Kantindeki at suratı
bunuelce yazmış
Tuhaf girişim. Hayal veya rüya esnasında kurduğumuz çevreye açı olarak nereden bakıyoruz? Sağ üst mü, sol alt mı, arka paralel mi, ön paralel mi, üst dik mi, yan paralel mi?
Düşte oluşturduğumuz çevreyi görme açısı olarak göz bölgemizi kullanmamız kafa yorucu. Hayallerde bulunan kendimizi yönetebilme, senaryoyu şekillendirebilme imkanı için mükemmel bir görme açısı oluşturup, onu yönetim merkezimiz haline getiririz.
Hayalimizi içeren bu görsel sunuma düzey getirme amacındaki görme açısı seçimimiz aşamasında yönetimimizi kolaylaştırmayı, hakimiyetimizi artırmayı beraberinde getirmeli parolasıyla yola çıkarız.
Orson Welles’in, Yurttaş Kane filminde sinemadaki ilk açı çeşitliliğinin temeli atılmıştır ve bu açı çeşitlendirme kabiliyeti filmi daha göze hitab eder daha kontrollü daha denetlenebilir hale getirmiştir.
Bildiğimiz en iyi görme açısı, spor müsabakalarında çıkar karşımıza ve bu yan paralel şeklindedir. Buradan hareketle kendinizi misal Pro Evolution Soccer‘da misal Winning Eleven’de misal NBA Live’da misal NFL 2 Unleashed’de profilleyin ve ekrana koyun. Kamera açısı seçeneklerinde kaçımız Tower veya Tele cam dışında bir şeye tıklıyoruz.
Amacım kontrol ve öngörü yeteneği kazandırma konusunda en mükemmel açıyı hayal, rüya ve oyunların dışındaki yerde deneyebilmek. Gerçek hayatta. İşte o zaman en son okul kantininde garipsenilen at suratı, ne tarz bir bürünüme sokacağımı kumanda edebilirim.
Bu anlamdaki en iyi açı olan stat kamerasından bakarak. Göz odağımı konsantre etmeliyim.
|
1 Eylül, Cumartesi , 2007






Pazar, Eylül 2nd, 2007:
Bu konuya geçen değinmiştik. Açıklaması olmuş.
Pazar, Eylül 2nd, 2007:
açıklaması çok daha anlaşılır olmuş yalnız. winning eleven dedin can damarımdan vurdun. her ilk maç başlangıcıında “start”a basılır, “camera options”a girilir, kamera açısı “wide” olarak değiştirlir. her gün yakalıyorum ben bu açıyı.
ee citizen kane de boşuna dünyanın en iyi filmi değil.
Pazar, Eylül 2nd, 2007:
orson welles nerelerde? şarap kazanına düşmüştü bi aralar. sonra optimus prime ı seslendireceği hakkında asılsız iddialar duyduk. ne oldu o herife be?
Pazar, Eylül 2nd, 2007:
ben orson welles’ı en çok defender derken sevmişimdir.
son zamanlarda pek bir aktivitesini duymadım gerçi transformers mevzuğunuda şimdi öğreniyorum. belli de olmaz bi bakarsın yarın bir gün radyo programı yapıyo, dünya insanları almış eline baltayı, küreği uzaylı istilası bekliyo, hiç belli olmaz.
Pazar, Eylül 2nd, 2007:
okuyamadim yav. ne anlattigi konusunda da hic fikrim yok. yav cocuklar teyzenizin okuyabilecegi ve de anlamakta zorlanmiyacagi bisiler yazin.
ben de sandim ki ya at suratli biri ya da kantine asili at posteri.
Pazartesi, Eylül 3rd, 2007:
When you are old enough to read this words
Their meaning will unfold, Asena65.
Pazartesi, Eylül 3rd, 2007:
this değil these.
Pazartesi, Eylül 3rd, 2007:
these yazsydn gelyrdu kafana ıstaka:]]]
Pazartesi, Eylül 3rd, 2007:
yazMA sydn..uleeen ben de hata yaptm:]]
Pazartesi, Eylül 3rd, 2007:
75 yav
Pazartesi, Eylül 3rd, 2007:
gıcklığna yapyr sinirlenme sen ASO..
Pazartesi, Eylül 3rd, 2007:
versek şapur şupur yerdn ama kısırı dimi CEVO, bide üstüne nar ekşisi isterdn.
Salı, Eylül 4th, 2007:
aaa ciddiymiş he cidden başka yazıda veriyo cevabı uheuehueh bune abiii!!!
toplardım sitenin en maçosundan erkeklerini yan oda da tavla atarken yerdim kısırı.
(bak ben de ciddiyim bir sonraki yorumunun cevabını başka blog sitesine yazıcam)
Salı, Eylül 4th, 2007:
dedğimi yaparm..ara bul Ellehelleeeh:)
Pazar, Eylül 30th, 2007:
böyle yaratıcı arkadaşların yazılarını okumak heyecan verici…
Pazar, Eylül 30th, 2007:
yorumlara diyrsun dimi muhammedalii?
evet eveeet:))