<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress/2.1.3" -->
<rss version="2.0" 
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
	<title>Çöp yazısına yapılan yorumlar</title>
	<link>http://www.eanlat.com/eanlat/cop/</link>
	<description>Hikaye sensin</description>
	<pubDate>Fri, 22 Aug 2008 04:30:36 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.1.3</generator>

	<item>
		<title>anafikir tarafından</title>
		<link>http://www.eanlat.com/eanlat/cop/#comment-8139</link>
		<author>anafikir</author>
		<pubDate>Wed, 10 Oct 2007 13:23:24 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eanlat.com/eanlat/cop/#comment-8139</guid>
					<description>Sıradan tarzında yine şahane enstantaneler eline sağlık. Gittikçe büyüyorsun vallahi bir yazar olarak. 

Kesin seni birisi keşfeder bu eAnlat'tan söylemedi deme : )</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sıradan tarzında yine şahane enstantaneler eline sağlık. Gittikçe büyüyorsun vallahi bir yazar olarak. </p>
<p>Kesin seni birisi keşfeder bu eAnlat&#8217;tan söylemedi deme : )</p>
]]></content:encoded>
				</item>
	<item>
		<title>Cevval Portakal tarafından</title>
		<link>http://www.eanlat.com/eanlat/cop/#comment-8141</link>
		<author>Cevval Portakal</author>
		<pubDate>Wed, 10 Oct 2007 13:25:37 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eanlat.com/eanlat/cop/#comment-8141</guid>
					<description>şimdi ben de tekrar okudum yazıyı, biraz fazla sıkboğaz ettim galiba ama değmiş diye düşünmeden edemiyorum. teşekkürler eanlat. teşekürler anafikir. :))</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>şimdi ben de tekrar okudum yazıyı, biraz fazla sıkboğaz ettim galiba ama değmiş diye düşünmeden edemiyorum. teşekkürler eanlat. teşekürler anafikir. :))</p>
]]></content:encoded>
				</item>
	<item>
		<title>asena75 tarafından</title>
		<link>http://www.eanlat.com/eanlat/cop/#comment-8142</link>
		<author>asena75</author>
		<pubDate>Wed, 10 Oct 2007 13:31:03 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eanlat.com/eanlat/cop/#comment-8142</guid>
					<description>ne deyim yav. süper olmus yine en sevilenlerin arasina girecek bir yazi. 

nerden aklina gelir bunlar bilmem. 5 yildiz olsa daha fazla verirdim. vermeyince anafikir neylesin asena.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>ne deyim yav. süper olmus yine en sevilenlerin arasina girecek bir yazi. </p>
<p>nerden aklina gelir bunlar bilmem. 5 yildiz olsa daha fazla verirdim. vermeyince anafikir neylesin asena.</p>
]]></content:encoded>
				</item>
	<item>
		<title>odyseus tarafından</title>
		<link>http://www.eanlat.com/eanlat/cop/#comment-8146</link>
		<author>odyseus</author>
		<pubDate>Wed, 10 Oct 2007 13:59:29 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eanlat.com/eanlat/cop/#comment-8146</guid>
					<description>bittimi .... ya sıkılmadan daha sayfalarca devam edebilirdim:) çok çok çok güzel olmuş ...bencede en beğenilenler arasında hemen yer almalı!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>bittimi &#8230;. ya sıkılmadan daha sayfalarca devam edebilirdim:) çok çok çok güzel olmuş &#8230;bencede en beğenilenler arasında hemen yer almalı!</p>
]]></content:encoded>
				</item>
	<item>
		<title>herakles tarafından</title>
		<link>http://www.eanlat.com/eanlat/cop/#comment-8147</link>
		<author>herakles</author>
		<pubDate>Wed, 10 Oct 2007 14:22:20 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eanlat.com/eanlat/cop/#comment-8147</guid>
					<description>Çok bu güselmiş wala.Yanlız Cevval bu hikaye ye devam etsen ederdin yani.Açık kapı çok.Keşke biraz daha devam etseydin.Çünkü okumaya başlayınca içine çekiyor.Ben devam etmeni beklerdim.Yarım kalmış bi son sanki.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Çok bu güselmiş wala.Yanlız Cevval bu hikaye ye devam etsen ederdin yani.Açık kapı çok.Keşke biraz daha devam etseydin.Çünkü okumaya başlayınca içine çekiyor.Ben devam etmeni beklerdim.Yarım kalmış bi son sanki.</p>
]]></content:encoded>
				</item>
	<item>
		<title>Cevval Portakal tarafından</title>
		<link>http://www.eanlat.com/eanlat/cop/#comment-8148</link>
		<author>Cevval Portakal</author>
		<pubDate>Wed, 10 Oct 2007 14:27:37 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eanlat.com/eanlat/cop/#comment-8148</guid>
					<description>olabilir belki eğer hikayenin çizgisini bozmadığımdan emin olursam asil homlıssımızın özüne dönme macerasını sürdürebilirim, hiç belli olmaz. :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>olabilir belki eğer hikayenin çizgisini bozmadığımdan emin olursam asil homlıssımızın özüne dönme macerasını sürdürebilirim, hiç belli olmaz. :)</p>
]]></content:encoded>
				</item>
	<item>
		<title>asena75 tarafından</title>
		<link>http://www.eanlat.com/eanlat/cop/#comment-8149</link>
		<author>asena75</author>
		<pubDate>Wed, 10 Oct 2007 16:25:19 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eanlat.com/eanlat/cop/#comment-8149</guid>
					<description>http://youtube.com/watch?v=zkKXolqLtdM&#38;mode=related&#38;search=

bunu youtube de gezerken buldum sizle paylasmak istedim. 
