Ne cesarettir çocukluğum

DreAmeR yazmış
Anne babası çalışan, ağabeyleri ve ablası da kendinden kat be kat büyük olan bir çocuk olarak ben büyüdüysem herkes büyür anlayışıyla bugüne kadar geldik.
Tek başına büyüyen çocukların aksine, asla yaramaz bir çocuk olmadım. Tersine sanki yaramazlık yaparsam dünya yıkılacakmış gibi davranırdım. Birisi bana kızacak diye ödüm kopardı. Ama yaramazlığın ötesinde bana sonradan anlatılan ve şu anda bile gülmekten katıldığım öyle laflarım varmış ki, paylaşmadan geçemeyeceğim.
Bana sürekli başkaları bakardı. Bir ay teyze, bir ay komşu, tanıdık, akraba, o kadar çok evde kaldım ki, birçoğunu hatırlamıyorum bile.
Olaylarımdan ilki, beni bir yere bırakma çalışmaları esnasında yaşanmış. Uzaktan akrabamız olan iyi niyetli teyze bana;
- “Kızım gel biraz da bizde kal” deme gafletinde bulunmuş. Bense hala neden olduğunu bilmediğim bir tavırla:
- “Olmaz! Sizin köpeğinizin bile gözü kör” demişim. Çocukluk işte.
Teyzemde kalırken sabah kendimi evden atar, gün batmadan da girmezdim. Bütün evleri tek tek dolaşır, bütün komşularla muhabbet ederdim.
Yine bir gün böyle bir gezintide, bir komşunun evine daldım. Kadıncağız harıl harıl temizlik yapıyordu. Bana dedi ki:
- “Şimdi temizlik yapıyorum. İstersen sonra gel”
Benim cevabın asaleti ise baş döndürücü,
- “Tamam, sen evi bir güzel temizle, akşamüstü teftişe geleceğim”
Bacak kadar boyunla ne teftişi… Nitekim ben unuttuğum halde, komşu teyze akşam eve gelip, beni çağırdı. Gel bakalım, bak iyi temizleyebilmiş miyim diye…
Üçüncüsü ve benim en çok güldüğüm olay; yine bir komşu teyze beni almış evine götürmüş. O bulaşık yıkarken beni de masanın üstüne oturtmuş. Bendeniz uzun uzun kadının bulaşık yıkayışını izledikten sonra:
- “Birsen teyze, karasın. Çingeneye benziyorsun ama çok güzel bulaşık yıkıyorsun” deyivermişim.
Bunu hala “Gülsem mi, ağlasam mı bilememiştim” diyerek beni her gördüğünde anlatır :D
Ben de bu anılardan daha çok var. Çocukluğun o umursamazlığı içinde ne cesaretle söylenmiş sözler. Belki de eskiden herkes daha hoş görülüydü. Belki de ben annesi çalışan bir çocuk olarak çok zavallıydım o koşullar içinde.
Keşke demeyeceğim, o günlere dönmeyi istemeyişimin tek sebebi beni yine bugüne getirecek olmalarıdır.
|
22 Ağustos, Çarşamba , 2007






Çarşamba, Ağustos 22nd, 2007:
Senin dilinin altına hazır cevaplık yayı varmış herhalde çocukken.
Çarşamba, Ağustos 22nd, 2007:
nereye koydum acaba ben o yayı, bi bulabilsem tekrar…
Çarşamba, Ağustos 22nd, 2007:
cocuk olduguna dua et. laflarin yenilir yutulur seyler degil:-)
Çarşamba, Ağustos 22nd, 2007:
o yaşta 1 ufaklktn insann kannı donduran cevaplr üremş, diğerlrnide beklyrm, çok enteresn..
Çarşamba, Ağustos 22nd, 2007:
bugün annemi sıkıştırdım anne benim hatırlamadığım ne incilerim vardı diye, coming soon…
Perşembe, Ağustos 23rd, 2007:
orrrayt beybee.veydin for yea.
Perşembe, Ağustos 23rd, 2007:
:) eminim cok sevilen bir cocuktun. Ayrica hazir cevaplik bir zekaya dayanir, sende cocukken bile cok zekiymissin ki yetiskin bir insanin soyleyebilecegi sezler soylemissin, masallah sana nazar degmesin…
Perşembe, Ağustos 23rd, 2007:
teşekkürler yorumlarınıza, insan şimdi aklına gelse bile tutuyor gagasını, büyümeyi sevmiyorum insanı düşünceli yapıyor :D
Salı, Eylül 4th, 2007:
[…] yazmış Dilimin altında hazırcevaplık yayı olduğunu iddia edenleri utandırmayacak biçimde (umarım), annemi geçmişe doğru götürmek yoluyla cesaret abidesi […]