Sağ avucumdaki meleğim

 odyseus yazmış

Yine etrafta melekler dolaşıyor! Bir tanesi bana değdi bak. Nasıl mı anladım? Küsmüş işte, omuz silkiyor giderken. Yetişemedim. Kırgın biraz! Ağlıyor…

Gözyaşlarına değdin mi hiç meleklerin? İnci tanesi gibi parlak, asit kadar yakıcı!

Etrafta ayrılıklar var bugün. Arabanın egzozundan çıkan kötü hava kadar iğrenç! Siyah büyük toz bulutları misali…

Az önce yükselen bulutu gördün mü? Değme sakın elini, siyaha bulanmış o! İnsanları kirletmek ne kadar kolay oysa!

Siyah mı güçlü beyazdan bilemedim? Ama ben beyaz giyindim bugün. Kalbimi kirletmelerine izin vermemek için. Ellerini sokmaya çalıştılar hücreme. Demir parmaklıklar da olsa engelleyemedim.

Elleri değemedi yüreğime ama ya sözleri! Ben koruyamadım ki kendimi! Ağladım uzun süre sonunda. Acıdı kalbim. Oysa ki saklamıştım herkesten! Yorgun mu düştüm acaba? Biraz dinlenmeliyim.

Gözyaşı yağıyor bulutlardan, melekler kaçışıyor. Melekler üzgün, hava karanlık. Siyah bulutlar herkesin başında. İnsanlar suskun, insanlar korkak.

Ellerim yumuk yumuk. Saklıyorum koşarak. Tenha bir yerlere gitmeliyim. İstememeliler benden avucumdaki meleğimi! Beni koruması için gülüşüne öpücük değdirdim, kokumu ona giydirdim, kanatlarını sakladım, sağ omzumdan aldım, sağ avucuma koydum, kutsal olan tek şeyi.

Bak görüyor musun? Dışarıda siyah toz bulutları var. Ama benim hala avuç içim beyaz!

Cevabını bilmediğim bir sürü soru işaretleri var beynimde. Soru sormak istemiyorum. Kahırlı sözler var etrafta, tonlarca ve ağır. Beynime takılsın istemiyorum. Huzur, huzur… Biraz huzur!

Kırgınım bugün. Belki de kızgınım kullarına! Sevmeyi öğrenemedikleri için! Bildiklerini sandıkları her şeyin yalan olduğunu anlayamadıkları ve hala sana inanmak yerine birbirlerine taptıkları için.

Oysa bir girseler o kapıdan içeri, nur kokulu o yerleri bir görseler!

Artık anlıyorum ki; bunların cevabını cennette vereceksin bana. Gönlüm bir hoş, içim sarhoş. Aşk şarabı içmiş iki meleği kadehime aldığımda, belki de biraz tedirgin süzerlerken birbirlerini ve sonra beni; ben sağ avucumu açacağım eline ve meleğimi bırakacağım cennetine. Sen koru diye!

Ya beynimin içindeki acı? Hayır, huzur istiyorum, biraz huzur.

Yapmacık insanlarla işim yok benim. Gitmeliyim belki de. Uzağa, biraz uzağa düşmeliyim bir cemre gibi! Önce denize sonra toprağa! Ve gökyüzünde yakalamalı melekler beni. Kanatlarında dolaşmalıyım yine. Yapmacık kahkahalara yukardan bakmalıyım. Sarhoşlukları, iğrençlikleri yukardan kınamalıyım. Bırakma beni. Aynı yerdeyken seçememekten korkuyorum.

Beni koru, avucumu boş bırakma.

Geri almandan öyle çok korkuyorum ki bazen… Şıkırdayan dünyanın ışıltısı cezbediyor insanı. Elimi uzatırken acıyor bedenim. Kolumu da çekiştiriyorlar adeta. Beni itekleme sakın. Onlardan ayır, farklı kıl!

Her yer büyük siyah toz bulutu. Kırık kalpler var can çekişen! Meleklerin koşuşturması arttı.
Bana doğru geliyorlar! Biri ben miyim? Hayır, hayır! Beyaz giyindim bugün yine. Ellerimle ittim bedenimden onca insanı. Kalbime değebileceğini bekledim, bekliyorum ve bekleyeceğim…

Belki de çok kırgınım bugün. Etraf karanlık, içim karanlık!

Güneşini içime sersen, yıldızları gözüme koysan ve ben yine kıkırdayan suratla bir bardak daha su içsem yaşam pınarından. Huzurlu bir bardak su!

Cenazeler var bugün içimde. Minik ölü hayaller!

Düşünmeliyim! Ve ardından yaslamalıyım başımı bir omuza. Huzura değmeli yanaklarım. Kalbim hızla atmalı. Ardından sayfalarca soru gelmemeli üstüme. Kahır içeren tonlarca ağır sorulardan uzak durmalıyım. Yanakta beliren bir gamzenin içine dolmalı bedenim. Anne kokusu gibi yumuşak bir bedende uyumalıyım.

Yüreğini ellerime bırakmalı, önce sonra yüreğimi ellerine almalı gitmeden. Başımı gururla kaldırmalıyım bana sevgisini söylerken. İki damla gözyaşı akmamalı artık. Hayat beni sınamamalı!

Güneş iliklerime kadar işlemeye çalışıyor. Korkuyorum. Ya avucunu aç derse? Kaçarım biliyorum, susuyorum. Ellerim annemin eteklerinde.

Saklanıyorum.

5 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.6 5 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.6 5 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.6 5 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.6 5 kez oylanmis, 5 uzerinden 3.6 Loading ... Loading ...
Etiketler: , , , , , , , , ,


18 Aralık, Salı , 2007

Öneri: (Sponsor)

4 Yorum yapılmış

  1. +1
     
    Demir

    Salı, Aralık 18th, 2007:

    Ne kadar güzel yazıyorsun odyseus.
    Masumiyeti kaybolmamış küçük bir çocuğun yakarışlarına benzettiğim duyguların çok etkileyici.

    Tebrikler.

  2.  
    çiğdem

    Salı, Aralık 18th, 2007:

    Seni bize duygularımızı hisset,çöz ve dile getir diyemi yolladı Allah…Odyseus bu kadar kalbime girmeyi başardığın için sana teşekkür ediyorum…Dilin ve akıcılığın mükemmel…Böyle gönül kırgınlıkları yaşamaman, ama bize, hissederek hep yazman dileği ile….

  3.  
    cilekbahcesi

    Salı, Aralık 18th, 2007:

    Keşke meleklerin kanatlarında dolaşabilsek her daim,beyazlar içinde siyah rengi üztümüze almadan ve bize siyah giydirmelerine izin vermeden.Tıpkı hayallaerimizde ki kadar masum ve güzel olabilsek de öğlece kalabilsek.Her zamanki gibi yine hoş bir anlatımla yazmışsın bizleri etkileyen kaleminle.Sana bunları yazdıran yüreğine sağlık.

  4. Pazartesi, Ocak 7th, 2008:

    Çiğdem hanım sıkı bir odyseus hayranısınız.Sadece onun hayranısınız galiba.Sizi başka yazıların altında da görmek isteriz :))

Sağ avucumdaki meleğim başlıklı yazıya gelen yorumları takip et veya bu yazı hakkında bahsedenleri gör.

Yorum yap




Senin yorumundan sonraki yorumlar E-postana gelsin mi?


 
Ne çok severiz seni Wordpress