sarki diyor ben güzelim, kadin diyor ben ondan güzelim. 

bayildim valla. türk sanat müziginin üstüne yok.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://youtube.com/watch?v=zkKXolqLtdM&amp;mode=related&amp;search=" rel="nofollow">http://youtube.com/watch?v=zkKXolqLtdM&amp;mode=related&amp;search=</a></p>
<p>bunu youtube de gezerken buldum sizle paylasmak istedim.<br />
sarki diyor ben güzelim, kadin diyor ben ondan güzelim. </p>
<p>bayildim valla. türk sanat müziginin üstüne yok.</p>
]]></content:encoded>
				</item>
	<item>
		<title>nostaljik tarafından</title>
		<link>http://www.eanlat.com/eanlat/cop/#comment-8154</link>
		<author>nostaljik</author>
		<pubDate>Wed, 10 Oct 2007 19:39:05 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eanlat.com/eanlat/cop/#comment-8154</guid>
					<description>Bay yetenek,her zamanki gibi süpersin.Hayal gücü böyle bir şey demek ki..
Kurgu,cümleler.anlatım muhteşem..Bence çoğu yazara fark atarsın..Ellerine ve güzel yüreğine sağlık..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bay yetenek,her zamanki gibi süpersin.Hayal gücü böyle bir şey demek ki..<br />
Kurgu,cümleler.anlatım muhteşem..Bence çoğu yazara fark atarsın..Ellerine ve güzel yüreğine sağlık..</p>
]]></content:encoded>
				</item>
	<item>
		<title>anafikir tarafından</title>
		<link>http://www.eanlat.com/eanlat/cop/#comment-8157</link>
		<author>anafikir</author>
		<pubDate>Wed, 10 Oct 2007 20:11:21 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eanlat.com/eanlat/cop/#comment-8157</guid>
					<description>asena bu tür yazı ile alakasız link paylaşımlarını artık "kimler var" kısmındaki eAnlat msn'inde paylaşırsan daha uygun olur sanırım

(Bkz: &lt;a href="http://blog.eanlat.com/eanlat-msni-karsinizda-tepe-tepe-kullanin/" target=_blank rel="nofollow"&gt;eAnlat MSN’i karşınızda, tepe tepe kullanın : )&lt;/a&gt;)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>asena bu tür yazı ile alakasız link paylaşımlarını artık &#8220;kimler var&#8221; kısmındaki eAnlat msn&#8217;inde paylaşırsan daha uygun olur sanırım</p>
<p>(Bkz: <a href="http://blog.eanlat.com/eanlat-msni-karsinizda-tepe-tepe-kullanin/" target=_blank rel="nofollow">eAnlat MSN’i karşınızda, tepe tepe kullanın : )</a>)</p>
]]></content:encoded>
				</item>
	<item>
		<title>Semih tarafından</title>
		<link>http://www.eanlat.com/eanlat/cop/#comment-8163</link>
		<author>Semih</author>
		<pubDate>Wed, 10 Oct 2007 21:50:45 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eanlat.com/eanlat/cop/#comment-8163</guid>
					<description>Cevval anafikirin dedigi gibi her yazinda daha guzel yaziyorsun bence de. Keske elestirebilsem yazini da bir dahakine daha guzel yazsan ama yok iste yetmiyor:D</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Cevval anafikirin dedigi gibi her yazinda daha guzel yaziyorsun bence de. Keske elestirebilsem yazini da bir dahakine daha guzel yazsan ama yok iste yetmiyor:D</p>
]]></content:encoded>
				</item>
	<item>
		<title>A.Y Borke tarafından</title>
		<link>http://www.eanlat.com/eanlat/cop/#comment-8171</link>
		<author>A.Y Borke</author>
		<pubDate>Thu, 11 Oct 2007 01:58:34 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eanlat.com/eanlat/cop/#comment-8171</guid>
					<description>Sevgili cevval portakal
Kısa öykünle ilgili birkaç noktaya değinip,olursa bundan sonraki metinlerin için bir fayda üretmek meramıyla yazıyorum bu küçük notları.Bu ayracın dışında yanlış yada farklı yorumlama lütfen
