Muz kabuğundan evrim teorisini çökertmek
Semih yazmış
Öncelikle uyarayım. Bu yazıyı okumadan önce elinize bir muz alınız ve yazıyı okukukça yavaşça soyup afiyetle yiyiniz.
Bakınız muz öyle sıradan bir meyva değildir.
Şeklinden başlayalım mesela. Hilal şeklindedir değil mi? Neden? Çünkü insan elinin en rahat tutabileceği ve yerken en rahat edebileceği şekil budur! Allah ne güzel yaratmış değil mi?
Hazır elinize almışken bir göz atın. Eğik şeklin dış tarafında iki, iç tarafında üç çıkıntı şeklinde çizgi vardır. Neden? İnsan elinde de muzu tutarken görülen girintileri görebiliyor musunuz?
Muzu kavrarken tamı tamına aynı hizadadırlar. Üstte iki altta üç girinti şeklinde çizgi! Demek ki muzu yaratan Allah ile eli yaratan Allah bir!
Devam edelim. Muzu kolay soyalım diye bir de dal uzantısı vardır. Çektiğinizde hemen açılıverir. Geri kalanı da yaprak gibi soyuluverir. Allah bizim için kolaylaştırmış!
Isırın bir lokma. Bakın tam da kıvamında değil mi? Ne sert ne de yumuşak. Tam dişinize göre. Damağa yayılan muhteşem lezzet ve bu sırada aldığınız nefis koku da cabası. E bir de bu kadar leziz bir meyvenin hazmı kolay olunca midenizde, evrim teorisi çöküyor. Bu kadar tesadüf bir araya gelebilir mi hiç?
İyi ama karpuz da meyve? Onu tutmak hiç de kolay değil. Bazılarını taşırken beliniz kopar ağrıdan. Allah onu kötü mü yaratmış? Neyse onu geçelim istisna o!
Peki nar? Kur’anda da geçen bir meyve. Hani onun elimize uygun çizgileri? Elimizle kavramak da zor? Narı yaratan Allah ile elimizi yaratan Allah başka mı?
E o da istisna olsun. Peki cevizi soymak da zor? Fındık desen daha bir bela? Kırmak gerekiyor taşla. Allah bu meyveleri yemeyi niye zorlaştırmış?
Peki ısırması zor olan, kokusuz ama leziz, güzel kokulu ama tatsız, hazmı zor meyveler ne olacak? Evrim teorisi muza gelince çöküyor da bu meyvelere gelince mi ispatlanıyor?
Komik olmayın Allah aşkına! Bilimsel olarak Allahı ispatlayacağız diye düştüğünüz absürd duruma bakın bir! Söylediklerinizin saçmalığı ortada olmasa inanan insanları da ateist yapacaksınız! Boşuna dememiş atalarımız: “Aptal dostum olacağına akıllı düşmanım olsun” diye!
|
11 Kasım, Pazar , 2007






Pazar, Kasım 11th, 2007:
Tek kelimeyle ”Süper” diyorum.
Üstelik bir bilim adamına çok yakışan harika bir yazı.Ellerin dert görmesin:)
Pazartesi, Kasım 12th, 2007:
semih yazı güzel muzda güzel ( pahalı olsada ) nese anlamadıgım evrim teorsi ne ? onun hakkında da bir yazı yazarsan seni daha iyi anlayacagım…
Pazartesi, Kasım 12th, 2007:
videoyu izledikten sonra acaba aşırı muhafazakar hristiyanlar ile dalga geçen bir parodimidir diye araştırdım. ancak korkarım ki değilmiş.
bunun üzerine düşündüm de, acaba el bombasını kim yarattı. cuk oturuyo ele, pimi filan var çekiyosun o da parmağa cuk oturuyo. çekiceksin pimini vericeksin bıyığın eline incelesin dursun.
sanılmasın ki evrim teorisinin şiddetli savunucusuyum, ben sadece aptal insan sevmiyorum, ondan yani.
Pazartesi, Kasım 12th, 2007:
Senin gibi bir kimyagerin böyle bir anlayış ile bize yaradanı anlatması çok güzel.Benim gördüğüm kadarıyla bilimin dallarıyla ilgilenen bir çok insanın Allah’a inancı zayıflamış yada yok.Oysa ki asıl onların daha fazla inanç taşıması gerekir diye düşünüyorum ben.Çünkü gördükleri gerçekler bir insan elinin yapamayacağı mükemmellikte.
