Şafak vakti

 Cevval Portakal yazmış

Gün ışığı, is kokulu karanlık dar hücresini doldurduğunda ilk defa bu ışıktan korktuğunu farketti vakit gelmişti, şafak vakti.

Dakikaları o kadar değerliydi ki. Hücresinde geçirdiği bu geceyi diğer mutlu günlerine eklemeye çalışıyordu ama korku içini gece boyunca öyle bir kapladı ki, bu genç yaşında saçlarının bile beyazlamış olabileceğini düşünmeye başladı. Ne önemi var artık. İşte son yaklaşıyor.

Yaptığı hataları düşündü. Çekeceği cezanın ağırlığını zihninde canlandırmak için uğraştı. Bu düşünce canını sıktı, her şeyi unutmaya çalıştı. Bu kızgınlık neden sanki. Onun yaşında binlerce hatta milyonlarca insan yapmıştı belkide aynı hatayı.

Bu cezaya sadece en şanssızı o olduğu için mi katlanmak zorundaydı, birilerine ibret mi olması gerekiyordu acaba. Kendini başarısız hissetti. Başarılı olmak istediğini de hatırlamıyorda ya…

Arkadaşlarını düşündü, herhangi bir tanesinin yerinde olmak istedi şu anda. Onun yerine doğmuş olmak. Hepsinin hayatının kendininkinden daha iyi olduğuna kanaat getirdi. Onların sorunları yoktu, varsa bile kendininkinden önemsizdiler. Her şeyleri vardı onların, hepsine tek tek özendi. Keşke o da diğerleri gibi olabilseydi.

Belki kaçabilirdi… Nereye?

Son dakikalarını nasıl kullanıcağını şaşırdı. Ayak seslerini, duydu. Belki de zamanında biraz çaba sarfetse her şey farklı olurdu, kimbilir…

Sıkılıyordu işte, “Yapacak bir şey yok, sıkılıyorum” dedi içinden. “Bu düzen bana göre değil” diye düşündü, yapamıyordu işte herkesin yapabildiğini. N’apsın, olmuyordu işte.

Konuşma seslerini duydu, sonun geldiğini anladı. Kapının açılmasına çok az kaldı. İçini kaplayan korku, ciğerlerini sıkıştırdı, panik bütün vucuduna hakim oldu.

Çılgınca etrafına bakındı, zamanı durdurmak istedi o anda. Uçup gitmek istedi buradan. Yok olup başka bir yerde ortaya çıkmak. Dünyanın en berbat yeri olabilirdi ama burası değil.

Konuşma sesleri artık anlayabileceği kadar yakınından geliyordu.

- Bey kaçmış olmasın sakın, işe gitmeden bi’ baksan

- Biliyorum ben o it sıpasının nerde olduğunu, üfff… her sene aynı şey zaten

Kapı açıldı. Gardiyan, açık kapının önünde durmuş sinirle ona bakıyordu, bir süre bakıştılar. Gardiyanının gözlerinde şefkat aradı, bulamadı.

Birden kulağındaki acıyla irkildi, ayakları yerden kesiliyormuş gibi hissetti, çekiştirile çekiştirile dışarı çıkartıldı. Göz yaşları bir anda boşaldı.

- O karnenin hali ne lan it herif! Adam olmıyıcak mısın sen he, serseri mi olucaksın bizim başımıza! Kömürlükte ne işin var eşşoleşşek seniii!…

ÇOTA!

- Al bunu götür bi’ yıka hanım, akşam görüşücez biz onunla…

Göz yaşlarını kazağının koluna sildi. Burnunu çeke çeke evin kapısına doğru yürüyen annesinin peşine takıldı.