Evet kısa öykülerde verilmeye çalışılan mesajda travmatik bir yön olmalıdır.Kahramanları sıradan seçsek de ya kahramanın yada serüveninin sıra dışılığını metinsellik anlamında hissettirici vurgular üretebilmeliyiz.Fakat bu vurgular kendi sıra dışılığı içinde ne gelenekten nede gelenekle miks edilmiş bir moderniteden bağımsızlaştırılamaz..Okuyucu profili ne olursa olsun yaşadığımız toplumun bizde yarattığı genel algı biçimi bazı standartlar içerir.Biz edebiyat için yada seçkincilik bağlamında farklılaşmak için bu standartları ancak iki şekilde yok sayabiliriz.İlki birazda yeni romancılar gibi artık roman yada öykü yazmanın bir macerayı yazmak değil yazının macerası olduğunu kabul etmektir.İkincisi ise belli bir sınıf ,zümre yada topluluğun yeni dünya görüşüne yaygınlık kazandırmak istiyorsak bu duruştan öncekileri eleştirmek noktasında yeni bir dil,dilden söze geçişler ve kendi öncelikleri dışındaki tüm kalıpları yoksamaktır.
Bu anlamıyla öykünün hemen girişinde çöpten topladığını kendi içinde anlamlı hale getiren,çöple yaşadığı halde ötekiler için aptallık kriteri üretecek kadar da bilinçli bir dile sahip kahramanın  çöp toplamak ve temsil ettiklerine uzak özel bir tarihi olduğu kanısı uyanıyor.Bu bilinçte birikeni çöpten uzaklaştırdığında her ne sebeple olursa olsun eğer ifadeyi        
-	Gel evladım gel, börek yaptım açsındır. şeklinde kurmuşsan; kahramanın hangi tarihten geldiğini ve çöp toplama durumundan önceki yaşayışından pasajlar vermek zorundasın.Çünkü bu olmadığında çöpten yemek yerine evde hazırlanmış bir böreği senin açıklamadığın diğer sebebler yanında yağlı olması nedeniyle reddeden kahramanını olgusal olarak bir türbülansa sokarsın.Yağlı yemekleri reddetme mantığı henüz ulema içinde bile kökleşmemişken senin tutup çöpten bulduğunu yemeyi yağlı böreğe tercih eden kahramanın bana göre ya daha lirik ve tragedyal bir özgeçmişe sahip olmalı yada farklı bir tipoloji ile meczupluğa yakın durmalı.Yani edinmiş olduğu yağlı börekleri köpeğine veren ve bunu köpek için diğer günlerde de kaynak haline getirmeyi planlayacak kadar strateji geliştirme yeteneğine sahip bu kahraman.Tam da bu noktada kahramana ve içermesine haksızlık etmemek için öyküyü okumaya devam ettiğimde yine bu ailesi olmayı yok sayan ve hayatla arasında son derece naif bir uzlaşma üretmiş kahraman ki fabrikaları çöpleştiren çağcıl delirmeyi bile bilince çıkarmış kahraman, insanların aptallığı üzerine yakınmaya devam ederken yani böylesi bir yüksek bilinçle kentin kalabalık yerlerini dolaşırken ansızın bir faciayla karşılaşıyoruz.Kahraman hangi yaştaysa ve o ana kadar hangi insansız ve yaşamsız ve dahi kentsel olmayan yerlerde yaşamışsa ilk kez okuyacağı bir yazı görüp okuyabildiğini fark ediyor.Elbette daha önceki bölümlerde kola ve cips gibi nesnelerin elinden geçtiği anda poşetsiz ve yazısız olduğunu düşünmek iyi niyetini bir tarafa bırakıyorum.Tabi bu arada çöpe atmak yerine kendisine verilmeyen dondurma için kızmasını,öykünün önceki bölümlerindeki yardım almayı sevmeyen kendini bağımsızlaştırabilmiş ve çöpün getirdikleriyle yaşayabildiği için aptalca konuşmak yerine susan bir arkadaş isteği  dramatizasyonunda ortaya çıkan geniş anlam yırtılmasını da ayrıca konuşmak gerekiyor.Bence Semantik kurgu üzerinde yeniden düşünmelisin.Çocuk yada genç adama dair biraz daha tutarlı bir tipoloji çizmeli ve kahramandaki aptallığa karşı obsesif durumun nedenleri hakkında ipuçları vermelisin.Yada bu öykü bu haliyle yarım kalmış olmasından dolayı üstlendiği veya üstleneceği eleştirilerin düzeltici etkisine açık ve damıtılmaya bırakılmış bir öykü deyip susmalı
Sevgili cevval portakal
Hem yazma hem de yazma öncesi oluşan hummalı düşleme sürecini önemsediğimden, birikimin ve kullandığın dilin beni etkilemesinden ,yazdıklarını okumanın ve eleştirmenin beni ilerletici etkisine inandığımdan böylesi bir yazı yazdım.Daha başından belirttiğim ayracın ve şimdi genişlettiğim temennilerin dışında başkaca bir yaklaşım mantığım yok.Lütfen yanlış,eksik yada anlayamadığım için farklı ifade ettiğim yerler olmuşsa beni uyar.

