Tükenmez kalem

anafikir yazmış
Lisedeyiz. Matematik hocası limit kavramını anlatmak için laf cambazlıkları yapıyor. Örnekler vermeye çalışıyor, ilgi çekmeye çalışıyor. Kısaca şöyle diyecek; “Bir olgunun diğerine hiçbir zaman erişemeden, sürekli yaklaşıyor olması” ama demiyor, döndürüyor da döndürüyor.
Benim sıramın önüne gelip, elimden tükenmez kalemimi alıp, “Bu kalemi ikiye bölsek ne olur” diyor. Sınıf önce homurdanıyor sonra tek tük, “Kısalır“, “Ufalır” benzeri sesler çıkıyor. “Peki, bir daha, bir daha bölsem. O küçücük kalan parçaları da ikiye bölsek?” diyor. Daha sonra da ekliyor “Çok çok küçülür değil mi? O küçük parçaları da hep bölsek bölsek, bu bölmelerin sonu hiç gelmez, hiç bitmez değil mi? Peki neden?“.
Benden gayet lakayıt bir cevap geliyor; “O tükenmez kalem de ondan“.
Hocanın tüm uğraşları sınıfın kahkahaya boğulmasıyla boşa gidiyor : )
|
3 Mayıs, Perşembe , 2007






Perşembe, Mayıs 3rd, 2007:
:)
Perşembe, Mayıs 3rd, 2007:
süper :)
Cumartesi, Mayıs 5th, 2007:
hakkaten süper hocaya da acımadım deil yani :)
Cumartesi, Mayıs 5th, 2007:
Kahkaha sonrasında hoca kendine geldiğinde sert bir “Oğluuum! Dalga geçmesene” ile birlikte ense köküme bir şaplak yemiştim ama : )
Pazar, Mayıs 6th, 2007:
: )
Cumartesi, Mayıs 19th, 2007:
[…] da çok güzeldi. Gülmek için çok kaynak vardı. Geçenlerde yine bu burada yazılan “Tükenmez kalem” başlıklı yazıda anlatılan olayın canlı şahitlerindenim. Ben de o sınıfın bir […]
Perşembe, Haziran 14th, 2007:
tam anlamıyla laf gediğine oturmuş..! :)
Perşembe, Ağustos 2nd, 2007:
cevap süper tokada degmis
Perşembe, Ağustos 2nd, 2007:
ahaha fıkra tadında şahane anıymış
Perşembe, Ağustos 2nd, 2007:
Ahh hocalar ah, zavallı bizler.
Perşembe, Ağustos 2nd, 2007:
Müthiş cevap taktir ettim:)Zekice espriler çok eğlenceli oluyor sınıfta.