32 kez oylanmis, 5 uzerinden 4.53 32 kez oylanmis, 5 uzerinden 4.53 32 kez oylanmis, 5 uzerinden 4.53 32 kez oylanmis, 5 uzerinden 4.53 32 kez oylanmis, 5 uzerinden 4.53 Loading ... Loading ...
Etiketler: , , , , , , ,


20 Eylül, Perşembe , 2007

Öneri: (Sponsor)

46 Yorum yapılmış

  1. +1
     
    Semih

    Perşembe, Eylül 20th, 2007:

    Idamlik mahkum zannettim cocugu ama eminim o da zaten kendini oyle hissediyordur o sirada. Amabu korku nedeniyle intihar eden cocuklerin bile varligini bilince idamlik mahkumdan da cok korktuklarini soyleyebiliriz. Olumden daha agir basiyor demek ki baba dayagi korkusu…

  2. +1
     
    Semih

    Perşembe, Eylül 20th, 2007:

    yine unutmusum hikayeye yorum yapmaktan:) Bence sahane bir hikaye harika bir anlatim. RAmazan mubarek gun dua ediyorum gemide internet olamsi icin:)

  3. +7
     
    fatih dayan

    Perşembe, Eylül 20th, 2007:

    Cevval yeni bir stil oluşturdu. Cevval City ve Melek‘ten sonra serinin son filmi Şafak Vakti sinemalarda. Bu da Çok İyi.

  4. +2
     
    asena75

    Perşembe, Eylül 20th, 2007:

    ne gemisi semih nere giden?

    cevval ben de idamlik birinin son dakikalari sanmistim. nefis bir anlatim, akis ta cok güzel, son hepsinden güzel. belki biraz baba dayagi yiyecek ama korktugum kadar kötü degilmis.

    babanin vurdugu yerde gül bitermis kanma böyle safsataya ama ne yapalim dayakci bir toplumun cocuklariyiz. kimi az kimi cok…

    en cok ta itin sipasi lafi hosuma gitti. itin sipasi olmaz yav enigi olur.

  5. +1
     
    Semih

    Perşembe, Eylül 20th, 2007:

    Cevval meslek olarak kaptanmis ve uzun bir yolculuga acilacakmis. Hikayelerini cok begendigim icin buradan uzun sure kopmasin diye gemide internet olsun diye dua etmistim:)

  6. +6
     
    yesilkrema

    Perşembe, Eylül 20th, 2007:

    hahahah süpermiş ya hikaye!
    yalnız şöyle bişi oldu ki bu, hikayeyi benim için daha da güzelleştirdi;
    önce yorumlardan başladım okumaya, hmmm demek kahramanımız idam mahkumu değil, acıba ne olabilir ne olabilir diyerek ve olabiliteleri düşünerek sona geldim ki .. süperdi;)

  7. +1
     
    mskalimero

    Perşembe, Eylül 20th, 2007:

    “it sıpası” ne ola ki CEV VALE?
    aşağıya aktı aktı çağladı walla..

  8.  
    julia bergdorf

    Perşembe, Eylül 20th, 2007:

    ”Gardiyanının gözlerinde şefkat aradı, bulamadı” burda koptum.
    çok güzel.

  9.  
    Cevval Portakal

    Cuma, Eylül 21st, 2007:

    it sıpasının biyolojik açıdan olabilirliği konusunda bir araştırma yapmadım açıkçası, ama artık zamanında bana mı çok söylendi, yoksa birileri çocuklarına söylerken çok mu duydum, nedense bilinçaltımda yer etmiş. çocuğunu azarlayan bir ebeveyn hayal ettiğim zaman ağzından çıkan ilk iki kelime “it sıpası” oluyor.
    arkadaşlar valla bugün pasaportumun süresini uzattım, yavaş yavaş hazırlıklara başladım yani yolculuk için olabildiğince ağırdan almakta fayda var sanki :))

  10.  
    asena75

    Cuma, Eylül 21st, 2007:

    sakin o esek sipasi olmasin cevval?

  11.  
    Cevval Portakal

    Cuma, Eylül 21st, 2007:

    yok yok cidden “it sıpası”. bir hatırlasam anlatıcam zaten hikayesini, ama kim kullanıyordu bu tamlamayı bir türlü hatırlayamıyorum. yarın aile büyüklerine danışmayı planlıyorum bu konuda. ama eminimki o “it sıpası”. :))

  12.  
    ceyhun

    Cuma, Eylül 21st, 2007:

    gider ayak paylastigin yazi icin tesekkurler.kendi uslubunda guzel bi yazi.

