Maçlı, jandarmalı yolculuk
zoregeli yazmış
Üç saatlik bir yolculuk deyip geçmeyin. Neler görebilirsiniz bu kadar kısa gibi görünen bir otobüs yolculuğunda, anlatayım.
Niğde’den zarzor bulunan bir Konya otobüsüyle hareket ettik. Gayet normal gidiyoruz. Araç full konfor. Uydu yayınlı televizyon var falan, bilirsiniz Neoplan otobüsleri.
Fenerbahçe maçının saati gelmek üzere. Hemen benim yan koltuğumdaki yolcu maçı soruyor “İzleyebilicez di mi?” diye muavine. Anlıyorum ki, adam maç hastası. Neyse ki, yarım saat sıkışık da olsa, beraber otursak ta, arkadaki koltuğa geçti sonunda.
Maç başladı izliyoruz. Otobüsteki bütün erkekler ve hatta sadece erkekler izliyor. Çünkü sadece erkek yolcu var otobüste :)
Bir pozisyon yakalıyor ve değerlendiremiyor Fenerbahçe. Yol arkadaşımın yorumları üzerine ek olarak tüm otobüsten küfrün bini bin para, neler neler… O an düşünüyorum, insanlar bu kadar aciz olmamalı diye.
Güzel bir pozisyon sonrasında bir gol geliyor. Ayrıca maçın ilk golü olması sebebiyle ben bile alkışlıyorum ama amcam daha 10 dakika önce küfrettiği adama iltifat ediyor. Gayri ihtiyari “Yahhu!” sesini çıkarıyor…
Kaçan bir pozisyon daha! Amcamın yorumu;
- “Kırk yaşımdayım, ben bile kaçırmazdım bu golü”
Gülüyorum kendi kendime. Amcama biraz da kızarak : ) Futbolcu yıllarını vermiş, meslek edinmiş, hayatını futbol üzerine inşa etmiş, üç dakikada sil at. Neymiş “O bile atarmış o golü“
Bu amca beni çok düşündürdü. Bir emek bu kadar kolay harcanmamalı. Tamam ülkemizde insana insan olduğu için gereken değer verilmiyor belki ama yaptığı işe saygı duymak lazım. Yoksa saygı duyulmaz olursun sen de.
Yol gittikçe, maç devam ederken, jandarma çevirme yapıyor, rutin bir uygulama diye kimlikleri hazırlamış beklerken, tam bir önümdeki koltukdaki yolcunun kimliğine baktıktan sonra aşağı indiriyorlar!
Hava sıcaklığı eksi 10. Maç devam ediyor, yolcu şüpheli görülmüş. Tahminen de şikayet vardı ki sadece onun valizi ve üstübaşı didik didik arandı, yaklaşık 20 dakika.
Benle birlikte birkaç kişi hariç, diğer bütün yolcular otobüsün sağ tarafına, cama yapışmış, görev yapan jandarmaları ve şüpheli adamı adeta sirkte bir eğlence izlermişcesine baktılar durdular, 20 dakika. O kadar zaman ayakta izlenir mi ya, ne izliyorsun, neyi merak ediyorsun bu kadar…
Bir de yaptıkları yorumları duysanız, ben kıza kıza gülüyordum, o derece. Düşünün bu kadar karışık bir durum ;)
Neyse izlemeyenler için maç sonucunu da vereyim de tam olsun; 3 - 2 Fenerbahçe galibiyetiyle sonuçlandı :)
|
27 Şubat, Çarşamba , 2008






Çarşamba, Şubat 27th, 2008:
valla insanları anlamak cok artık herkes normal hayatta dahi ona kotulukle karsılık verdıgınde demdıgını bırakmıyor ama onun ıcın onun menfatı ıcın bısı yapsın hemen yapısır.bunu bı mac olarak sınırlayamayız yanı herkes kendı menfatı adına hayatını surduruyor bu dunyada ve bıde ustelık karsısındakını cekemıyor ondan daha ustunmuscesıne hareket edıyor normal ben bunlar bana ılgınc gelmıyor artık bunlar hayatımda normal karsılanıcak kadar cok sasırmıyorum.nasıl demısler her ınsan kendı bacagından asılır buda boyle bısı guzel ınsanlara bunları far ettırebılmek guzel arkadasım saağol yazın ıcın….
Cumartesi, Mart 1st, 2008:
Maç olaylarında siz erkeklerin izlenme esnasında ki davranışları beni bazen sinirlendiriyor bazende güldürüyor açıkçası.Futbolcu o topun peşinden koştururken ne ter döküyor bu tarafta onu izleyen bir taraftar iyi bir pas verir ya da gol atarsa ondan daha iyi oyuncu yok sahada sanki bir övgü bir övgü bide ters bi hareket yapsın aman yarabbim kötülenmesine bırak yediği küfür cabası.Bi de şöyle bir durum var,çok harika oynayan bir futbolcu hangi ülkenin hangi takımında oynarsa oynası hiç fark etmez bakıyorsun iyi bir pozisyona girmiş harika hareketlerle topu götürüyor seyreden erkek vatandaş küfürle karışık ne harika bir iş yaptığını anlatıyor.Şimdi ben bu tezatlığı anlayamıyorum.Ne güzel götürüyor maçı değil mi yaptığı iyi işi de kötü işi de küfürle anlatmak ne dir?Buna anlşam verebilmiş değilim.Erkek dünyası,onların lugatları çok ilginç doğrusu.
Pazartesi, Mart 10th, 2008:
Erkeklerin yüzde 90′ında maç deyince akan sular durur tabii.Yer ,zaman,mekan farketmez.
Otobüs yolculuğu esnasında maç izlendiğini pek duymamıştım.Yolcular arasında bayan olmaması da büyük şansmış.Halini düşünmek bile istemiyorum.Çünkü maç demek;ahkam kesmek,artı küfretmekle adeta bütünleşmiş durumda.
Oldukça maceralı bir yolculuk olmuş ve detayları güzel aktarmışsın.
Maçın skorunu da aldığımıza göre arka koltuklardan birindeymiş kadar olduk :)