 Semih yazmış | 8 Yorum yapılmış
- Neden almıyorsunuz içeri doktor bey? Eşimin yanında olmak istiyorum
- Olmaz beyefendi maalesef yasak.
- Bir kere elini tutup çıksam
- Sadece camlı bölmeden beş dakika bakmanıza izin verebiliriz. Lütfen daha fazlasını istemeyin.
Eşi daha nişanlıyken demişti
- “Bebeğimiz olursa doğumunda yanımda ol çok korkuyorum” diye.
- “Korkacak ne var canımın içi, tüm dünyada binlerce yıldır milyarlarca anne yaşadı ve yaşıyor bunu” diyerek teskin etmeye çalışıyordu.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: ameliyathane, anne, aşk, çiçek, baba, doktor, doğum, evlilik, hamile, hemşire, sigara
21 Nisan, Pazartesi , 2008
juju yazmış | 6 Yorum yapılmış
Hep sevmişti yağmurları. Yağan, dökülen damlalar doğanın harikalarıydı ona göre. Bulutlardan dökülen bir damla tenine her değişinde huzur dolardı içi. Ruhu, gözleri, iliklerine kadar huzuru hissederdi içinde.
Yine yağmur yağıyordu. İçinden ”Bugün güzel olacak galiba” dedi. Her zamanki gibi vapura bindi. Çoğu insan sırılsıklam olmuş ve yağmurdan yakınıyorlardı.
Vapurun içine gidip bir köşe bulup oturdu. Yanına yaşlı bir adam oturdu. Ne kadar da benziyordu babasına. Bu adam tıpkı babası gibiydi. Yüzünde bir gurur, bir ezilmişlik ve asillik taşırdı hep. En çaresiz zamanlarında bile eksik olmazdı yüzünden o ifade.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: çiçek, ölüm, özlemek, baba, huzur, matem, mezar, sigara, vapur, yaşlı adam, yağmur
8 Şubat, Cuma , 2008
mervis yazmış | 4 Yorum yapılmış
Dedim ya kokuların dilinden bir hikaye bu. Her sabah yaptığım gibi okula gitmek için ES Garaja koşuyordum, ılgıt ılgıt esen rüzgara kapılmış adını bilmediğim bir ağaç kokusu geldi burnuma ilkin, yüzümü yaladı geçti. Mis gibi kokuyu içime çektim.
Durağa ulaştım nefes nefese. Şöföre bir günaydın çaktıktan sonra ikinci koltuğa yerleştim, cam kenarına. Kulaklığımı takıp, sevdiğim ezgilerime bıraktım kendimi. Bir ara, gözlerimi kapamışım işte farketmeden başlıyordu oyunum :)
Bir koku duydum, tahmin etmeye çalıştım sahibini. Dini, uhrevi bir kokuydu bu. Kesin yaşlı bir amcaydı, takkeliydi. Hani o miss dediğimiz kokulardan.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: çamaşır suyu, çiçek, öğrenci, öğretmen, hacı misi, kasımpatı, koku, otobüs, rüzgar, toprak kokusu
6 Aralık, Perşembe , 2007
cilekbahcesi yazmış | 11 Yorum yapılmış
Bundan tee 6 yıl önce filandı. Ben ve sevgulum -şimdi eşim olur kendileri- Karşıyaka’dayız. Gezmişiz işte, öyle daha yeni aşıklar biz elele filan. Derken eve dönme vakti geldi. Bindik ordan otobüse. Sevgulum beni bırakacak.
İzmirli olanlar bilirler. Menemen’in Çingene’leri meşhurdur. Her gün ellerinde demet demet çiçeklerle Karşıyaka’ya gelirler ya da oturup fal açarlar.
- “A be, açayım sana bi’ fal. Süyleyim bu oğlan sever mi, sevmez mi seni” diye bi’ de peşinde dolanırlar.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: çiçek, çingene, fal, gözlük, izmir, karşıyaka, menemen, otobüs, sevgili, şalvar
14 Eylül, Cuma , 2007
mskalimero yazmış | 10 Yorum yapılmış
Evet çocukluğumda yaşadığım, benim karakteristik bağlamda form almama öneme haiz bir yeri olan anılarımı anlatmaya devam edeceğim.
ilkokul 4. sınıfın yarısına kadar yaşadığım Antalya’nın Serik ilçesi sadece acı anılarıyla, beynimin uygun hangi lobuysa, orada çöreklenmiş oturmaktadır.
Serik o zamanlar küçük, ihmal edilmiş bir kasaba, biraz da el değmemiş. Tek katlı taş bir binanın sağ kapısından bizim eve, hemen yanıbaşındaki sol kapıdan ise komşunun -ki onlara ait ufacık bir done muhafaza etmemişim içerimde- evine giriliyor.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: afacan, anne, antalya, çiçek, çiğdem, babaanne, balkon, düşmek, ilkokul, portakal, serik, yaramazlık
8 Eylül, Cumartesi , 2007
|
|