
kambur yazmış | 4 Yorum yapılmış
Bizim köyün yerini Şarkışla civarinda hiçbir yer tutmaz. Sabahları kalkdın mı kapıyı açınca uzakdan Kızılırmak’ın ışıltısı ayna gibi parlar.
Sağ tarafında mezarlık, sol tarafında şırıl şırıl dere akar, Kızılırmak’a karışır gider. Anlatılanlara göre sekiz kez dolmuş boşalmış bizim köy. Ermeniler, Bulgar göçmenleri, Türkler, Kürtler belki dört kuşak öncesi kimin yaşadığı bile bilinmez.
Bahar aylarında tepe tarladan köye baktın mıydı yemyeşil otlar, rengarenk çiçekler mistik bir hava oluşturur. Uzakdan kuş sesleri, inek sesleri, eşşek anırmaları birbirine karışır gider.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: çuval, baba, buğday, değirmen, eşek, köy, kızılırmak, un, yumruk, şarkışla
22 Mayıs, Perşembe , 2008
anafikir yazmış | 11 Yorum yapılmış
Gözünü açtı. Yanağının üşüdüğünü hissetti birden. Gördü, iki küçük tekerlek üzerine oturtulmuş, kocaman cuvaldan bir bohça, içinde, dışına taşan bir sürü kağıt ve kartonla birlikte Arnavut kaldırımlı taş sokakta yokuş yukarı ağır ağır çıkıyordu. Garipsedi. Elinin ayasını soğuk betona dayayarak başını kaldırdı, daha düz, daha manalı görebilmek için. Yine de anlam veremedi.
Koca bohça kendi kendine yukarı yukarı çıkıyordu, kesik kesik hareketlenerek. Bir iki, bir iki… Rüyada mıydı anlayamadı. Çuval kendi kendine nasıl böyle yukarı çıkardı ki?
Arkasına baktı, yokuş bir hayli dikti. İyice doğruldu. Doğrulurken uzunca ahladı. Biraz başı, biraz da beli ağrıyordu. Düştüğünü hatırlamıyordu. Boynu da kaskatı kesilmişti. Soğuk betondan olsa gerek diye düşündü. Kütletti. Kütletirken de ahladı, o an bohça durdu. Ürperdi.
» Hikayenin Devamı
Etiketler: araba, çocuk, çuval, bohça, cadde, karton, kör, KIR, modern çağ, sarhoş, sokak, tinerci, yokuş
11 Mart, Salı , 2008