saygılarımla.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili cevval portakal<br />
Kısa öykünle ilgili birkaç noktaya değinip,olursa bundan sonraki metinlerin için bir fayda üretmek meramıyla yazıyorum bu küçük notları.Bu ayracın dışında yanlış yada farklı yorumlama lütfen<br />
Evet kısa öykülerde verilmeye çalışılan mesajda travmatik bir yön olmalıdır.Kahramanları sıradan seçsek de ya kahramanın yada serüveninin sıra dışılığını metinsellik anlamında hissettirici vurgular üretebilmeliyiz.Fakat bu vurgular kendi sıra dışılığı içinde ne gelenekten nede gelenekle miks edilmiş bir moderniteden bağımsızlaştırılamaz..Okuyucu profili ne olursa olsun yaşadığımız toplumun bizde yarattığı genel algı biçimi bazı standartlar içerir.Biz edebiyat için yada seçkincilik bağlamında farklılaşmak için bu standartları ancak iki şekilde yok sayabiliriz.İlki birazda yeni romancılar gibi artık roman yada öykü yazmanın bir macerayı yazmak değil yazının macerası olduğunu kabul etmektir.İkincisi ise belli bir sınıf ,zümre yada topluluğun yeni dünya görüşüne yaygınlık kazandırmak istiyorsak bu duruştan öncekileri eleştirmek noktasında yeni bir dil,dilden söze geçişler ve kendi öncelikleri dışındaki tüm kalıpları yoksamaktır.<br />
Bu anlamıyla öykünün hemen girişinde çöpten topladığını kendi içinde anlamlı hale getiren,çöple yaşadığı halde ötekiler için aptallık kriteri üretecek kadar da bilinçli bir dile sahip kahramanın  çöp toplamak ve temsil ettiklerine uzak özel bir tarihi olduğu kanısı uyanıyor.Bu bilinçte birikeni çöpten uzaklaştırdığında her ne sebeple olursa olsun eğer ifadeyi<br />
-	Gel evladım gel, börek yaptım açsındır. şeklinde kurmuşsan; kahramanın hangi tarihten geldiğini ve çöp toplama durumundan önceki yaşayışından pasajlar vermek zorundasın.Çünkü bu olmadığında çöpten yemek yerine evde hazırlanmış bir böreği senin açıklamadığın diğer sebebler yanında yağlı olması nedeniyle reddeden kahramanını olgusal olarak bir türbülansa sokarsın.Yağlı yemekleri reddetme mantığı henüz ulema içinde bile kökleşmemişken senin tutup çöpten bulduğunu yemeyi yağlı böreğe tercih eden kahramanın bana göre ya daha lirik ve tragedyal bir özgeçmişe sahip olmalı yada farklı bir tipoloji ile meczupluğa yakın durmalı.Yani edinmiş olduğu yağlı börekleri köpeğine veren ve bunu köpek için diğer günlerde de kaynak haline getirmeyi planlayacak kadar strateji geliştirme yeteneğine sahip bu kahraman.Tam da bu noktada kahramana ve içermesine haksızlık etmemek için öyküyü okumaya devam ettiğimde yine bu ailesi olmayı yok sayan ve hayatla arasında son derece naif bir uzlaşma üretmiş kahraman ki fabrikaları çöpleştiren çağcıl delirmeyi bile bilince çıkarmış kahraman, insanların aptallığı üzerine yakınmaya devam ederken yani böylesi bir yüksek bilinçle kentin kalabalık yerlerini dolaşırken ansızın bir faciayla karşılaşıyoruz.Kahraman hangi yaştaysa ve o ana kadar hangi insansız ve yaşamsız ve dahi kentsel olmayan yerlerde yaşamışsa ilk kez okuyacağı bir yazı görüp okuyabildiğini fark ediyor.Elbette daha önceki bölümlerde kola ve cips gibi nesnelerin elinden geçtiği anda poşetsiz ve yazısız olduğunu düşünmek iyi niyetini bir tarafa bırakıyorum.Tabi bu arada çöpe atmak yerine kendisine verilmeyen dondurma için kızmasını,öykünün önceki bölümlerindeki yardım almayı sevmeyen kendini bağımsızlaştırabilmiş ve çöpün getirdikleriyle yaşayabildiği için aptalca konuşmak yerine susan bir arkadaş isteği  dramatizasyonunda ortaya çıkan geniş anlam yırtılmasını da ayrıca konuşmak gerekiyor.Bence Semantik kurgu üzerinde yeniden düşünmelisin.