Mutlu olmak bizim elimizde
jaslin yazmış
Şöyle çevreme bir bakıyorum da, ne kadar çok mutsuz insan var. Evet, mutsuz olmak için de ne kadar çok nedenimiz var değil mi?
Yaşantısındaki her şeyden mutsuz olmak ne kadar kötü. Bir de etraflarına mutsuzluk saçıyorlar. Onlarla geçirilen süre insanın psikolojisini mahfediyor.
Evet mutsuz olmak için çok neden var. Ama mutlu olmak için yok mu? Bir hikaye var bilir misiniz?
Kadın evde temizlik yapmaktadır. İki tane kağıt toplayan çocuk görür. Hava çok soğuktur. Çocukların ayakkabıları eski ve yırtıktır. Çok üşüdükleri her hallerinden bellidir.
Kadın pencereden onları görür ve eve çağırıp sıcak çay ve kurabiye ikram eder. Çocuklardan biri;
“Siz zengin misiniz?” der.
Kadın şaşırır. Eskimiş koltuk örtülerine bakar. Şaşkınlıkla çocuğa sorar;
“Neden?”
Çocuk “Fincanlarınız ve tabaklarınız takım da” der. Kadın düşünür, fincan ve tabaklar takım, kocasının düzenli bir işi var, başını sokacakları bir evi var, sağlıkları yerinde. Aslında bu güne kadar göremediği zenginliğini görür.
Çocuklar teşekkür bile etmeden giderler. Ama o en büyük teşekkürünü almıştır. Zenginliğini görmüştür.
Hep mutsuz olmayalım, her şeyden şikayet etmeyelim. Şikayet ettiğimiz şeyleri düzeltmek için bizler de bir şeyler yapalım. Sık sık kimseye söylemeden, karşılığını beklemeden iyilikler yapalım. Ve gülümseyelim.
Gülümseyince bizim için de, karşımızdaki insanlar için de dünya daha güzel olacaktır. Çok paramız olmasa da, paylaşabileceğimiz çok güzel şeyler var insanlarla. İyiliği paylaşalım, mutluluğu paylaşalım. Her şey daha güzel olacak.
|
6 Ağustos, Pazartesi , 2007







Pazartesi, Ağustos 6th, 2007:
Çağımızın yeni hastalığı olsa gerek, mutsuzluk…
Pazartesi, Ağustos 6th, 2007:
jaslin melek falanmsn meslektaşm? :))
Pazartesi, Ağustos 6th, 2007:
kalimero meleklik öğretmenlerin içinde var herhalde.
Pazartesi, Ağustos 6th, 2007:
mskalimero mutlu olmanın yolunu bulan biri melek ise her önüne gelen sebep ile mutsuz olanlar ne acaba :P
Pazartesi, Ağustos 6th, 2007:
(yorumlarn sadece orsını anlamş) ay şimdi ben melek mi oluyrm?ollleeeeeey..
Pazartesi, Ağustos 6th, 2007:
Valla bizim tabaklar da bardaklarda takım değil:) Ama bizim de gönlümüz zengin.Gazetenin verdiği arcoroclar dandik çıktı bizim suçumuz değil:)))))
Pazartesi, Ağustos 6th, 2007:
Allah rızası için biri bana mutluluğu öğretsin!
Perşembe, Ağustos 9th, 2007:
mut ne lan? hayatın her anı, ismail yk dinlemek kadar iğrenç, ağzındaki uçukları çiğneyerek, burnundaki nezleli sümüğü genzine yakarcasına çekmektir, her saniye mide bulantısı ve kafa ağrısıdır. dünya boka gömülüyor, pis kokuyor. her salise daha da yaşlanıyoruz, asla gelişmiyoruz, kaçırdığımız trenin haddi hesabı ve aslında hiçbirimizin hayatının değeri yok. neden kasıyorsunuz mutluluğa. içimiz kan ağlarken höykürerek gülelim ki çakma mutluluk teşhirimiz tam olsun. a bak bu mutlu. aferin.
Perşembe, Ağustos 9th, 2007:
hakikaten bazen insanlarin sahip oldugu seylerin coklugunu anlamasi icin kiclarina bir tekme atilmasi ya da kafalarina bir yumruk vurulmasi gerekiyor.
Cocuklar bu isi iyi basarmis.
Sen de yazinla benim arkama bir tekme oturttun. cevreme baktirdin.
meger ben ne zenginmisim yav.
Perşembe, Ağustos 9th, 2007:
yaaa arkaaslar bu is o kadar kolay degil.hadi cevremize bkalim kuslar ,agaclar,bocekler,gokyuzu falan filan.yok boyle bir sey.ben yillardir mutlu olmay calisiyorum,sagligima,dogaya sahip lduklarima vs vs yuzlerce kere baktim ama hala basaramadim.kimsenin de bir anda bsarabilecegine inanmiyorum.asena yorumun bana hic de inandirici gelmedi.yasamak bir sanattir.mutlu olmak ise bu sanatin iyi icra edilebilmesidir.kimse bir anda sanatci olamaz.yani bu anlattiklariniz cicege bocege bakip,gaza gelip 1 gunde sanatci oldugunu iddaa etmek gibi bir sey.yok oyle bir sey…
Perşembe, Ağustos 9th, 2007:
şu yorumların altınada o yıldızlı zımbırtıdan eklemeli, dayanın yorumları şahane oluyo.
