Müziğin denkleminde hayat
Semih yazmış
Yaşam sürüklerken insanı denklemlere, bilinmeyenler artıyor fütursuzca. Ne ben, ne sen, ne de o bir cevap bulabiliyor sorulara.
En çok korktuğun başına geldiğinde, korktuğundan daha büyük bir belaya sardığının farkına varıyor mu insan?
Ne zaman, nasıl, nerede derken ansızın yağan temmuz dolusu gibi şaşırtıyor ve belki kanatıyor büyüklüğüyle!
“Nayır! Nolamazlar” bile kurtarmıyor. En mantıksız olduğun anda dahi elinin tersiyle iteceğin yaman duyguların kalbini sardığında ne bilinç, ne beklentiler, ne de arzular önem kazanıyor.
Sadece ve sadece upuzun bir yolda acının yaşatacağı kabus günlerine adım atmanın kekremsi duyguları oluşuyor damakta ve işte tam o anda electronica dinliyorsundur!
Ne yazık ki müzik kadar ahenkli değil denklemlerimiz ve çözümü de bir o kadar zor!
|
30 Eylül, Pazar , 2007







Pazar, Eylül 30th, 2007:
Müzikle ahenk katmaya çalışıyoruz işte, sıkılan ruhumuz doysun bari :))
Yüreğine sağlık…
Pazartesi, Ekim 1st, 2007:
müziğin ruhuda bu anlarda ortaya çıkıyor işte o yüzden ruhsuzlar iş yapamıyorya.
Cumartesi, Ekim 6th, 2007:
yaşam bizi bilinmeyen denklemlere ancak biz o yaşamı var etme insiyatifini elden kaçırırsak sürükler.Bilinmeyenler mevcut irademizin zaafiyet gösterdiği yada bizim irademize böyle lüksler tanıyıp koyverdiğimiz zamanlarda fütursuzlaşabilir .Yaşamla aramızda tesis edilmiş bir konsensüs yok öyle değilmi ?Her zaman daha kötüsüne hazırlıklı olmak,bu gerçekleştiğinde yüzümüzde oluşan hüzün intibasını hayata sızdırmamak gibi güçlü bir imaj oluşturmaz mı ?Acı gelirken de yaşanırken de giderken de belleksizdir ve bir ağrıyı ancak başka bir ağrı dindirebilir….
sevgili semih aslında ürettiğin metnin üzerinde kurulacak uzun soluklu sohpetler var ama ne burası buna nede sözümüz buraya uygun
emeğin var ve sürdürülebilir olsun
saygılarımla