Çocuk yada genç adama dair biraz daha tutarlı bir tipoloji çizmeli ve kahramandaki aptallığa karşı obsesif durumun nedenleri hakkında ipuçları vermelisin.Yada bu öykü bu haliyle yarım kalmış olmasından dolayı üstlendiği veya üstleneceği eleştirilerin düzeltici etkisine açık ve damıtılmaya bırakılmış bir öykü deyip susmalı<br />
Sevgili cevval portakal<br />
Hem yazma hem de yazma öncesi oluşan hummalı düşleme sürecini önemsediğimden, birikimin ve kullandığın dilin beni etkilemesinden ,yazdıklarını okumanın ve eleştirmenin beni ilerletici etkisine inandığımdan böylesi bir yazı yazdım.Daha başından belirttiğim ayracın ve şimdi genişlettiğim temennilerin dışında başkaca bir yaklaşım mantığım yok.Lütfen yanlış,eksik yada anlayamadığım için farklı ifade ettiğim yerler olmuşsa beni uyar.</p>
<p>saygılarımla.</p>
]]></content:encoded>
				</item>
	<item>
		<title>Cevval Portakal tarafından</title>
		<link>http://www.eanlat.com/eanlat/cop/#comment-8173</link>
		<author>Cevval Portakal</author>
		<pubDate>Thu, 11 Oct 2007 02:59:34 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eanlat.com/eanlat/cop/#comment-8173</guid>
					<description>tekrar tekrar teşekkürler. şımarmak istemem ama bu kendim yazıp da beğendiğim nadir hikayelerimden biri oldu. yayınlatana kadar neler neler yaptım bir de @anafikir'e sorun :)), beklemeye tahammül edemedim.. 
demokratik işleyişe pürüz kattıysam herkesten özür dilerim.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>tekrar tekrar teşekkürler. şımarmak istemem ama bu kendim yazıp da beğendiğim nadir hikayelerimden biri oldu. yayınlatana kadar neler neler yaptım bir de @anafikir&#8217;e sorun :)), beklemeye tahammül edemedim..<br />
demokratik işleyişe pürüz kattıysam herkesten özür dilerim.</p>
]]></content:encoded>
				</item>
	<item>
		<title>Ceyhun tarafından</title>
		<link>http://www.eanlat.com/eanlat/cop/#comment-8175</link>
		<author>Ceyhun</author>
		<pubDate>Thu, 11 Oct 2007 04:21:47 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eanlat.com/eanlat/cop/#comment-8175</guid>
					<description>okunasi bir yazi.
sade ve bi o kadar da lezzetli.
ellerine saglik.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>okunasi bir yazi.<br />
sade ve bi o kadar da lezzetli.<br />
ellerine saglik.</p>
]]></content:encoded>
				</item>
	<item>
		<title>fatih dayan tarafından</title>
		<link>http://www.eanlat.com/eanlat/cop/#comment-8182</link>
		<author>fatih dayan</author>
		<pubDate>Thu, 11 Oct 2007 09:24:17 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eanlat.com/eanlat/cop/#comment-8182</guid>
					<description>Cevval artık aşmış kendini. Halk arasına da çıkmaz yarın. Yüz vermez herkese.