  13.  
    ceyhun

    Cuma, Eylül 21st, 2007:

    bu arada yesilkremanin taktigide kaydedeger hani.
    gazeteleri de son sayfadan okumaya basliyosundur eminim.

  14. +2
     
    askayelken

    Cuma, Eylül 21st, 2007:

    uzun süredir giremiyordum siteye,ortama işlerimden dolayı.ama bir girdim mest oldum.müthiş bir anlatım.akıcı bir dil,harika üslup.eline,yüreğine sağlık cevval portakal.

  15.  
    herakles

    Cuma, Eylül 21st, 2007:

    ee SÜPER ya.Hiç düşünmeden şahane notunu verdim.Sabah sabah iyi geldi baya güldüm.Cevval çok güzel senn buu hikayelerinin sonu.Gerçekten ayrı bir stil oluştu…

  16.  
    asena75

    Cuma, Eylül 21st, 2007:

    kiz hera cocuk orada dayak korkusuyla altina yapmis sen gülüyorsun.:-)

  17.  
    herakles

    Cuma, Eylül 21st, 2007:

    Dimi ne kötüyümm Aso.Ama napim çok komik geldi wala.Böle bir son şirin olmuş be yawww((:

  18.  
    ceselo

    Cuma, Eylül 21st, 2007:

    komurluk,saklanmak icin pek iyi bir yer olmasa gerek

  19.  
    4BlooD

    Cuma, Eylül 21st, 2007:

    şahane..

  20.  
    Cevval Portakal

    Cuma, Eylül 21st, 2007:

    yorumları okuduka bende mest oldum, çok teşekkürler.
    kömürlük çocukken çok gizemli gelirdi bana, korkutucuydu ama merakıma yenilip hep bi girer bakardım içeriye. :)))

  21.  
    asena75

    Cumartesi, Eylül 22nd, 2007:

    Yav aslinda olayin boyutunu kömürlüge indirmekle hayli kücümsüyoruz.

    aslinda yara hayli büyük ve biz gözlerimizi kapatiyoruz.

    Dayak buradaki konu ve dayak maalesef bizim ülkemizde büyügün kücüge uyguladigi en agir suclardan biri.

    Bir cok ata sözü var bu konuda “dayak cennetten cikmadir” mis. bunu diyen hic dayak yemedi anlasilan.
    “dayakla adam olunsa esek olurdu.” bunu diyen de esek gibi agizsiz dilsiz bir hayvani ne kadar cok dövdügünü itiraf ediyor nerde su hayvanseverler!

    saka bir yana, bundan bir kac yil önce bir galatasaray firtinasi avrupayi kasti kavurdu.

    Hasan Sasti galiba o irokese saclari ile bizim genclerin gönlünde taht kuran futbolcu.
    14 yaslarinda bir genc okul tatilinde berbere gidip saclarini hasan sas gibi kestirmisti. Babasi kulagindan tutup berbere götürüyor ve saclarini sifira vurduruyor. ertesi gün cocugun ölüsünü buluyorlar. Gururu o kadar incinmis ki cocugun kendini öldürmüs.

    Neden ebeveynler bu konularda bu kadar anlayissiz ve dedigim dedik. neye zarari vardi bu cocugun bir kac hafta bu sacla gezmesinin?

  22.  
    Cevval Portakal

    Cumartesi, Eylül 22nd, 2007:

    evet @asena o üzücü olayı hatırlıyorum. ataerkil aile içinde bu çeşit ufak çaplı şiddet olayları ailenin ıslah ve doğru yol anlayışına göre değişkenlik göstermesine rağmen en azından bir iyiye yönlendirme amacı güdülerek yapılıyor. bu uygulamanın kesinlikle yanlış olduğu konusunda hemfikirim o ayrı konu.
    bir de bunun ruh hastalığından ötürü yapılanı var, yeni doğmuş bebeklere yapılanlar, çocuk esirgeme kurumlarında, kraşlerde çocuklara yapılanlar var. gizli kamera görüntüleriyle ekranlara yansıyan tüğler ürpertici görüntüler var. gerçi bunların büyük çoğunluğu şiddetten ziyade vahşet kategorisine dahil olsa da en başında halledilmesi gereken sorun budur kanımca.

