Önce sola sonra sağa, yok yok önce sağa sonra sola
mskalimero yazmış
Ne ilginçtir ki, en yakınlarımın dahi bazılarına anlatmadığım duygularımı sizlerle paylaşıyorum. Ailemi teker teker tanıyacaksınız neredeyse… Şimdi yine bende sıra, kendimde…
ilkokul 3 gibiyim (derinlerde ve uzaklarda olduğundan tam hatırlayamıyorum o Çiğdem’i). Günün biri, okul çıkışı eve geliyorum ve annemin en sevdiği arkadaşı Ayşe ablaya gideceğimizi öğreniyorum. Anneme;
- “Nolur ben önden gideyim” diyorum ve önlüğümü dahi çıkarmadan düşüyorum yola.
Küçük bir kasaba burası, güvenli, tehlikesiz. Ayşe abla o zamanlar yirmili yaşların sonlarında, bu küçük kasabada vatan, millet, sakarya deyip mini mini birleri yetiştiren bir yurdum öğretmeni.
Yol üstünde yıkık dökük iki katlı bir evin en üst katında yaşamakta. Çok bakımlı, öğretmen maaşını deli gibi üstüne başına çar çur eden, etrafın ne diyeceği ve ne dediği ile fazlasıyla yakından ilgili bir tipitip kadın.
Ekmek almaya bakkala gitmeye kalksa, kafasında her daim konuşlanmış bigudilerini özenle çıkarıp, makyajını tazeleyen ve yine özenle giyinen ve öyle bakkala giden bir kadın.
Kendisini “kendi” olarak görsünler hiç istemez. Evinin karşısında yanayana dizili oto tamir dükkanlarından bir gören olacak diye sıkılıp, camdan dışarı bakmak istese, tül perdesini kontrol edip, bir adım geriye çekilip, yolu seyreden tiplerden (var mı ki böyleleri bilmem).
Ben bu arada evden çıkmışım “Lalalalaaaaaa” kırmızı şapkalı kız edasıyla ve de neşeyle ilerliyorum yollarda. Nihayet ayşe ablanın evinin karşısındaki oto-tamir dükkanlarından birinin önünde duruyorum.
Ayşe abla yolun karşısında camda, tül perdenin arkasından seçiliyor silüeti. Zıplaya zıplaya el sallıyorum “Ben seni görüyorum, nınııı” diyorum ağzımı kıpırdatarak.
“Önce sola, sonra sağa“yı daha yeni yeni deniyorum. Yol kontrolü yaptıktan uzunca bir süre sonra (bana öyle geliyor) birden gözümü açıyorum.
O da ne? Yüzüme simsiyah bir şey damlıyor yukardan. “Aaa nerdeyim ben yahu?“…
Yatıyorum yerde. “Aaa yerde yatıyorum“. Kafamı yine en son yaptığım gibi önce sağa, sonra sola çeviriyorum ki ne göreyim, yan yana yan yana bir sürü ayakkabılı bacaklar.
Yukarıya iyice bakıyorum, kocaman dev bir makina var üstümde. “Bu ne be? (korkuyla) bu neee?“…
Beni çekip çıkarıyorlar dışarı. İyiyim, hiç kötü bir şey hissetmiyorum ve şaşkınlıkla benimle gürültülü gürültülü ilgilenenlere bakıyorum. Bu dünyadan değilim sanki. Kalabalıkta şaşkın bana bakıyor.
Ayşe ablayı görüyorum sislerin arasında, başında bigudiler, üstünde takım pijamaları, dövünüyor, ağlıyor.
Ağzım açılmıyor ki “Ne oluyor?” diye sorayım. İçimden bir ses bağırıyor “İyiyim ben, iyiyim, bir şeyim yok ama çok uğulduyorsunuz. N’oldu bana?”
Beni karşıdaki derme çatma halk musluğuna götürürlerken, dönüp bakıyorum arkama. Kocaman, devasa bir traktör. Ben karşıya geçmek için “Önce sola, sonra sağaa bak” modundayken girmişim bunun altına…
- “Bunun altına girmişim, inanamıyorum”
Peki ama önümden geçip gidecek olan traktörün altına nasıl yatay girmişim boylu boyunca?
Benim yüzüm traktöre dönük, traktör önümden geçerken durda bir altına girip, şöyle dikey bir yatayım mı demişim?
Eğer ben yola doğru yüzüstü, küt diye düştüysem, beni yarım üst beden biçmesi gerekmez miydi?
- “İyiyim ben iyiyim, bir şeyim yok”
Allah’la gözgöze geliyoruz. Gülümsüyorum.
Yüzüm göğe doğru, “Sesim çıkmıyor ama, hala çıkmıyor“.
|
29 Ağustos, Çarşamba , 2007






Çarşamba, Ağustos 29th, 2007:
Çok güzel anlatmışsın ya… Pek şeker bir çocuk canlandı gözümde : )
Çarşamba, Ağustos 29th, 2007:
öhöm köhöm, hala öyleymmm:))
Çarşamba, Ağustos 29th, 2007:
Traktör kazasından sonra işte böyle oldu arkadaşlar :) Naapsak düzelmesi için aceba. Silindirle mi ezsek bir de …. :)
Çarşamba, Ağustos 29th, 2007:
:))))
Çarşamba, Ağustos 29th, 2007:
Gerçekten güzel anlatmışsın MS.Benim de gözümde ayşecik canlandı birden (: Şaka bi yana ucuz kurtulmuşsun..