&lt;em&gt;&lt;strong&gt;uyarı&lt;/strong&gt;: yazıyı beğenmeyip, yok "bu ne ya", yok efendim "eh olmamışmış", ya da sadece "güzel olmuş ama"cılık yapan olur da ben görürsem, odunla döverim. Olay çıkarırım. Sayfa aralarından kan akar. Kitle olur imha olur. "Aghk! neden vuruyorsun, orama vurma acıyor" demeyin uyardım bak kalın harflerle.&lt;/em&gt;</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Cevval artık aşmış kendini. Halk arasına da çıkmaz yarın. Yüz vermez herkese.</p>
<p><em><strong>uyarı</strong>: yazıyı beğenmeyip, yok &#8220;bu ne ya&#8221;, yok efendim &#8220;eh olmamışmış&#8221;, ya da sadece &#8220;güzel olmuş ama&#8221;cılık yapan olur da ben görürsem, odunla döverim. Olay çıkarırım. Sayfa aralarından kan akar. Kitle olur imha olur. &#8220;Aghk! neden vuruyorsun, orama vurma acıyor&#8221; demeyin uyardım bak kalın harflerle.</em></p>
]]></content:encoded>
				</item>
	<item>
		<title>nostaljik tarafından</title>
		<link>http://www.eanlat.com/eanlat/cop/#comment-8188</link>
		<author>nostaljik</author>
		<pubDate>Thu, 11 Oct 2007 11:35:42 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eanlat.com/eanlat/cop/#comment-8188</guid>
					<description>Fatih süppersiiiin.Aynen katılıyorum.Bi odun da ben alır gelirim yanına..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Fatih süppersiiiin.Aynen katılıyorum.Bi odun da ben alır gelirim yanına..</p>
]]></content:encoded>
				</item>
	<item>
		<title>julia bergdorf tarafından</title>
		<link>http://www.eanlat.com/eanlat/cop/#comment-8191</link>
		<author>julia bergdorf</author>
		<pubDate>Thu, 11 Oct 2007 15:31:09 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eanlat.com/eanlat/cop/#comment-8191</guid>
					<description>Çok beğendim çok.Bir solukta okudum bu kadar özgün ve sade bir dilde ve bir o kadar etkileyici.Ya bu tip yazılar okuyunca hayal gücünüzü kıskanır oldum.Yetenek böyle bişey demekki.Tebrikler.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Çok beğendim çok.Bir solukta okudum bu kadar özgün ve sade bir dilde ve bir o kadar etkileyici.Ya bu tip yazılar okuyunca hayal gücünüzü kıskanır oldum.Yetenek böyle bişey demekki.Tebrikler.</p>
]]></content:encoded>
				</item>
	<item>
		<title>Cevval Portakal tarafından</title>
		<link>http://www.eanlat.com/eanlat/cop/#comment-8192</link>
		<author>Cevval Portakal</author>
		<pubDate>Thu, 11 Oct 2007 16:08:11 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eanlat.com/eanlat/cop/#comment-8192</guid>
					<description>@A.Y Borke üzerinde durduğun ifade çatışması, oturup bir roman yerine sadece kısa hikayeler yazmamın tek nedenidir. dediğin gibi zincirleme bir kurgu dökmeyi ben de çok isterim ancak o takdirde hak verirsin ki. o bir "kısa hikaye" olmaktan uzaklaşır. 
dediğimiz gibi zamanın ve mekanın belirtilmediği bir dünyada bazı bağlantıları, uçuk sayılsa bile, kurmak çok zor olmamalı diye düşünüyorum.
kısa hikayelerde karakterin değerlendirmesini, onun kısa kalması açısından okuyucuya bırakmak veya peşinde mevcut sayılabilecek bir çok neden sunmak, hikayede yaratılan ambiansın elverişli olması halinde herhangi bir nedenin okuyucu tarafından seçilmesini beklemek bana daha akılcıl geliyor. 
mesela karakterimizin güneş gözlüğü gibi, durumuna göre gözardı edilmesi muhtemel bir nesneyi konforu açısından değerlendirmesi önceki hayatından bir işaret olabileceği gibi kendi çapında filozofik yaklaşımlarda bulunan absürd karakterin ruh sağlığıyla ilgili derin bir nedene de bağlanabilir.
cips paketlerinin üzerindeki yazıları okumadan daha doğrusu üzerindeki harflere hiç aldırmadan önceki deneyimlerinden dolayı onun cips paketi olduğunu anlayabilir veya hafızasından yoksun olduğu aşikar olan şahıs gayri ihtiyari gerçekleştirdiği aktivitelerin(kısa kelimeleri bir çırpıda okumak gibi) farkına geç varabilir. bazı şeyleri yeterince yoğunlaşmadan tam olarak algılayamıyor olabilir. akli dengenin çarpıklığı sonucunda karakter birçok şeyi yeni keşfettiği hissine kapılabilir...
aynı şekilde börekler yerine çöpten bulacaklarını tercih etmesi de ona farklı gelen insanlara kendi yaklaşımı doğrultusunda gösterdiği bir tepki olabileceği gibi yine zihinsel problemlere bağlanabilir.