  23.  
    mskalimero

    Cumartesi, Eylül 22nd, 2007:

    ahanda 2 çenesi düşk gelmş bi araya.dayanamdm okumya.kısa yazn yaw.işden geldm, gözlerm kapanıyoo.

  24.  
    Cevval Portakal

    Pazar, Eylül 23rd, 2007:

    toplum yaralarına parmak basarken çok kötü kaptırıyorum kendimi :)) bi dahakine biraz kısaltmaya çalışıyım yorumu.

  25.  
    asena75

    Pazar, Eylül 23rd, 2007:

    niye kisaltacagim uyu da öyle oku yav.

  26.  
    mskalimero

    Pazar, Eylül 23rd, 2007:

    orrayt beybee.

  27.  
    asena75

    Pazar, Eylül 23rd, 2007:

    ;-))

  28.  
    mskalimero

    Pazar, Eylül 23rd, 2007:

    ASO ben “üyelkten ayrılış”ı bulamyrm, öyle bir başlk yokmu?

  29.  
    Semih

    Pazar, Eylül 23rd, 2007:

    Ya ms ne ayrilmasi ya. Seni seviyoruz. di mi arkadaslar?

  30.  
    mskalimero

    Pazar, Eylül 23rd, 2007:

    sordum..

  31.  
    asena75

    Pazar, Eylül 23rd, 2007:

    niye soruyorsun ms sensiz siteyi düsünemiyorum ben.

    burada ögretmen cok sagolsunlar ama senin gibi cilgin ögretmen yok yav:-)

  32.  
    cilekbahcesi

    Pazartesi, Eylül 24th, 2007:

    evet evet bu tamlamayı benim eşimde kullanıyor bazen oğluma.Tabi ben araya zıplayıp
    _serdar lütfen nasıl konuşuyosun çocukla.
    _sen karışma bak şimdi sana da geliyo hııı.hırt,pırt..
    _aman oğlum dikkat et bak beni de hırt,pırt yaparmış baban
    _baba sen annemi ne yapcan?
    _muhahha
    _:)))
    _şakka len şakkka

  33.  
    cilekbahcesi

    Pazartesi, Eylül 24th, 2007:

    bu arada cevval sana iyi yolculuklar.sahiden kaptan mısın?senin de var mı öyle her limanda sevgilin?;)

  34.  
    asena75

    Pazartesi, Eylül 24th, 2007:

    ya bu limanda bizlerdik simdi baska limanda kimleri bulacak bilmem. :-(

    gitme desek faydasi olmayacak belli. o zaman arkandan iki kova su döküyoruz, su gibi git su gibi gel. iyi yolculuklar cevval.

  35.  
    asena75

    Pazartesi, Eylül 24th, 2007:

    ay cilek bahcesi sakasi bilem kötü yav.

  36.  
    Cevval Portakal

    Salı, Eylül 25th, 2007:

    durun yavv hemen göndermeyin sağlık yoklamamın süresi dolmuş zaten birazda onunla uğraşayım ağırdan ağırdan, daha burdayım. :)

  37.  
    asena75

    Salı, Eylül 25th, 2007:

    yok yok göndermiyoz kal kalabildigin kadar ama hani gidersen diye yazdiydik yav.

    bu gece ms hic ortalarda yok nerdekine?