Pazartesi, Kasım 12th, 2007:
Bir yanlis anlasilmayi duzeltmem lazim:)
Ben kimyager degil genetikciyim, bu yaziyi da yaradani anlatmak, evrim teorisini cokertmek ya da ispatlamak icin yazmadim. Bu sadece evrimi curutup Allahi ispat ettiklerini sananlarin dustukleri trajikomik durumlardan bir kucuk ornek verdim.
Pazartesi, Kasım 12th, 2007:
Hıım pardon yanlış anlaşılmadan dolayı.
Pazartesi, Kasım 12th, 2007:
bugün bana anamurdan muz geldi hemde 1 kasa görünce şaşırdım bu yazının üstüne iyi oldu semih ben senin demek istedigini anladım ama evrim teorsini anlatırsan az çok sevinirim
Çarşamba, Kasım 14th, 2007:
bana da bugün bir kasa dinamit lokumu geldi. ele en iyi oturanlarından iki üç tane ayırdım bıyık için. dılişızz!!
nasıl da tutmuş muzu kainatın sırlarını açıklar gibi, bakıyo öyle tuhaf tuhaf. ne sinir bozucu adammış bu, günlerdir hızımı alamadım.
bu arada tam “yolla” butonuna basacaktım ki aklıma geldi böyle bıyığa kaydırıyoruz ama umarsızca hakaret eden insan intibası bırakmamak için kısıtlı bilgim dahilinde açayım en iyisi biraz konuyu.
öncelikle efendim bu bıyık her ne kadar kafsızın en önde flama taşıyanı olsa dahi gururla açıkladığı tespitin nedeni muzun insan eline cuk oturması için o şekle bürünmesiyle alakalı değildir.
bu cuk oturuşun nedeni altın orandır. (linki es geçmeyin daha önce bu terimi duymamış olanlar için gerçekten çok ilginç olacağını tahmin ediyorum). altın oran dediğimiz 1.618 sayısı, parmak eklemlerimizin birbirine olan yaklaşık oranıdır. aynı oran vucudumuzun bir çok kesiminde de bulunur.
ağaç dallarının kırıldıkları yerlerden birbirine olan oranı gibi, kar kristallerinin burkulma yerlerinden sahip oldukları oran gibi, ayçiceğinin spirallerinde gözlemlendiği gibi, mikroskobik varlıklarda bulunduğu gibi, daha doğrusu doğanın bir çok kesiminde bulunduğu gibi, muzun ayrımlarında da doğal olarak bu altın oran bulunmaktadır.
bu durumda yeterli büyüklükte bir muz avuçlandığında, altın oran’a sahip o üç cephe, aynı şekilde altın orana sahip parmaklarımıza cuk oturacaktır. merak etmeyin yani bizim ele sığmayan, ufak yerli muzları da gönül rahatlığıyla yiyebilirsiniz.
ister altın oran’ı yaratanın varlığının kanıtı olarak niteleyin veya tam tersinin kanıtı olduğunu düşünün. açıkcası bu soru beni pek ilgilendirmemekte. amacım zaten bu sorunun cevabını bulmaya çalışmak değildi. sadece bıyığın kıt aklıyla yaptığı keşfin nedenini açıklığa kavuşturmak istedim.
bu arada özür dilerim sürekli yazacak bir şeyler bulup yorumu uzatıyorum ancak. az önce karşılaştığım yerlere yıkılmama neden olan bir komikliği de sergilemeden geçemeyeceğim. sırf size yanlış bilgiler sunmamak için internette “altın oran” hakkında ufak çaplı bir araştırma yapmaktaydım, yolum bir şekilde harun yahya adıyla makaleler yayınlayan adnan hoca’nın sitesine düştü. altın oranı açıklayan adnan hoca, da vinci’nin ünlü vitruvius adamını çıplak olduğu için sitesine koymaya çekinmiş olacak ki üzerine takım elbise giydirmiş. :D (ona da ayırdım dinamit lokumu)
bknz: orijinal vitruvius
bknz: edepli vitruvius