Perşembe, Ağustos 9th, 2007:
bu 3. yorum umarim yayinlanir.oyle kuslardi,boceklerdi,agaclardi vs vs. bunlar hikaye,polyannacilik.yok oyle kolay kolay mutluluk.aseanin yorumu da hic inandirici olmamis.mutlulu bir sanattir.ve kimse bir anda santci olamaz
Perşembe, Ağustos 9th, 2007:
ben mimlendim zaten ortamda, şu yoruma tek kelime yazıp göndersem bile denetimden geçmeden burda gözükmüyo. küfürbaza çıktı adımız yavv.
Perşembe, Ağustos 9th, 2007:
aa bu gözüktü lan anında, kendi içimde çeliştim neyse.
Cuma, Ağustos 10th, 2007:
mutluluk sanat değil, bilimdir. herşey iki kaşımızın arasında başlar ve biter. düşünmeyi seviyorum.
Cuma, Ağustos 10th, 2007:
@Stratua Rolium, o halde varsın : )
Cuma, Ağustos 10th, 2007:
egzistansializm :)
Cuma, Ağustos 10th, 2007:
fatih senin için üzüldüm doğrusu. ne zor hayat seninki yaa.
Cuma, Ağustos 10th, 2007:
Cesele seni alkışlıyorum.
Cuma, Ağustos 10th, 2007:
Shakespeare ne demiş:
İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için, sevmekten korkuyor.
Sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için.
Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.
Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.
Duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için.
Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğinin kıymetini bilmediği için.
Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey veremediği için.
Ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için.
Korkusuz günler dileğiyle.
Cuma, Ağustos 10th, 2007:
Sinan’a;
MUTLULUK, MUTLU ETMEKTİR
İnsanların değer yargıları birbirinden farklıdır. Hepimiz aynı yaradandan geldiğimize göre hiç birimizin diğerine üstünlüğü yoktur. Hoşumuza gitmeyen şeylerle karşılaştığımızda mutlaka gerekli bir deneyim olduğu ve her ruhsal öğretinin temelinde koşulsuz sevginin yattığını düşünmeliyiz. Her varlığa karşı koşulsuz sevgi duyabilmeliyiz. Hayatta birçok insanla karşılaşabilirsin; ama sadece gerçek dostlar senin kalbinde iz bırakır.
MUTLULUK BİZDE OLMADAN BAŞKALARINA VEREBİLECEĞİMİZ TEK ŞEYDİR.
Cuma, Ağustos 10th, 2007:
jaslinshakespeare faln damrdn girdn valla.japonlarn selamndn veryrm sana.(yarı belme kadr yere eğlrk)
Pazartesi, Ağustos 27th, 2007:
Mutluluk
Onu kazanmanin tek yolu ancak bize dunyasal duyguları fiiliyetleri asklari veren bize hayattir.Ben birsey biliyorum ki aslın da hayat hic bonkor degildir.Hayat o kadar guclu ki karsisinda durmak cesaret ister.Hayatin krsisinda durmak icin onun yapamayacagi seyi yaip bonkor olmak lazim.Ama mukaddesat işte sen yok olsanda sana mutlulugu getirecek hazinedir.
bu yüzden Al ulan hayat benden calmaya calistiklarini ben sana bagisliyorum…
Pazartesi, Ağustos 27th, 2007:
bence her zaman değil.
nasılki bazen başkaları bizi mutlu edbiliyosa bazen başkaları da bizi üzebiliyor diye düşünüyorum
Pazartesi, Ağustos 27th, 2007:
iki kişi pencereden bakmış biri yerdeki çamurları biri gökyüzünü görmüş…
Pazartesi, Ağustos 27th, 2007:
biz hep bardagi yari dolu görüp hayiflanmaya alisigiz, ya birimiz de hic yoktan iyidir en azindan yarim bardak diyemiyoruz.
Salı, Ağustos 28th, 2007:
ya biz insanlara illa başkaları mı göstermeli aslında mutlu olduğumuzu ya da daha kötülere bakarak mı halimize şükretmeliyiz…işte bundan mutsuzuz.. Çünkü başkaları mutsuzken, “Ohh aman ne ii benim böle derdim tasam yok” deyip mutlu olanlardanız… Mutluluğu bekleyenlerdeniz. Ona gitmeyenlerden…
Salı, Ağustos 28th, 2007:
önemli pencerden bakarken sadece gökyüzünü değil yerdeki çamuruda görmektir.
niye herkes burda hayatı çok güzel görmek istiyo hayatı güzeliklerini yazıyo çiziyo
yani burda bu hayatı bir tek benmiyim kötü yaşayan olumsuzlukarını yazan.
heralde ülkemizde yeni bir akım başlıyor cekim yasası sanki burda herkes secret ı okumuş
Salı, Ağustos 28th, 2007:
best seller lara kılım..
Perşembe, Ağustos 30th, 2007:
secreti türkiyede bestseller olmadan önce keşfedip , kütüphanemde bi süre okumak için bekletip , bestseller olduktan sonra da kitaptan buz gibi soğuyan bi insan, işte ben. ben orda bakış açısı için söylemiştim çamur ve gökyüzünü, iyimser olmak her zaman da başarılı sonuç vermez tecrübeyle sabit.