üzerinde durmak istediğim kısa hikayede yer alan bu derece obsesif durumları açıklamaya kalktığım halükarda açıklamalar peşinde daha farklı açıklamaları  gerektirecektir.
mesela yağlı yemekleri yiyememesinin nedeni, önceki hayatında eşinin yemeklerinin hafif olması durumunda. peşinde "pekiya eski eşi nerede?" sorusu gelmek zorundadır. eski eşin nerede olduğu bildirildiği durumda ise "şimdi nerede?" sorusu takip edecektir. eski eşin nerden gelip nereye gitmekte olduğu, eşi için nasıl çabalara girip girmediği anlatıldığı zaman karşımıza sigara almayan çıktıktan sonra bir daha evine dönmeyen kocasını arayan bir kadının kısa hikayesi daha çıkar. hikayenin sadece hikaye sıfatını kazanabilmesi için bize gerekli olan ise sıradışı olaylar, düşünceler, duygular dizisidir. iyi yansıtılmıştır veya yetersiz kalmıştır ayrı konu.
bazı konularda kesinlikle yanlışlarım olduğunu kabul ediyorum, hikayede gelişigüzel tahminler doğrultusunda yapılması gereken bağlantıların uçukluk derecesi arttığı takdirde, anlatılanın kalitesini yitirmesi muhtemel. bu şekilde değerlendirmeye aldığımız da üzülerek farkediyorum ki bu tip uçuk bağlantı örnekleri hikayemde mevcut. fakat hikayedeki olayların gelişimine doğrudan etki etmeyen, birinci dereceden dahi olsa, ayrıntıların açıklanması gerektiği gibi bir eleştirinin bir kısa hikayeden ziyade başlı başına bir romana getirilmesi gerektiğini düşünmekteyim.   saygılarımla.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>@A.Y Borke üzerinde durduğun ifade çatışması, oturup bir roman yerine sadece kısa hikayeler yazmamın tek nedenidir. dediğin gibi zincirleme bir kurgu dökmeyi ben de çok isterim ancak o takdirde hak verirsin ki. o bir &#8220;kısa hikaye&#8221; olmaktan uzaklaşır.<br />
dediğimiz gibi zamanın ve mekanın belirtilmediği bir dünyada bazı bağlantıları, uçuk sayılsa bile, kurmak çok zor olmamalı diye düşünüyorum.<br />
kısa hikayelerde karakterin değerlendirmesini, onun kısa kalması açısından okuyucuya bırakmak veya peşinde mevcut sayılabilecek bir çok neden sunmak, hikayede yaratılan ambiansın elverişli olması halinde herhangi bir nedenin okuyucu tarafından seçilmesini beklemek bana daha akılcıl geliyor.<br />
mesela karakterimizin güneş gözlüğü gibi, durumuna göre gözardı edilmesi muhtemel bir nesneyi konforu açısından değerlendirmesi önceki hayatından bir işaret olabileceği gibi kendi çapında filozofik yaklaşımlarda bulunan absürd karakterin ruh sağlığıyla ilgili derin bir nedene de bağlanabilir.<br />
cips paketlerinin üzerindeki yazıları okumadan daha doğrusu üzerindeki harflere hiç aldırmadan önceki deneyimlerinden dolayı onun cips paketi olduğunu anlayabilir veya hafızasından yoksun olduğu aşikar olan şahıs gayri ihtiyari gerçekleştirdiği aktivitelerin(kısa kelimeleri bir çırpıda okumak gibi) farkına geç varabilir. bazı şeyleri yeterince yoğunlaşmadan tam olarak algılayamıyor olabilir. akli dengenin çarpıklığı sonucunda karakter birçok şeyi yeni keşfettiği hissine kapılabilir&#8230;<br />
aynı şekilde börekler yerine çöpten bulacaklarını tercih etmesi de ona farklı gelen insanlara kendi yaklaşımı doğrultusunda gösterdiği bir tepki olabileceği gibi yine zihinsel problemlere bağlanabilir.<br />
üzerinde durmak istediğim kısa hikayede yer alan bu derece obsesif durumları açıklamaya kalktığım halükarda açıklamalar peşinde daha farklı açıklamaları  gerektirecektir.<br />
