zenginleştirdiğin için çok teşkkür ederim.

Evet, aslında tam olarak bir filmden çok bir belgesel havasında. Kuantum fiziği felsefesini aktarabilemek için, daha çok anlaşılabilmesi için basit ve hayattan örnekler vermeye çalışılmış. 

Farklı çıkarımlar yapılabiliyor. Yorumların ve analizin için tekrar teşekkürler.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>İlgi gösterip filmi izlediğin ve bu gayet doyurucu yorumunla yazını zenginleştirdiğin için çok teşkkür ederim.</p>
<p>Evet, aslında tam olarak bir filmden çok bir belgesel havasında. Kuantum fiziği felsefesini aktarabilemek için, daha çok anlaşılabilmesi için basit ve hayattan örnekler vermeye çalışılmış. </p>
<p>Farklı çıkarımlar yapılabiliyor. Yorumların ve analizin için tekrar teşekkürler.</p>
]]></content:encoded>
				</item>
	<item>
		<title>yoSun tarafından</title>
		<link>http://www.eanlat.com/cidden-mi/her-seyin-teorisi/#comment-13052</link>
		<author>yoSun</author>
		<pubDate>Thu, 04 Sep 2008 15:40:14 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eanlat.com/cidden-mi/her-seyin-teorisi/#comment-13052</guid>
					<description>açıkcası başından itibaren kurmaca olduğu belliydi yani ben kurmaca olduğunu doğla olarak anladım:):)gazetecilikle çok ilgili olduğum için 1818atatürkün doğumundan beri olan bütün haberleri okudum we bi çoğu aklımda böyle birşeyde olağan üstü bir olay olurdu we aklımdan çıkması imkansız olurdu:):)yinede habercilikle ilglenmeseydim sonuna kadar inanırdım...yazı çok akıcı we inandırıcı ayrıca müthiş bir konu:):)arkadaşım seni gerçekten tebrik ediyorum...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>açıkcası başından itibaren kurmaca olduğu belliydi yani ben kurmaca olduğunu doğla olarak anladım:):)gazetecilikle çok ilgili olduğum için 1818atatürkün doğumundan beri olan bütün haberleri okudum we bi çoğu aklımda böyle birşeyde olağan üstü bir olay olurdu we aklımdan çıkması imkansız olurdu:):)yinede habercilikle ilglenmeseydim sonuna kadar inanırdım&#8230;yazı çok akıcı we inandırıcı ayrıca müthiş bir konu:):)arkadaşım seni gerçekten tebrik ediyorum&#8230;</p>
]]></content:encoded>
				</item>
</channel>
</rss>