Çarşamba, Ağustos 29th, 2007:
evet hala anlam veremyrm ki, nasl girdim onn altna ben?
Çarşamba, Ağustos 29th, 2007:
bir gün bende senin durumuna düşücem galiba.. Çünkü Türkiyedeyken önce sola sonra sağa, eğitim gördüğüm ülkede önce sağa sonra sola bakmak durumundayım.. ve ben bunları hep karıştırıyorum;) sen şimdiden söle Allahla neler konuştunuz;)
Çarşamba, Ağustos 29th, 2007:
Allah “Allah senn tependn baksn, bıraksna her okulda öğrendğni denemeyi, önüne bak önüne leylakulum, Allahtan ben varm da..”dedi ve gülümsedi.
bende “büyüksün” diyerek öne doğru eğldm..
töbe töbeee.senn inanç zayf birz galba..
Çarşamba, Ağustos 29th, 2007:
çok güzel anlatmışsın, sonu kötü olabilecek bi durumu bile bu kadar ince alayla ele alman güzel, allah korumuş o çiğdemi,
ben hala karıştırırım önce sola mıydı sağa mıydı die :S
Çarşamba, Ağustos 29th, 2007:
tıhang yo.u HAYALPERESTcm..
Cuma, Ağustos 31st, 2007:
“Bazi şeyler kullanma kılavuzu olmadan daha kolay ögrenilir.” hipotezimi destekliyecek örneklerden biri…
Cuma, Ağustos 31st, 2007:
doğru, geberseydm nolcekti aceba?
Cuma, Ağustos 31st, 2007:
nolcekti site mssiz kalacakti. tööbeee töööbeee
su da soru mu.
konu güzel anlatim hos kazaya ragmen insan gülebiliyo otur 5
Cuma, Ağustos 31st, 2007:
büyük geçmiş olsun. kalıcı bi hasar bırakmamıştır umarım bu hoş anıdan hariç..
Cumartesi, Eylül 1st, 2007:
ah ah bırakmzmı, varoluşu çözecek bir zeka..
şaka uzağa;başka maceralarda kaldı hasarlr bu macerdn yok Allaha şükr..
Cumartesi, Eylül 1st, 2007:
çok beğendim, ALLAH korumuş.
Cumartesi, Eylül 1st, 2007:
teşekkrler KARANLKcm..bu arada aklıma gelmşken :Karanlğı çok severm, fazla ışık, gün ışığı vs beni çok rahatsz eder, migrende yol arkadaşm olmaya başladğndn beri , karanlğı sevmmn bir bahanesi olmş oldu:)
Cumartesi, Eylül 1st, 2007:
darkwriter bakiyorum da karanlikta yazarken benim yaptigim fatal hatalari yapmiyorsun.
gece görebilmeyi neye borclusun:-)
Cumartesi, Eylül 1st, 2007:
yarasalğaaa:DDDD (hrrr gıckmym?:)))
Cumartesi, Eylül 1st, 2007:
bilgisayarın ışığı görmemde yardımcı oluyor :) eskiden karanlığı sevmezdim, ama şimdi kendimle başbaşa kaldığımda sevmeye başladım.
Pazar, Eylül 2nd, 2007:
himmm ben de bilgisayarin isigina güveniyordum ama harfleri cok yanyana yapmislar yav. ebasicam derken w bastigim filan oluyo. su harfleri odaya dagitmali o zaman hata olmaz ellaham.
yine m israfi yaptim garati sansüre takilir bu.
Pazar, Eylül 2nd, 2007:
sansüre takilir dedim takildi. yakinda sitenin evliyasi olarak türbeme geliceniz yav:-)
Pazar, Eylül 2nd, 2007:
Geçrekten çok tatlı bir anlatımın var.Sanki oturmuşun karşıya konuşuyorsun benimle.
Benimde gözüme çıtı pıtı küçük, tatlı bir kız çocuğu geldi.
Allah korumuş seni.Umarım bundan sonra da kazalardan korur seni.
Sevgilerle…
Pazar, Eylül 2nd, 2007:
bence sen sağa sola değil penceredeki Ayşe ablaya bakmıssın.Bakmıssındır bakmıssındır.Gerçekten Allah korumuş.Ben senin yazılarını inan çok beyeniyorum.Aslında burada yazı yazan ve yorumlarda bulunan tüm site arkadaşlarıda seviyorum.Hepiniz benim için özelsiniz ama Asena’nın yeride bir başka yani. Sevgiler
Pazar, Eylül 2nd, 2007:
tesekkürler onore oldum.
Pazartesi, Eylül 3rd, 2007:
noluyo len yukarda, övgüler felan. böhüüüüüüü
:((( tekrar böhüüüü..
Perşembe, Ekim 11th, 2007:
öncesinde bi hoh : deyim :D neyse sen ayşe ablaya aşıkmısın ? bana öle geldi bilemeyecem
Salı, Kasım 6th, 2007:
MENTOLLÜ ARKADAŞ(ocaliptus), son yorumn bana mı?
banaysa cevap verm: ne alaka?ayşe ablam aile dostumuzdr halen.anne yarmdr şimdide.ben bayanm nasl bi aşk anlamdm?
aloo içtnmi?
Salı, Kasım 6th, 2007:
canııım ucuz kurtulmuşsun valla bak yoksa burda seni tanıyamayacaktık.hoş bir çocukluk anısı eline sağlık.
Salı, Kasım 6th, 2007:
tşk ederm Strawberrygarden.