mesela yağlı yemekleri yiyememesinin nedeni, önceki hayatında eşinin yemeklerinin hafif olması durumunda. peşinde &#8220;pekiya eski eşi nerede?&#8221; sorusu gelmek zorundadır. eski eşin nerede olduğu bildirildiği durumda ise &#8220;şimdi nerede?&#8221; sorusu takip edecektir. eski eşin nerden gelip nereye gitmekte olduğu, eşi için nasıl çabalara girip girmediği anlatıldığı zaman karşımıza sigara almayan çıktıktan sonra bir daha evine dönmeyen kocasını arayan bir kadının kısa hikayesi daha çıkar. hikayenin sadece hikaye sıfatını kazanabilmesi için bize gerekli olan ise sıradışı olaylar, düşünceler, duygular dizisidir. iyi yansıtılmıştır veya yetersiz kalmıştır ayrı konu.<br />
bazı konularda kesinlikle yanlışlarım olduğunu kabul ediyorum, hikayede gelişigüzel tahminler doğrultusunda yapılması gereken bağlantıların uçukluk derecesi arttığı takdirde, anlatılanın kalitesini yitirmesi muhtemel. bu şekilde değerlendirmeye aldığımız da üzülerek farkediyorum ki bu tip uçuk bağlantı örnekleri hikayemde mevcut. fakat hikayedeki olayların gelişimine doğrudan etki etmeyen, birinci dereceden dahi olsa, ayrıntıların açıklanması gerektiği gibi bir eleştirinin bir kısa hikayeden ziyade başlı başına bir romana getirilmesi gerektiğini düşünmekteyim.   saygılarımla.</p>
]]></content:encoded>
				</item>
	<item>
		<title>asena75 tarafından</title>
		<link>http://www.eanlat.com/eanlat/cop/#comment-8197</link>
		<author>asena75</author>
		<pubDate>Thu, 11 Oct 2007 17:03:06 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eanlat.com/eanlat/cop/#comment-8197</guid>
					<description>ay anafikir sen yasiyor muydun yav? epeydir hic yorumunu görmüyordum. uyarin icin tesekkürler bir dahaki sefere öyle yaparim.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>ay anafikir sen yasiyor muydun yav? epeydir hic yorumunu görmüyordum. uyarin icin tesekkürler bir dahaki sefere öyle yaparim.</p>
]]></content:encoded>
				</item>
	<item>
		<title>cilekbahcesi tarafından</title>
		<link>http://www.eanlat.com/eanlat/cop/#comment-8387</link>
		<author>cilekbahcesi</author>
		<pubDate>Wed, 17 Oct 2007 21:06:41 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eanlat.com/eanlat/cop/#comment-8387</guid>
					<description>hikaye her zamanki gibi güzel,kurguların adamısın sen zaten.ama -aman fatih duymasın-A.Y.BORKE ye bi yerde katılıyorum sadece; onurlu ama fakir bir adam edasındayken birden bire bir dondurma için üzülmen biraz garip geldi.Ama her şekilde kalemine sağlık.Devam devam ve hatta bu kısa hikayeleri bir kitapta toplasan.Emin ol sadece eanlattakiler seni köşe yapar.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>hikaye her zamanki gibi güzel,kurguların adamısın sen zaten.ama -aman fatih duymasın-A.Y.BORKE ye bi yerde katılıyorum sadece; onurlu ama fakir bir adam edasındayken birden bire bir dondurma için üzülmen biraz garip geldi.Ama her şekilde kalemine sağlık.Devam devam ve hatta bu kısa hikayeleri bir kitapta toplasan.Emin ol sadece eanlattakiler seni köşe yapar.</p>
]]></content:encoded>
				</item>
	<item>
		<title>darla tarafından</title>
		<link>http://www.eanlat.com/eanlat/cop/#comment-8418</link>
		<author>darla</author>
		<pubDate>Thu, 18 Oct 2007 12:09:43 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.eanlat.com/eanlat/cop/#comment-8418</guid>
					<description>Yeni üye olduğum bu sitede okuduğum ikinci hkayeydi ve çok beğendim.Devamı olsa çok iyi olur.
Teşekkürler...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Yeni üye olduğum bu sitede okuduğum ikinci hkayeydi ve çok beğendim.Devamı olsa çok iyi olur.<br />
Teşekkürler&#8230;</p>
]]></content:encoded>
				</item>
</channel>
</rss>