  38. +1
     
    helegubban

    Salı, Eylül 25th, 2007:

    Hehe bende idama giden mahkum sandım:)hey ALLAH ım.Ama süper olmuş elinize yüreğinize sağlık yorumlar da bi okadar güzel.Ben kömürlüğe saklanmış olsaydım gerçekten ölüm çıkardı ordan.Yıllar önce çocukken kadınlar arasında konuşurken duydum.Cinler karanlık yerlerde daha çok bulunurlarmış kömürlük vs yerlerde.Bunların varlığına inandığım için asla kömürlüğe saklanamazdım varsın ölümüm babamın elinden olsun.Aslında iyi bi noktaya deyinmişiz hakkaten günümüzde var öyle astığım astık kestiğim kestik aileler.Yahu zayıfsa karnesi ne olacak bırak okumasın herkes okumak zorunda değil okumak adam olmakta değil zorla okutulmazda.Bizim bakkalcıya,fırıcıya,berbere vs esnaflara işcilere de ihtiyacımız var.Karnesi zayıf diye çocuğa şiddet uygulayan aileleri kınıyorum asıl zayıf olan kendileri.

  39. +0
     
    bik bik diye oten ren geyigi

    Salı, Eylül 25th, 2007:

    delikanlı bir yazı yazarıda babayiğit böyle kal goç.

  40. +1
     
    erdal

    Salı, Ekim 23rd, 2007:

    realızmı benımsemek lazım

  41. Perşembe, Kasım 8th, 2007:

    çok güzel herkese tavsiye ederim

  42.  
    asena75

    Cumartesi, Kasım 10th, 2007:

    cevval yazina ugrarsin diye buraya yazdim chatte de yazicam hosgeldin. yedigin ictigin senin olsun gördüklerini yaz da biz de nasiplenelimk yav.

  43.  
    ismilazimdegil

    Cumartesi, Kasım 10th, 2007:

    hikaye kurgunu sürükleyici buldum.. sürprizlere dayalı yazımları sevdiğimden belki.. ellerine sağlık.. yolculuğa çıkıyormuşsun.. iyi yolculuklar

  44. Cumartesi, Kasım 10th, 2007:

    Cevval,yine mi gideceksin?Ya,yeni gitmiştin,o sayılmıyor mu şimdi?Valla tat tuz kalmıyor buralarda.Bi çaresi yok mu oralardan bize ulaş artık:(
    Kömürlükte saklanan bir velet,bu kadar mı güzel anlatılır,saniye saniye yaşatılırmış ya.Şeytan dedi,dal içeri gizliden,kaçır o çocuğu.Ah garibim beniim:(
    Bak yakında bu hikayenle ilgili de bir teklif gelir.Nerden bulacağız seni de görüştüreceğiz,gidersen :((

  45.  
    Cevval Portakal

    Pazar, Kasım 11th, 2007:

    daha yeni geldim aslında bir süre evimde vakit geçirmeyi planlıyorum ancak üzgünüm ki ondan sonra yine gitmem gerekecek. tabi gittiğim zaman internetten uzak olsam dahi birşeyler karalamak için bol bol boş zamanım olacağını düşünüyorum. döndüğümde elimde siteye aktarılmayı bekleyen onlarca hikaye bulunabilir. iyi tarafından bakıyım ben en iyisi. :)

  46. Cuma, Mayıs 9th, 2008:

    Evet,tahminim doğru çıktı işte :DCevval’in bu hikayesi filme çekiliyor gerçekten.Başka bir hikayesinin çekimleri yeni tamamlandı,yarışmaya gönderilecek.
    Ne kadar sevindim anlatamam.Cevvalcim nasıl bilirmişim dimi ama? :))
    Ayrıntılı bilgi için Cevval’in profil sayfasındaki blog adresini tıklayabilirsiniz.
    Bu arada Eanlat ve Anafikir’e sunduğu bu güzel fırsat için hepimiz adına teşekkür ediyorum.
    Yani neymiş;yetenekli olan farkediliyormuş..

Şafak vakti başlıklı yazıya gelen yorumları takip et veya bu yazı hakkında bahsedenleri gör.

Yorum yap




Senin yorumundan sonraki yorumlar E-postana gelsin mi?


 
Ne çok severiz seni Wordpress